Ayetler

Araf 188. Ayetteki Tercüme Hatası

Diyanet İşleri Meali

ARAF SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

188. De ki: "Ben kendim için, Allah’ın dilediği dışında ne bir fayda elde edebilirim ne de zarardan kurtulabilirim. Eğer gaybı biliyor olsaydım elbette bundan çok faydalanırdım, başıma kötülük de gelmezdi. Ben yalnızca inanan kimseler için uyarıcı ve müjdeleyiciyim."

Bizler her istediğimizi elde edebilir miyiz? Eğer Allah istediklerimizi yaratırsa, olması için harekete geçerse elde edebiliriz. Bunu Tekvir suresinin son ayetlerinde görüyoruz.

Süleymaniye Vakfı Meali

TEKVİR SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

27. Kur’ân, herkes için doğru bilgidir (zikirdir).

28. İçinizden doğru olmanın gereğini yapanlar için.

29. Varlıkların Rabbi (Sahibi) olan Allah gerekli desteği vermezse yapabileceğiniz bir şey yoktur.

Araf 188. ayetin doğru tercümesi şöyle;

Süleymaniye Vakfı Meali

ARAF SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

188. De ki: “Allah’ın onayladıkları dışında kendime herhangi bir fayda sağlamaya da kendime gelecek bir zararı gidermeye de gücüm yetmez. Eğer gaybı /gizli şeyleri bilseydim iyi şeylerden çokça elde ederdim. Bana kötülük de dokunmazdı. Ben, inanıp güvenen bir topluluk için sadece bir uyarıcı ve müjdeciyim.”

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    188. Ey Muhammedi De ki: “Ben, Allah’ın dilediğinden başka kendi nefsim için bir fayda sağlamak ve bir zararı önlemek imkânına sahip değilim. Hem de, eğer ben gaybı (görünmezi) bilmiş olsaydım, elbette daha çok, hayırlı sonuçları olan (dünya) işleri yapardım ve (dünyada) bana hiçbir kötülük dokunmazdı. Ben ancak iman eden her topluluk için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”

  2. Bayraktar Bayraklı

    188. “Allah dilemedikçe ben kendime bir fayda ve zarar verecek güce sahip değilim. Eğer gaybı bilseydim, elbette iyiliği arttırırdım ve bana kötülük de dokunmazdı. Ben sadece, inanan bir toplum için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”

  3. Diyanet İşleri

    188. De ki: "Ben kendim için, Allah’ın dilediği dışında ne bir fayda elde edebilirim ne de zarardan kurtulabilirim. Eğer gaybı biliyor olsaydım elbette bundan çok faydalanırdım, başıma kötülük de gelmezdi. Ben yalnızca inanan kimseler için uyarıcı ve müjdeleyiciyim."

  4. Diyanet Vakfı

    188. De ki: «Ben, Allah’ın dilediğinden başka kendime herhangi bir fayda veya zarar verecek güce sahip değilim. Eğer ben gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı. Ben sadece inanan bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.»

  5. Edip Yüksel

    188. De ki: "ALLAH’ın dilediğinden başka ben kendime ne bir yarar ne de bir zarar veremem. Gizliyi bilseydim mal varlığımı arttırırdım, bana kötülük de dokunmazdı. Ben ancak gerçeği onaylayan bir topluma bir müjdeci ve uyarıcıyım."

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    188. De ki, ben kendi kendime Allah’ın dilediğinden başka ne bir menfaat elde etmeye, ne de bir zararı önlemeye malik değilim. Ben eğer gaybı bilseydim daha çok hayır yapardım ve kötülük denilen şey yanıma uğramazdı. Ben iman edecek bir kavme müjde veren ve uyaran bir peygamberden başka biri değilim.

  7. Hakkı Yılmaz

    188. De ki: “Ben kendim için Allah’ın dilediğinden başka ne bir yarar elde etmeye, ne de bir zararı önlemeye yetkin değilim. Ben eğer görülmeyeni, duyulmayanı, sezilmeyeni, geçmişi, geleceği bilseydim, elbette ben hayırdan çoğaltmak isterdim. Ve bana hiçbir kötülük bulaşmamıştır. Ben ancak bir uyarıcı ve iman eden bir topluma müjdeleyenim.”

  8. Hasan Basri Çantay

    188. De ki: «Ben kendim için, Allah'ın dilediğinden başka, ne bir fâide (yi celb etmi) ye, ne de bir zarar (ı savmıy) a muktedir değilim. Eğer ben ğaybı bilseydim elbet daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiç bir fenalık da dokunmazdı. Ben îman edecek her hangi bir kavme (Başlarına gelecek) azabın habercisi, (Cennetin) müjdeci (si) olmakdan başka (bir şey) değilim».

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    188. De ki: “Ben, Allah’ın dilemesi dışında kendime ne bir fayda ne de bir zarar verme (gücüne) sahibim. Eğer ben gaybı bilseydim elbet daha çok hayır yapmak isterdim ve bana kötülük de dokunmazdı. Ben, ancak inanan bir kavme, bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”

  10. Hayrat Vakfı Meali

    188. De ki: `Benim kendim için, Allah`ın dilemesi dışında, ne bir faydaya, ne de bir zarara mâlik değilim! Çünki gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde ederdim ve bana hiçbir kötülük dokunmazdı! Ben ancak, îmân edecek bir kavim için bir korkutucu ve bir müjdeleyiciyim.`

  11. Hüseyin Atay

    188. De ki: “Allah dilemedikçe ben kendime bir fayda ve zarar vermeye sahip değilim. Eğer görünmeyeni bilseydim daha çok iyilik yapardım ve bana kötülük de dokunmazdı. Ben ancak, inanacak bir ulusu uyaran ve müjdeleyen biriyim.”

  12. İhsan Eliaçık

    188. Onlara söyle: "Ben, Allah'ın uygun gördüğünden başka kendime herhangi bir fayda veya zarar verecek güce sahip değilim. Eğer ben gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiç bir fenalık dokunmazdı. Ben sadece inanacak bir halk için uyarıcı ve müjdeleyiciyim."

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    188. (Habîbim! Sana neyin ne zaman değerleneceğini sorarak, ucuzken alıp, pahalanınca kâr etmek isteyen o müşriklere) de ki: “Allâh’ın dile(yip bana bildir) mesi dışında ben kendim için ne bir fayda (kazanma) ya, ne de bir zarar(ı savuşturmay)a sahip (ve güçlü) değilim! Ben gayb(da ve gelecekte olacaklar)ı (kendiliğim den) bilecek olsaydım elbette (malmülk gibi) faydalı şeyleri çokça kazanırdım ve bana hiçbir kötülük dokunmazdı (da bazen gâlip bazen mağlup olmazdım). Ben (bir ilâh değilim, ancak gönderilen bir kulum ve) inanmakta olan bir toplum için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeleyiciyim!”

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    188. De ki: "Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı. Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim."

  15. Mehmet Akif Ersoy

    188. Yâ Muhammed, onlara de ki: "Hakkımda Allah'ın dilediğinden başka nefsim için ne bir kazanç, ne bir ziyan benim elimde değil. Eğer gaybı önceden bilseydim hep hayırlı şeyler edinirdim, hiç yanıma şer uğramazdı. Ben iman eden kavme Allah'ın hem azabını haber verici, hem rahmetini müjdeleyici bir kimseden başkası değilim."

  16. Mehmet Okuyan

    188. De ki: “Allah’ın dilemesi hariç, kendime herhangi bir yarar da zarar da verecek güce sahip değilim. Gaybı (bilinemeyeni) bilseydim elbette daha çok hayır yapardım ve bana hiçbir kötülük de dokunmazdı. İnanan bir toplum için yalnızca bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”

  17. Mustafa İslamoğlu

    188. De ki Allah tercih etmedikçe ben dahil kendime ne yarar sağlayabilirim ne de zararı önleyebilirim. Zira Eğer gaybı bilseydim, kendime tüm güzelliklerden daha çok pay ayrılmasını sağlardım, Üstelik kötülük de semtime uğrayamazdı. Ne ki ben, inanan insanlar için yalnızca bir uyarıcı ve Müjdeciyim.

  18. Mustafa Öztürk

    188. [Ey Peygamber!] Yine de ki o müşriklere: "Allah dilemedikçe ne kendim için faydalı bir şeyi elde edebilir ne de başıma gelecek bir derdi, belayı önleyebilirim. Şayet ben, insanın bilgi ve idrak alanının dışında kalan şeyleri bilmiş olsaydım. kendi hayrıma olacak, beni garanti altı­na alacak ne varsa temin ederdim. O zaman hiçbir sıkıntı da çekmezdim. Ne var ki ben böyle bir kudrete sahip değilim; ben sadece [sizin gibi kafirleri] uyarmak, [müminleri de] müjdelemekle görevli bir peygamberim. "

  19. Ömer Nasuh Bilmen

    188. De ki: «Allah Teâlâ’nın dilediğinden başka nefsim için ne bir faideye ve ne de bir zarara mâlik değilim. Ve eğer ben gaybı bilir olsa idim, elbette hayırdan daha çok şeyler yapardım, ve bana kötülük de dokunmazdı. Ben imân eden bir kavim için korkutucu ve müjdeleyiciden başka değilim.»

  20. Sadık Türkmen

    188. De ki: "Ben kendime ne bir yarar ve ne de bir zarar verme gücüne sahip değilim. Allah’ın dilemesi hariç! Eğer gaybı bilseydim hayrı/iyiliği daha çok yapardım. Ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı. Ben sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim; iman eden/inanmak isteyen bir toplum için!"

  21. Süleyman Ateş

    188. De ki: "Ben kendime, Allâh’ın dilediğinden başka ne bir fayda, ne de bir zarar verme gücüne sâhip değilim. Eğer gaybı bilseydim, elbete çok hayır (mal ve mülk) elde ederdim. Bana kötülük dokunmamış (beni cin çarpmamış)tır. Ben sadece inanan bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.

  22. Süleymaniye Vakfı

    188. De ki: “Allah’ın onayladıkları dışında kendime herhangi bir fayda sağlamaya da kendime gelecek bir zararı gidermeye de gücüm yetmez. Eğer gaybı /gizli şeyleri bilseydim iyi şeylerden çokça elde ederdim. Bana kötülük de dokunmazdı. Ben, inanıp güvenen bir topluluk için sadece bir uyarıcı ve müjdeciyim.”

  23. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    188. De ki: «Ben, Allah'ın koyduğu sünnetullah kanunlarına göre kendime herhangi bir fayda veya zarar verecek (tabiat üstü bir) güce sahip değilim. Eğer ben gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı. Ben sadece iman eden bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.»

  24. Yaşar Nuri Öztürk

    188. De ki: "Ben kendi nefsime, Allah’ın dilediğinden başka ne bir yarar sağlayabilirim ne de bir zarar verebilirim. Eğer gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapardım. Ama bana kötülük dokunmamıştır bile. Ben, inanan bir topluluk için bir uyarıcı ve müjdeciden başkası değilim."