Ayetler

Casiye 23. Ayetteki Tercüme Hatası

Diyanet Vakfı Meali

CASİYE SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

23. Hevâ ve hevesini tanrı edinen ve Allah'ın (kendi katındaki) bir bilgiye göre saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâla ibret almayacak mısınız?

Diyanet Vakfı'nın mealinde Allah'ın bir bilgiye göre insanları saptırdığı, kalbini, kulağını mühürlediği, gözüne de perde çektiği meali verilmiş. Yanlış üzerinden yorum yapıp kafa karıştırmaya gerek yok. Allah kimseyi saptırmaz, kalbine, gözüne, kulağına perde çekmez. İnsanların kalbinde, kulağında, gözünde mühür olsa cehenneme gittiklerinde altta koyu belirttiğim yerdeki gibi konuşmazlar.

MÜMİNUN SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

101. SUR’A üflendiği zaman, artık o gün aralarında soy-sop yakınlığı yoktur ve birbirlerine de soramazlar.

102. Kimlerin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtulmuş olanlardır.

103. Kimlerin tartıları hafif gelirse, işte onlar kendi kendilerini zarara uğratanlardır; cehennemin içinde temelli kalanlardır.

104. Ateş yüzlerini yalayıp geçer; onlar orada dişleri açıkta (yanmış yüzle) sırıtanlardır!

105. (Ve Allah onlara): “Ayetlerim size okunuyordu da, siz onları yalanlıyordunuz, değil mi?” (diyecek).

106. Derler ki “Rabbimiz! Azgınlığımıza yenik düşmüştük. Yoldan çıkmış bir topluluk haline gelmiştik.

107. Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Bir daha yaparsak demek ki gerçekten yanlış yapan kimseleriz.”

108. Allah der ki “Yıkılın oraya! Konuşmayın!

Kafirler "Allah bir şey indirmedi" diyerek yalan söyleyip azgınlaşan insanlardır. Bu azgınlık nefislerine , heva ve heveslerine olan düşkünlükten ileri gelir. İnsanların cehenneme gitme sebebi bunlar. Eğer bu insanların kalbinde, gözünde, kulağında mühür perde olsa üstte koyu belirttiğim yerdeki gibi konuşmazlar. "Bizim kalbimiz, kulağımız mühürlüydü, göremedik, inanamadık" demeleri gerekirdi.

Bu ayetlerde istiare-i temsiliye var. Allah, kendilerine okunan ayetleri anlamak istemeyen insanları, sanki Allah bu insanların kalplerine perdeler koymuş, anlayabilecek durumda oldukları halde sanki kalpleri gözleri kulakları mühürlü gibi davrandıklarını anlatıyor. Allah bu tip insanları bilgili olmalarına rağmen sapık saymıştır. Ayetin doğru tercümesi şöyle;

Süleymaniye Vakfı Meali

CASİYE SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

23. Kendi arzusunu kendine ilah edineni gördün mü? Allah onu, bilgili olmasına rağmen sapık saymıştır. Sanki Allah onun kulağına ve kalbine mühür basmış, gözünün üstüne de perde çekmiştir. Allah kabul etmedikten sonra, kim onu doğru yolda sayabilir. Bilginizi kullanmayacak mısınız?”

İstiare-i temsiliye hakkında daha fazla bilgi için Bakara 7. Ayeti yazdığım sayfaya bakabilirsin. Bakara 7. Ayet Açıklama.

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın (Kısmen Doğru)

    23. İşte sen, kendi kötü arzularını tanrı edinen ve Allah’ın, bir bilgi üzerine (ruhunun, cevherinin hidâyete layık olmadığını bilerek, gerekli bilgiler kendisine erişip aleyhinde hüccet sabit olduktan sonra, aklını ve hür iradesini doğru kullanmadığı için) sapkınlıkta bıraktığı, kulaklarını ve kalplerini (sanki) mühürlediği, gözlerinin üsütüne de (sanki) perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık onu Allah’tan başka kim doğru yola iletebilir? Öyleyse düşünüp öğüt almayacak mısınız?

  2. Bayraktar Bayraklı

    23. Arzusunu tanrısı edineni; Allah`ın bir bilgiye dayanarak saptırdığı, kulaklarını ve kalbini mühürlediği ve gözlerinin üzerine bir perde çektiği insanı, hiç düşündün mü? Şimdi onu Allah`tan başka kim doğru yola iletebilir? O halde, hiç düşünüp ders almaz mısınız?

  3. Diyanet İşleri

    23. Nefsinin arzusunu ilâh edinen, Allah’ın; (hâlini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah’tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?

  4. Diyanet Vakfı

    23. Hevâ ve hevesini tanrı edinen ve Allah'ın (kendi katındaki) bir bilgiye göre saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâla ibret almayacak mısınız?

  5. Edip Yüksel

    23. Fantazilerini tanrı edinen kimseye dikkat ettin mi? Nitekim ALLAH onu bilerek saptırmış, işitme duyusunu ve beynini mühürlemiş ve görüşüne perde koymuştur. ALLAH’tan başka kim onu doğruya iletebilir? Öğüt almaz mısınız?

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    23. (Ey Muhammed!) Hevâ ve hevesini kendine ilâh edinen, Allah’ın kendi ilmi dahilinde saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne perde çektiği kimseyi görüyor musun? Şimdi onu Allah’tan başka kim hidâyete erdirebilir? Hala düşünmez misiniz?

  7. Hakkı Yılmaz

    23. Peki sen, kendi boş-iğreti arzusunu ilâh edinen ve Allah’ın bir bilgi üzere kendisini saptırdığı, kulağı ve kalbini mühürlediği ve gözü üstüne bir perde çektiği kimseyi gördün mü/ hiç düşündün mü? Artık Allah’tan sonra ona kim doğru yol kılavuzluğu yapacaktır? Yine de öğüt alıp düşünmüyor musunuz?”

  8. Hasan Basri Çantay

    23. Şimdi bana haber ver: Hevaa (ve heves) ini Tanrısı edinmiş, kendini, bir ilim üzerine, Allah şaşırtmış, kulağını, kalbini mühürlemiş, gözüne de bir perde germiş bir adama Allahdan başka kim hidâyet edebilir? Haalâ iyi düşünmeyecek misiniz?

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    23. Arzu ve heveslerini ilâh edinmiş, bilgisine rağmen (Allah’ı bırakıp da o hevâsına kul olmasından dolayı) Allah’ın da kendisini sapıklıkta bıraktığı, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne de bir perde çekmiş olduğu kimseyi gördün mü? Şimdi (bana söyle) artık Allah’tan başka, onu doğru yola kim getirebilir? Hâlâ düşünmeyecek misiniz?

  10. Hayrat Vakfı Meali

    23. İşte (nefsinin) arzusunu kendisine ilâh edinen ve Allah`ın (ezelî olan) bir ilim üzere(küfürlerindeki inadları yüzünden) dalâlete attığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üzerine de bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Peki onu, Allah`dan sonra kim hidâyete erdirebilir? Hiç ibret almıyor musunuz?

  11. Hüseyin Atay

    23. Heveslerini tanrı edineni gördün mü? Allah saptığını bilerek ona yol vermiş, kulağını ve kalbini mühürlemiş, gözünü de perdelemiştir. Ona Allah’tan başka kim doğru yol gösterebilir? Öyle ise, anmaya çalışmaz mısınız?

  12. İhsan Eliaçık

    23. HEVA VE HEVESİNİ tanrılaştıran ve Allah'ın durumunu bilerek kendisini şaşırttığı, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne de perde çektiği kimseye şimdi bir baksana! Artık onu Allah'tan başka kim yola getirebilir. Bu düşüncesizlik neden?

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    23. Gördün mü (, söyle bana) o kimseyi ki; o, (hidâ yete uymayı bırakmış da) kötü arzusunu ilâhı edinmiştir, Allâh da onu(n kendisine verilen irâde ve kudreti kötü yolda kullandığını bildiği için,) büyük (ve isabetli) bir ilim üzere saptırmıştır, kulağına ve kalbine mühür vur(arak vaazlardan etkilenmeyecek ve âyetler hakkında düşünemeyecek bir hâle koy) muştur, gözü üzerine de (iyi görmesine ve ibret almasına engel olacak) büyük bir örtü yerleştirmiştir?! Artık Allâh(ın saptırmasın)dan sonra onu kim hidâyete erdirecektir? Hâlâ iyice düşünmeyecek misiniz?

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    23. Nefsinin arzusunu ilah edinen, Allah'ın; (halini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?

  15. Mehmet Okuyan

    23. Arzusunu ilahı edineni ve Allah’ın (kendi katındaki) bir bilgiye göre saptırdığı, işitme (duyu)sunu ve kalbini mühürlediği ve gözünün üstüne de perde çektiği kişiyi gördün mü? Şimdi onu, Allah’a rağmen kim doğru yola ulaştırabilir ki! (Gerçeği) hatırlamayacak mısınız?

  16. Mustafa İslamoğlu

    23. TANRISI olarak keyfî kanaatini benimseyen ve Allah’ın kişiyi, (fıtrî) bir bilgiye rağmen (sapmayı tercih ettiği için) saptırdığı, kulaklarını ve kalbini mühürlediği, gözlerinin üzerine de tarifsiz bir perde çektiği malum tipleri gözünde canlandırabilir misin? Artık onu Allah da ulaştırmazsa, kim doğru yola ulaştırabilir? Hâlâ düşünüp ders almayacak mısınız?

  17. Mustafa Öztürk

    23. [Ey Peygamber!] Heva ve hevesini kendine tanrı edinen, hak ve hakikati bilmesine rağmen [ondan yüz çevirmeyi tercih ettiği için] Allah'ın da kendisini dalalette bıraktığı, kulaklarını ve kalbini mühürleyip gözlerine perde çektiği kimsenin haline ne demeli?! Böyle bir kimseyi Allah'a rağmen kim doğru yola getirebilir?! [Ey Müşrikler!] Neden hala düşünmez, ibret almazsınız?!

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    23. Gördün mü o kimseyi ki kendi hevâsını kendisine tanrı edinmiş ve onu Allah bir bilgi üzerine şaşırtmış ve kulağı ve kalbi üzerine mühür basmış ve gözü üzerine bir perde kılmış? Artık ona Allah’tan sonra kim hidâyet edebilir? Hâlâ düşünmez misiniz?

  19. Sadık Türkmen

    23. Şimdi sen, arzusunu ilâh edinen ve Allah’ın bilgisi dahilinde kişiyi kendi sapıklığında bıraktığı; işitmek istemeyen, düşünmekten kaçan, görmek istemeyen kimseyi gördün mü? Artık Allah’ı dinlemedikten sonra onu kim doğru yola iletebilir? Hâlâ düşünmüyor musunuz?

  20. Süleyman Ateş

    23. Keyfini tanrı edinen ve Allâh’ın bir bilgiye göre saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi ona Allah’tan sonra kim doğru yolu gösterecek? Düşünmüyor musunuz?

  21. Süleymaniye Vakfı

    23. Kendi arzusunu kendine ilah edineni gördün mü? Allah onu, bilgili olmasına rağmen sapık saymıştır. Sanki Allah onun kulağına ve kalbine mühür basmış, gözünün üstüne de perde çekmiştir. Allah kabul etmedikten sonra, kim onu doğru yolda sayabilir. Bilginizi kullanmayacak mısınız?”

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali (Kısmen Doğru)

    23. Heva hevesini ilah edineni gördün mü? Sanki Allah da bir bilgi üzere kendini şaşırtmış, kulağını ve kalbini mühürlemiş, (de inat ediyor). Onu Allah,tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Ey insanlar ! Anlamaz mısınız ?

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    23. Kendisinin ilahı olarak kendi duygu ve arzusunu almış kişiyi gördün mü? Allah onu bir ilim üzerine saptırmış, kulağı ve kalbi üzerine mühür basmış, gözünün üstüne de bir perde çekmiştir. Allah’tan sonra ona kim kılavuzluk edecektir. Hâlâ düşünüp ibret almıyor musunuz?