Ayetler

Araf 178 ve 186. Ayetlerdeki Tercüme Hatası

Altta Diyanet'in mealiyle Süleymaniye Vakfının meali peş peşe yazdım, bazı kelimeleri renkli belirttim. Her iki mealde de aynı renkler aynı kelimeleri gösterir. Diyanet ve pek çok mealde renkli belirttiğim kelimeler yanlış tercüme ediliyor. Süleymaniye Vakfı'nın meali doğrudur. Renkli kelimeleri kıyas yapabilesin diye iki meali peş peşe ekledim.

Diyanet Vakfı Meali

ARAF SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

177. Âyetlerimizi yalanlayan ve kendilerine zulmetmiş olan kavmin durumu ne kötüdür!

178. Allah kimi hidayete erdirirse, doğru yolu bulan odur. Kimi de şaşırtırsa, işte asıl ziyana uğrayanlar onlardır

186. Allah kimi şaşırtırsa, artık onun için yol gösteren yoktur. Ve onları azgınlıkları içinde şaşkın olarak bırakır.

Süleymaniye Vakfı Meali

ARAF SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

177. Ayetlerimiz karşısında yalana sarılan topluluk ne kötü bir örnektir! Onlar yanlışı kendilerine yapıyorlar.

178. Allah’ın, doğru yolda olduğunu onayladığı kişi hidayete ermiş olur. Doğru yoldan saptığını onayladığı kişiler ise kaybedenlerdir.

186. Allah’ın sapık saydığını yola getirecek kimse yoktur[*]. Allah onları taşkınlıkları içinde bırakır, bocalar dururlar.

[*] Onlar yola gelmeden Allah onları yola gelmiş saymaz (Kasas 28/56).

Allah Hiç Kimseyi Saptırmaz

Allah birilerini saptıracak olsaydı peygamber ve kitap göndermezdi. İnsanlar kendi iradeleriyle, tercihleriyle sapar. Yine kendi iradeleri ve tercihleriyle iman ederler. İnsanlar hangi yoldan giderse, neyi tercih ederlerse Allah onu yaratır. Allah'ı Nisa 26. ayette şöyle diyor; Allah, her şeyi size açık açık göstermeyi, sizi sizden öncekilerin de gittiği doğru yollara yönlendirmeyi ve tevbenizi kabul etmeyi irade eder. Allah bilir, doğru kararlar verir. (Nisa 26) Allah herkesin iman etmesini istiyor. Bunun için ölçüleri, uyulacak kuralları belirlemiş. Allah koyduğu kurallara kim uyuyor, kim iman edip kim sapıklıkta direniyor diye bakıp, insanları yola gelmiş veya sapık sayar. Buna göre insanlar dünyada neyi tercih ettiyse ahirette onun karşılığını alacak. Bütün bunları dilediği şekilde değil koyduğu düzene, belirlediği ölçülere göre yapar.

ARAF SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

40. AYETLERİMİZİ yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklük taslayanlar var ya; göğün kapıları onlara açılmayacak ve deve iğne deliğinden nasıl ki geçmez, onlar da cennete giremeyeceklerdir. Biz, suçluları işte böyle cezalandırırız.

41. Onlar için cehennemden döşekler ve üstlerine de örtüler vardır. Biz zalimleri işte böyle cezalandırırız.

42. İMAN EDENLER ve faydalı bir işi en iyi şekilde (dürüstçe) yapanlar, -ki gücünün yetmeyeceğini zaten hiçbir insana teklif etmeyizonlar cennet arkadaşlarıdırlar. Orada sonsuz kalıcıdırlar.

Şâe شاء Fiiliyle İlgili Ayrıntılı Açıklama

شَاءَ şā'e fiiliyle ilgili ayrıntılı açıklamayı İbrahim dördüncü ayeti ele aldığım sayfada okuyabilirsin. İbrahim 4. Ayet Şae Fiili

شَاءَ şā'e fiiline dileme anlamı verince Kur'an'ı Kerim nasıl tutarsız bir kitap oluyor görmek için Enam 145-146. ayetleri ele aldığım sayfaya bakabilirsin. Enam 145-146. Ayetler Şae Fiili

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Dikkat :Bazı meallerde Allah’ın hidayet ettiği, doğru yolu gösterdiği kişi doğru yola ulaşmıştır, yazıyor. Bu ifade doğru görünüyor ama eksik çünkü Allah'ın hidayet etmeyi istemesi insanları hidayete erdirmez. Şae kelimesinin anlamı istemek, dilemek değildir. Diyelim Allah birine hidayet etmeyi istedi, yol da gösterdi ama kişi hidayeti kabul etmemiş, görmezden gelmiş olabilir. Hidayete ermek Allah'ın onayına bağlıdır. Kim Allah'ın hidayetini kabul eder, doğru yola girerse, Allah onların doğru yolda olduğunu onaylar, insan ondan sonra hidayete ermiş olur. O yüzden Allah’ın hidayet ettiği kişi doğru yola ulaşmıştır mealleri tam doğru değildir.

  1. Ali Akın

    178. Allah, kimi hidâyete erdirecek olursa, doğru yolu bulan işte odur; Allah, kimi sapkınlıkta bırakacak olursa, işte hüsrana uğryanalar da ancak onlardır.

    186. Allah, kimi sapkınlıkta bırakacak olursa, artık onu hidâyete erdirecek hiçbir kimse yoktur ve Allah, onları taşkınlıkları içinde bocalar halde bırakır.

  2. Bayraktar Bayraklı

    178. Allah`ın doğru yola yönelttiği kişi, hidayettedir. O`nun sapıklık içinde bıraktığı kimselere gelince, onlar kaybedenlerin ta kendileridir.

    186. Allah`ın saptırdığını doğru yola götürecek kimse yoktur. Allah onları azgınlıkları içinde şaşkın olarak bırakır.

  3. Diyanet İşleri

    178. Allah’ın doğru yola yönelttiği kişi hidayete ermiştir; O kimi saptırırsa işte onlar da kaybedenlerin ta kendileridir.

    186. Allah kimi dalâlete düşürürse artık onu hidayete erdirebilecek hiçbir kimse bulunamaz. Allah böylelerini azgınlıkları içinde yollarını şaşırmış olarak bırakır.

  4. Diyanet Vakfı

    178. Allah kimi hidayete erdirirse, doğru yolu bulan odur. Kimi de şaşırtırsa, işte asıl ziyana uğrayanlar onlardır

    186. Allah kimi şaşırtırsa, artık onun için yol gösteren yoktur. Ve onları azgınlıkları içinde şaşkın olarak bırakır

  5. Edip Yüksel

    178. ALLAH kimi doğruya iletirse, doğruyu bulan odur. Kimi de saptırırsa, kaybedenler de onlardır.

    186. ALLAH’ın saptırdığı kimseler için yol gösterici bulunmaz. Onları, azgınlıkları içinde bocalar durur halde bırakır.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    178. Allah kime hidayet ederse, o hidayete erer, kimi de dalalette bırakırsa, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileri olurlar.

    186. Allah kimi saptırırsa onu yola getirecek bir kimse yoktur. O, onları kendi hâllerine bırakır ve kendi azgınlıkları içinde yuvarlanıp giderler.

  7. Hakkı Yılmaz

    178. Allah kime yol gösterirse, işte o kılavuzlandığı doğru yolu bulandır. Kimi de saptırırsa, işte onlar zarara uğrayanların ta kendileridir.

    186. Allah, kimi saptırırsa, artık ona yol gösterecek bir kimse de yoktur. Ve O, bunları taşkınlıkları içinde şaşkın bir durumda bırakır.

  8. Hasan Basri Çantay

    178. Allah kime hidâyet ederse o doğru yolu bulmuşdur. Kimi de sapdırırsa onlar en büyük zarara uğrayanların ta kendileridir.

    186. Allah kimi sapdırırsa artık onu yola getirecek yokdur. O, bunları taşkınlığı içinde, ve serserî bir halde, bırakıverir.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    178. Allah kime hidayet ederse, işte o, doğru yolu bulmuştur. Kim de sapıklık yaparsa, işte onlar asıl zarara uğrayanların ta kendileridir.

    186. Allah, kimi (kötü amellerinin sonucu olarak) sapıklıkta bırakırsa, artık onu doğru yola getirecek yoktur. Ve onları, azgınlıkları içinde şaşkın bir halde bırakır.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    178. Allah kimi (hikmetine binâen kendi lütfundan) hidâyete erdirirse, işte hidâyete eren odur. Kimi de (küfrü sebebiyle) dalâlete atarsa, işte onlar gerçekten hüsrâna uğrayanlardır.

    186. Allah kimi (küfrü sebebiyle) dalâlete atarsa, o takdirde onu hidâyete erdirecek kimse yoktur ve (Allah) onları azgınlıkları içinde bırakır da bocalayıp dururlar!

  11. Hüseyin Atay

    178. Allah’ın doğru yol gösterdiği kimse yolunda olur. Kime yol verirse, işte onlar kaybedenlerdir.

    186. Allah'ın saptırdığını doğru yola getirecek yoktur. O, sapkınları taşkınlıkları içinde bocalamaya bırakır.

  12. İhsan Eliaçık

    178. Allah kimi hidayete erdirirse, doğ­ru yolda yürüyen işte odur. Kimi de şaşırtırsa, hüsrana uğrayanlar işte onlardır.

    186. Allah kimi şaşırtırsa, artık onun için yol gösteren yoktur. Onları, azgınlıkları içinde şaşkın bir halde bırakır

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    178. Allâh (ezelde hidâyeti seçtiğini bildiği için) kimi hidâyete erdirirse, işte hidâyet bulan ancak odur! (İlm-i ezelîsinde, sapıklığı tercih edeceğini bildiği için) kimi de saptırırsa, işte ancak onlar (iki cihanda da zarar ve) hüsrana uğrayanların ta ken dileridir!

    186. Allâh kimi saptırırsa, artık onun için hiçbir hidâyetçi yoktur. O (Allâh-u Te`âlâ), o (inadına iman dan uzaklaşa)nları azgınlıkları içerisinde bocalar oldukları halde bırakmaktadır!

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    178. Allah kimi doğru yola iletirse, odur doğru yolu bulan. Kimleri de saptırırsa, işte onlar, ziyana uğrayanların ta kendileridir.

    186. Allah kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.

  15. Mehmet Akif Ersoy

    178. Allah kime hidayet verirse doğru yolu tutan işte o; kimleri de saptırırsa hüsrana düşenler işte onlar.

    186. Kimi Allah saptırırsa onu yola getirecek olamaz. O böylelerini kendi azgınlıkları içinde serseri bırakır.

  16. Mehmet Okuyan

    178. Allah’ın hidayet ettiği kişi doğru yola ulaş(tırıl)mıştır. Kimi saptırırsa işte onlar kaybedenlerin ta kendileridir.

    186. Allah’ın saptırdığına (sapkınlığını onayladığına) kimse yol gösteremez. (Allah) onları azgınlıkları içerisinde bocalar hâlde bırakır.

  17. Mustafa İslamoğlu

    178. Allah kimin rehberi olursa, hidayete erişmiş olan işte odur; ama kimi de sapıklığa terk ederse, işte onlar kaybedenlerin ta kendileridir.

    186. Allah kimi sapmaya terk ederse, artık ona doğru yolu kimse gösteremez: zira onları ısrarlı tercihleri olan sapıklıkta debelenmeye terk edecektir.

  18. Mustafa Öztürk

    178. Allah kime hidayet ederse, o kimse doğru yola erişmiş demektir. Dalalette bıraktığı kimselere gelince, işte böyleleri hüsrana uğrayanların ta kendileridir!

    186. Allah'ın şaşırttığı kimseleri doğru yola eriştirecek kimse yoktur. Allah böylelerini azgınlıklarıyla baş başa bırakıp şaşkınlık içinde bocalamaya terk eder.

  19. Ömer Nasuh Bilmen

    178. Allah Teâlâ kime hidâyet ederse işte hidâyete eren odur. Kimleri de dalâlete düşürürse işte felakete uğrayanlar da onlardır.

    186. Allah Teâlâ kimi dalâlete düşürürse artık ona hidâyet edecek bulunamaz ve onları kendi dalâletlerinde mütereddit bir halde bırakır.

  20. Sadık Türkmen

    178. Allah kime (Hz. Muhammed gibi elçi seçerek) yol gösterirse, hidayete eren işte odur! Ve kimi, (Kur’an ile düzelmek istemeyip yanlış hayat tarzını seçenleri) de sapıklığında bırakırsa, işte hüsrana uğrayanların kendileri onlardır.

    186. Allah’ın verdiği özgürlüğü, dalâleti/sapıklığı seçmede kullananlara, artık doğruya yönlendiren de kâr etmez/fayda vermez. (Allah) onları şaşkın bir halde azgınlıkları içinde bırakır.

  21. Süleyman Ateş

    178. Allâh kime yol gösterirse, işte yolu bulan odur. Kimi de saptırırsa, işte ziyana uğrayanlar onlardır.

    186. Allâh kimi saptırırsa, artık onun için yol gösteren olmaz. Ve bırakır onları, azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.

  22. Süleymaniye Vakfı

    178. Allah’ın, doğru yolda olduğunu onayladığı kişi hidayete ermiş olur. Doğru yoldan saptığını onayladığı kişiler ise kaybedenlerdir.

    186. Allah’ın sapık saydığını yola getirecek kimse yoktur. Allah onları taşkınlıkları içinde bırakır, bocalar dururlar.

  23. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali (Kısmen Doğru)

    178. Allah kime(temiz niyetinden dolayı) yol gösterirse, gerçekten doğru yola erişen işte odur. O'nun (inatları yüzünden) sapık saydığı kimselere gelince; işte asıl ziyana uğrayanlar onlardır!

    186. Allah'ın sapık saydığını, kimse doğru yolda göremez (çünkü onlar bilerek inat eden kimselerdir), artık onun için yol gösteren yoktur. Ve onları (pişman olmazlarsa) azgınlıkları içinde şaşkın olarak bırakır.

  24. Yaşar Nuri Öztürk

    178. Allah’ın yol gösterdiği, gerçeğe varmıştır; saptırdıkları ise hüsrana batıp kalmıştır.

    186. Allah’ın şaşırttığına kimse kılavuzluk edemez. O bırakır onları ki, kudurgunlukları içinde bocalayıp dursunlar.