Ayetler

Araf 194-197. Ayetlerdeki Tercüme Hatası

Altta Diyanet'in mealiyle Süleymaniye Vakfının meali peş peşe yazdım, bazı kelimeleri renkli belirttim. Her iki mealde de aynı renkler aynı kelimeleri gösterir. Diyanet ve pek çok mealde renkli belirttiğim kelimeler yanlış tercüme ediliyor. Süleymaniye Vakfı'nın meali doğrudur. Renkli kelimeleri kıyas yapabilesin diye iki meali peş peşe ekledim. Yanlış tercümelerden dolayı şirki tanıyamıyoruz, kimse bu ayetleri üstüne alınmıyor. Alt tarafa bu kelimelerin ne anlama geldiğini yazacağım.

Diyanet Vakfı Meali

ARAF SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

194. (Ey kâfirler!) Allah’ı bırakıp da taptıklarınız sizler gibi kullardır. (Onların tanrılığı hakkında iddianızda) doğru iseniz, onları çağırın da size cevap versinler!

195. Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var veya görecekleri gözleri mi var yahut işitecekleri kulakları mı var (neleri var)? De ki: «Ortaklarınızı çağırın, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun ve bana göz bile açtırmayın!»

196. Şüphesiz ki, benim koruyanım Kitab’ı indiren Allah’tır. Ve O bütün salih kullarını görüp gözetir

197. Allah’ın dışında taptıklarınızın ne size yardıma güçleri yeter ne de kendilerine yardım edebilirler

Süleymaniye Vakfı Meali

ARAF SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

194. (Ey müşrikler!) Allah ile aranıza koyup çağrıda bulunduklarınız sizin gibi kullardır. İddianızda haklıysanız hadi onları çağırın da size cevap versinler

195. Onların ayakları mı var ki yürüsünler; elleri mi var ki tutsunlar; gözleri mi var ki görsünler; kulakları mı var ki dinlesinler! De ki: “(Allah’a) ortak saydıklarınızı çağırın, sonra bana oyun kurun, hiç göz açtırmayın.

196. Benim velim (en yakınım), bu kitabı indiren Allah’tır. O, iyilere velilik eder.”

197. (Ey müşrikler!) Allah ile aranıza koyup yardıma çağırdıklarınızın size yardıma güçleri yetmez. Onlar kendileri için bile bir şey yapamazlar.

Bu Ayetler Müslümanlar İçin Örnek

Ayetlerde renkle belirttiğim genelde "O'nu bırakıp" "Allah'tan başka" "Allah'ın dışında" diye çevrilen (مِنْ دُونِ اللَّهِ ) Min Dûnillâh ifadesi. Min Dûnillâh, Allah ile kulun arasına yaşayan veya ölmüş bir insanın, meleklerin, ruhların vs alınması demek. Eğer Allah'tan değil de bu kişilerden, meleklerden, ruhlardan yardım istersen bu şirk oluyor. Kur'an'da şirkin tanımı bu; Doğrudan Allah'tan istemiyor da rütbesi yüksek olduğuna inandığı bir evliyayı yardıma çağırarak istiyor. Askeriyedeki ast üst ilişkisine benzetebiliriz. Allah'ın astından, yani Allah'ın altında ama kendisinden üstün olduğuna inandığı birini/birine çağrıda bulunmak, yardım istemek Allah'ın tevbe etmeden ölünmesi durumunda affetmeyeceğini söylediği tek günah. Bu ayetleri "O'nu bırakıp" "Allah'tan başka" "Allah'ın dışında" diye tercüme edince müslümanlar ayetin muhatabı olmadığını düşünüyor. Halbuki en başta Müslümanlar muhatap bu ayetlere.

Ayette doğru anlaşılmayan ikinci kelime renkle belirttiğim "tapmak" kelimesi. Böyle tercüme edince Müslümanlar "ben Allah'tan başka tanrıya tapmıyorum" diyor. Ayette tapmak diye çevirdikleri kelime ted’ǔne ( تَدْعُونَ ) Bu kelimenin anlamı yalvarma, çağrıda bulunmak demek. Bu kelimeler düzgün tercüme edilmeyince şirkin ne olduğu görülemiyor. Araf suresinin bu ayetleri Allah ile arasına birini alan ve ondan yardım isteyen, ona çağrıda bulunan insanları anlatıyor.

Abdülkadir Geylani ve Şirk İçeren Sözleri

Alttaki dize Abdülkadir Gelani'ye ait olduğu söylenen Füyuzat-ı Rabbaniye itabından. Geylani bu ve benzer bir çok dizesinde müritlerine kendisinden yardım istemelerini söylüyor. Buna Allah ile araya birini almak ve ondan yardım istemek deniyor; Bu, Allah'ın tevbe edilmediği sürece affetmeyecei tek günah olan şirktir. Araf 195. ayette Allah Ayakları mı var ki yürüsünler; elleri mi var ki tutsunlar; gözleri mi var ki görsünler; kulakları mı var ki dinlesinler diyor. Abdülkadir Geylani'nin eli ayağı, gözü kulağı mı kaldı yapılan çağrıları duysun?

Yeryüzündeki diğer taraflarının hepsi hükmüm altındadır.

Ve yer küre elimde bir güvercin yumurtası gibidir.

Güneşin doğduğu ufuk Batıda aşağı kademededir.

Adımım ise onu dikkatle aşıp geçti.

Ey müridim! Benim devamım sana kolaylık sağlar,

Şerefli bir hayat, yüksek ve saygı değer bir makam,

Ey Müridim! Beni doğuda çağıracak olursan,

Veya batıda, ya da denizlerde seyrederken…

Yardımına koşarım, atmosferin üstünde bile olsan…

Her hasma karşı ben kaza kılıcıyım…Haşır günü müridime şefaatçiyim ben,

Rabbim katında, sözüm ise reddolunmaz.

Ben, hem şeyh, hem salih, hem de veliyim,

Hem KUTUB’um ve insanların önderiyim.

Ben Kaadir olan mevlanın kuluyum, vaktim pek hoş,

Dedem Mustafa’dır, imamlık ise bana yeter.

Ceddime her vakit salat u selam olsun,

Hanedanına da olsun uzun müddet


Kaynak : Abdülkadir Geylani, Füyuzat-ı Rabbaniye, 64-65-66. sayfalar)

Bugün bu dizeleri ciddiye alıp, 1166 yılında ölmüş Abdülkadir Geylani'den yardım isteyen hoca Cübbeli Ahmet'tir. Ahmet hoca hapse girdiğinde Abdülkadir Geylani'den yardım istemiş ve bunu da çıkınca açıklamıştır.

İstersen ayetleri tekrar okuyabilirsin. Ahmet hoca kendisini 1166 yılında ölmüş Abdülkadir Geylani kurtardı zannediyor. Gerçek ise alttaki ayetler.

Süleymaniye Vakfı Meali

ARAF SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

194. Allah ile aranıza koyup çağrıda bulunduklarınız sizin gibi kullardır. İddianızda haklıysanız hadi onları çağırın da size cevap versinler

195. Onların ayakları mı var ki yürüsünler; elleri mi var ki tutsunlar; gözleri mi var ki görsünler; kulakları mı var ki dinlesinler! De ki: “(Allah’a) ortak saydıklarınızı çağırın, sonra bana oyun kurun, hiç göz açtırmayın.

196. Benim velim (en yakınım), bu kitabı indiren Allah’tır. O, iyilere velilik eder.”

197. (Ey müşrikler!) Allah ile aranıza koyup yardıma çağırdıklarınızın size yardıma güçleri yetmez. Onlar kendileri için bile bir şey yapamazlar.

Min Dûnillâh Ne Demek Ve Şirk Hakkında Ayrıntılı Açıklama

Şirk ayetlerinin nasıl katledildiğini, Ahkaf Suresi 4-5-6. ayetlerini ne hale getirdiklerini yazdığım bu sayfadan okuyabilirsin. Ahkaf Suresi 4-5-6. Ayetlerin Katledilmesi

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle, doğru ifadeleri yeşil alt çizgi ile, yanlış ifadeleri de kırmızı alt çizgiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    194. Şüphesiz o kimseler ki, Allah’tan başka da kendilerine yalvarıyorsunuz, onlar, sizin gibi kullardır. Eğer siz doğru sözlü kimseler iseniz, haydi, onları çağırın da, size cevap versinler.

    197. “Sizin Allah’tan başka da yalvardıklarına, size de yardım edemezler; kendi kendilerine de yardım edemezler.”

  2. Bayraktar Bayraklı

    194. Allah`tan başka yalvardıklarınız, sizin gibi kullardır. Eğer doğru sözlü iseniz, onları çağırın da size cevap versinler.

    197. Allah`ın dışında taptıklarınızın, ne size yardıma güçleri yeter ne de kendilerine yardım edebilirler.

  3. Diyanet İşleri

    194. Gerçek şu ki Allah’ın dışında yalvarıp yakardıklarınız da tıpkı sizin gibi birer kuldur. Eğer iddialarınızda doğruysanız haydi onlara dua edin de karşılık versinler!

    197. O’nun dışında yalvarıp yakardıklarınız ise ne size yardım edebilirler, hatta ne de kendilerine yardımları dokunur.

  4. Diyanet Vakfı

    194. (Ey kâfirler!) Allah’ı bırakıp da taptıklarınız sizler gibi kullardır. (Onların tanrılığı hakkında iddianızda) doğru iseniz, onları çağırın da size cevap versinler!

    197. Allah’ın dışında taptıklarınızın ne size yardıma güçleri yeter ne de kendilerine yardım edebilirler

  5. Edip Yüksel

    194. ALLAH’ın dışında çağırdıklarınız, sizin gibi kullardır. Haydi onları çağırın da size cevap versinler, sözünüzde doğru iseniz!

    197. "O’nun dışında çağırdıklarınız ne size yardım edebilirler, ne de kendilerine yardım edebilirler."

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    194. Allah’ı bırakıp taptıklarınız da tıpkı sizin gibi kullardır. Eğer iddianızda doğru iseniz haydi onları çağırın da size cevap versinler.

    197. «Sizin Allah’tan başka taptıklarınız ise ne size yardım edebilirler, ne de kendi kendilerine yardımları dokunur.»

  7. Hakkı Yılmaz

    194. Allah’ın astlarından yakardığınız kimseler, tıpkı sizin gibi kullardır. Eğer doğru iseniz haydi onları çağırın da size karşılık versinler.

    197. Sizin O’nun astlarından yakardığınız kimseler ise, size yardıma güç yetiremezler, kendi nefislerine de yardım edemezler.

  8. Hasan Basri Çantay

    194. (Ey kâfirler) Allâhı bırakıp tapdığınız (putlar) da sizin gibi kullardır. Eğer (davanızda) doğrucu iseniz haydi onları çağırın da size icabet etsinler!

    197. Sizi Onu (Allâhı) bırakıb tapdıklarınızın ise sizin imdadınıza yetişmiye güçleri yetmediği gibi (hattâ) kendilerine de mededleri dokunmaz.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    194. (Ey müşrikler!) Allah’tan başka taptıklarınız, sizin gibi kullardır. Eğer, (onların ilâh olduğu hakkında) doğru söylediğiniz iddiasında iseniz, haydi onları çağırın da siz(in istekleriniz)e karşılık versinler!

    197. O’ndan başka taptıklarınız (ve sığındıklarınız), ne size yardım edebilir ne de kendilerine yardımları olur.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    194. Allah`dan başka tapmakta olduklarınız da sizin gibi kullardır; eğer (iddiânızda)doğru kimseler iseniz, haydi onları çağırın da size cevab versinler!

    197. O`ndan başka tapmakta olduklarınız ise, ne size yardımda bulunabilirler, ne de kendilerine yardım edebilirler.

  11. Hüseyin Atay

    194. Doğrusu, Allah'tan başka yalvardıklarına sizin gibi kullardır. Eğer, doğru sözlü iseniz, onları çağırın da size cevap versinler.

    197. Onu bırakıp yakardıklarınız, kendilerine de yardım edemezler, size de yardım etmeye güçleri yoktur.”

  12. İhsan Eliaçık

    194. Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, sizler gibi yaratıklardır. Eğer doğru söylü­yorsanız, onlan çağırın da size cevap versinler

    197. Allah'ın dışında taptıklarınızın ne size yardıma güçleri yeter, ne de kendilerine yardım edebilirler

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    194. Allâh’ı bırakıp da tapmakta olduğunuz o kimseler, gerçekten de sizin gibi (yaratılmış) birtakım (âciz) kullardır. Öyleyse (herhangi bir faydayı temin veya zararı def etme hususunda) onlara duada bulunun da, sizin (isteğinizi yerine getirmek) için icâbette bulunsunlar (bakalım)! Eğer (onların, sizin âciz kaldığınız bazı şeylere güçlü ilâhlar oldukları iddianızda) doğru sözlü kimseler olduysanız (bunu ispat edin de görelim)!

    197. O’nu bırakıp da tapmakta olduğunuz kimseler size yardıma güç yetiremezler. Onlar kendilerine bile yardım edemez (ve üzerlerine saldıranları def edemez)ler.

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    194. Allah'ı bırakıp tapındıklarınızın hepsi sizin gibi(yaratılmış) kullardır. Eğer doğru söyleyenler iseniz haydi hemen onları çağırın da size cevap versinler (duanıza icabet etsinler)

    197. Allah'tan başka taptıklarınızın ise size yardım etmeğe güçleri yetmez. Onlar kendilerine de yardım edemezler.

  15. Mehmet Akif Ersoy

    194. Şu sizlerin Allah'ı bırakarak kendilerine taptıklarınız şüphe yok ki bütün sizin gibi kullardır. Eğer bunların ilâh oldukları davasında haklı iseniz çağırın görelim de size icabet etsinler.

    197. Sizlerin O'nu bırakarak kendilerinden medet umduklarınız ise ne sizlere imdat edebilirler, ne de nefislerine yardımları dokunur.

  16. Mehmet Okuyan

    194. Allah’ın peşi sıra yalvardıklarınız da sizin gibi kullardır. Doğruysanız, kendilerini çağırın da çağrınıza cevap versinler!

    197. O’nun (Allah’ın) peşi sıra yalvardıklarınızın size yardıma güçleri yetmez; onlar kendilerine de yardım edemezler.”

  17. Mustafa İslamoğlu

    194. İyi bilin ki, Allah`tan başka yalvarıp yakardığınız kimseler de sizin gibi yaratılmış varlıklardır. Nitekim eğer doğruluğunuzdan eminseniz, haydi yakarın da duanıza icabet etsinler!

    197. Oysa ki, O`nun dışında yalvarıp yakardıklarınız ne size yardımcı olabilir ne de kendilerine yardımları dokunur.

  18. Mustafa Öztürk

    194. Allah'ı bırakıp da tanrı diye tapındığınız şeyler tıpkı sizin gibi yaratılmış varlıklardır. Ama mademki inancınızın doğru olduğu iddiasındasınız, öyleyse onlara yakarın da size karşılık versinler!

    197. Allah'ı bırakıp da tanrı diye tapındı­ğınız putlara gelince, bunların ne size nede kendilerine bir hayrı vardır

  19. Ömer Nasuh Bilmen

    194. Allah Teâlâ’dan başka taptığınız şeylerde şüphe yok ki, sizler gibi kullardır. Haydi onları çağırınız da size icabet etsinler, eğer siz sâdık kimseler iseniz.

    197. Ve O’ndan başka taptıklarınız, size yardım etmeye muktedir olamazlar ve ne de kendi nefislerine yardım edebilirler.

  20. Sadık Türkmen

    194. Allah’tan başka yakardıklarınız sizin gibi kullardır. Haydi onları çağırın size cevap versinler. Eğer doğrulardan iseniz!

    197. O’ndan başka yakardıklarınız/taptıklarınız ise, size yardım etmeye güç yetiremezler; (onlar) kendilerine bile yardım edemezler."

  21. Süleyman Ateş

    194. Allah’tan başka yalvardıklarınız da sizler gibi kullardır, (onların tanrı olduğu hakkındaki iddiânızda) doğru iseniz, çağırın onları da size cevap versinler.

    197. O’ndan başka yalvardıklarınız ise, ne size yardım edebilirler, ne de kendilerine yardım ederler.

  22. Süleymaniye Vakfı

    194. (Ey müşrikler!) Allah ile araya koyup yardıma çağırdıklarınız sizin gibi kullardır. İddianızda haklıysanız hadi onları çağırın da size cevap versinler.

    197. (Ey müşrikler!) Allah ile aranıza koyup yardıma çağırdıklarınızın size yardıma güçleri yetmez. Onlar kendileri için bile bir şey yapamazlar.

  23. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    194. Allah ile aranıza koyup yardıma çağırdıklarınız sizler gibi kullardır. Eğer doğru iseniz, onları çağırın da size cevap versinler!

    197. Allah'ile aranıza koyup yardıma çağırdıklarınız ne size yardıma güçleri yeter ne de kendileri ne yardım edebilirler

  24. Yaşar Nuri Öztürk

    194. Allah dışında yakardıklarınız sizin gibi kullardır. Eğer iddianızda haklıysanız, hadi çağırın onları da size cevap versinler.

    197. O’nun dışında yakardıklarınız, size yardım edemezler. Kendilerine de yardımcı olamazlar.