Ayetler

Enam 71. Ayetteki Tercüme Hatası

Altta Diyanet'in mealiyle Süleymaniye Vakfının meali peş peşe yazdım, bazı kelimeleri renkli belirttim. Her iki mealde de aynı renkler aynı kelimeleri gösterir. Diyanet ve pek çok mealde renkli belirttiğim kelimeler yanlış tercüme ediliyor. Süleymaniye Vakfı'nın meali doğrudur. Renkli kelimeleri kıyas yapabilesin diye iki meali peş peşe ekledim. Yanlış tercümelerden dolayı şirki tanıyamıyoruz, kimse bu ayetleri üstüne alınmıyor. Alt tarafa bu kelimelerin ne anlama geldiğini yazacağım.

Diyanet İşleri Meali

ENAM SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

71. De ki: "Allah’ı bırakıp, bize fayda da zarar da veremeyecek olan şeylere mi tapalım? Allah bizi doğru yola ilettikten sonra şeytanların saptırıp şaşkın olarak çöle düşürmek istedikleri, arkadaşlarının ise ‘Bize gel!’ diye doğru yola çağırdıkları şaşkın kimse gibi gerisin geri (küfre) mi döndürüleceğiz?" De ki: "Allah’ın hidayeti doğru yolun ta kendisidir. Bize âlemlerin rabbine teslim olmamız emredilmiştir."

Süleymaniye Vakfı Meali

ENAM SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

71.De ki: “Bize yarar sağlayamayacak ve zarar veremeyecek birini Allah ile aramıza koyup da onu mu yardıma çağıralım? Allah bizi yoluna kabul ettikten sonra geri mi döndürülelim? Bulunduğu yerde ‘Bize gel’ diyerek kendini doğruya çağıran arkadaşları olduğu halde şeytanların ayartıp şaşkına çevirdiği kimse gibi mi olalım?” De ki: “Doğru yol sadece Allah'ın yoludur. Bize varlıkların Rabbine /sahibine teslim olmamız emredildi.

Şirk Koşanlar Allah'ı Bırakmazlar

Bütün şirki anlatan ayetleri renkle belirttiğim gibi "Allah'ı bırakıp", "Allah’tan başka " ya da "Allah’a denk tanrılar oluşturma" gibi -okuyanın hiç bir şey anlamayacağı şekilde- çeviriyorlar. Ayette doğru anlaşılmayan ikinci kelime renkle belirttiğim "tapmak" kelimesi. Böyle tercüme edince Müslümanlar "ben Allah'tan başka tanrıya tapmıyorum" diyor. Ayette tapmak diye çevirdikleri kelime ened’ǔ ( أَنَدْعُو ) yalvarmak, çağrıda bulunmak demek. Ayetlerde katledilen diğer ifadelerden birisi üstteki ayette de "Allah’ı bırakıp" diye çevrilen (مِنْ دُونِ اللَّهِ ) Min Dûnillâh İfadesi. Min Dûnillâh, Allah ile kulun arasına yaşayan veya ölmüş bir insanın, meleklerin, ruhların vs alınması demek. Doğrudan Allah'tan istemiyor da rütbesi yüksek olduğuna inandığı bir evliyayı yardıma çağırarak istiyor. Askeriyedeki ast üst ilişkisine benzetebiliriz. Allah'ın astından, yani Allah'ın altında ama kendisinden üstün olduğuna inandığı birini/birine çağrıda bulunmak, yardım istemek bu ayette anlatılan şirktir.

Cübbeli Ahmet'in Abdülkadir Geylani'yi Yardıma Çağırması

Allah ile arasına birini alanlar uzak Allah inancına sahiptir. Allah'ın kendilerine iltifat etmeyeceğini düşünürler. Bu yüzden Allah ile arasına birini almak isterler. Bugün bunu savunan en meşhur hoca Cübbeli Ahmet. İstersen alttaki videodan Cübbeli Ahmet'in Abdülkadir Geylani'yi yardıma çağırmasını dinleyebilirsin. Şirk denen şey budur. Bu şirk değilse şirk diye bir şey yoktur. Enam 71. ayetteki şu ifade çok dikkat çekci Bulunduğu yerde ‘Bize gel’ diyerek kendini doğruya çağıran arkadaşları olduğu halde şeytanların ayartıp şaşkına çevirdiği kimse gibi mi olalım?”

Min Dûnillâh Ne Demek Ve Şirk Hakkında Ayrıntılı Açıklama

Şirk ayetlerinin nasıl katledildiğini, Ahkaf Suresi 4-5-6. ayetlerini ne hale getirdiklerini yazdığım bu sayfadan okuyabilirsin. Ahkaf Suresi 4-5-6. Ayetlerin Katledilmesi

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    71. Ey Muhammedi De ki: “Biz, Allah’tan başka, bize fayda da, zarar da veremeyen şeylere de tapar mıyız hiç! Allah bizi hidâyete erdirdikten sonra topuklarımız üzerinde gerisin geriye de döner miyiz hiç! Şeytanların, yoldan saptırıp yeryüzünde şaşkın, şaşkın dolaşır hale getirdikleri, “Bize gel!” diye hidâyete çağıran arkadaşları bulunan (ancak kendisi o çağrıya uymayan) kimse gibi olur muyuz hiç!” De ki: “Gerçekten Allah’ın hidâyeti (İslam), yegâne hidâyettir. Hem de biz, âlemlerin Rabb’ine teslim olmakla emrolunduk.”

  2. Bayraktar Bayraklı

    71. De ki: "Allah'ı bırakıp da, bize ne fayda ne de zarar veren şeylere mi yalvaralım? Allah bizi doğru yola ilettikten sonra topuklarımızın üzerinde gerisin geri mi dönelim? Tıpkı kendisini doğru yola çağıran arkadaşları: 'Bizimle gel' diye seslendikleri halde şeytanların ayartmasına kapılıp dünyevî zevkler peşinde körü körüne koşturan kimse gibi mi olalım?" De ki: "Allah'ın gösterdiği yol, doğru yolun ta kendisidir ve biz âlemlerin Rabbine teslim olmakla emr olunduk.

  3. Diyanet İşleri

    71. De ki: "Allah’ı bırakıp, bize fayda da zarar da veremeyecek olan şeylere mi tapalım? Allah bizi doğru yola ilettikten sonra şeytanların saptırıp şaşkın olarak çöle düşürmek istedikleri, arkadaşlarının ise ‘Bize gel!’ diye doğru yola çağırdıkları şaşkın kimse gibi gerisin geri (küfre) mi döndürüleceğiz?" De ki: "Allah’ın hidayeti doğru yolun ta kendisidir. Bize âlemlerin rabbine teslim olmamız emredilmiştir."

  4. Diyanet Vakfı

    71. De ki: Allah’ı bırakıp da bize fayda veya zarar veremeyecek olan şeylere mi tapalım? Allah bizi doğru yola ilettikten sonra şeytanların saptırıp şaşkın olarak çöle düşürmek istedikleri, arkadaşlarının ise: «Bize gel!» diye doğru yola çağırdıkları şaşkın kimse gibi gerisin geri (inkârcılığa) mı döndürüleceğiz? De ki: Allah’ın hidayeti doğru yolun ta kendisidir. Bize âlemlerin Rabbine teslim olmamız emredilmiştir.

  5. Edip Yüksel

    71. De ki: "ALLAH’tan başka, bize yarar ve zarar veremeyenlere mi yalvaralım? ALLAH bizi doğru yola ulaştırdıktan sonra ökçelerimiz üzerinde gerisin geriye mi dönelim? sapkınların ayartıp yeryüzünde şaşırttığı ve arkadaşlarının, ’Gel, bizimle birlikte doğru yola gel’ diye çağırdıkları şaşkın bir kimse gibi mi olalım?" De ki: "Gerçek yol gösterme ALLAH’ın yol göstermesidir. Evrenlerin Efendisine teslim olmakla emredildik."

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    71. De ki: «Biz Allah’ı bırakıp da bize fayda veya zarar vermeyen şeylere mi yalvaralım? Allah bizi doğru yola kavuşturduktan sonra ardımıza mı dönelim? Arkadaşları, bize gel, diye doğru yola çağırdıkları halde yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp, şeytanların ayartarak uçuruma çektikleri ahmak gibi mi olalım?». De ki: «Allah’ın gösterdiği yol, yegane doğru yoldur. Bize, bütün âlemlerin Rabb’ine teslim olmamız emrolundu».

  7. Hakkı Yılmaz

    71-72 De ki: “Allah’ın astlarından bize yarar sağlamayan ve zarar vermeyen şeylere mi yakaralım? Ve Allah bizi doğru yola ilettikten sonra, kendisinin ‘Bize gel!’ diye doğruya ve güzele çağıran arkadaşları varken şeytanların kendisini ayartıp yeryüzünde şaşkın dolaşır hâle getirdiği kimseler gibi gerisin geri mi döndürülelim?” De ki: “Şüphesiz Allah’ın doğru yolu, gerçek doğru yolun ta kendisidir. Ve biz âlemlerin Rabbine teslim olmakla ve salâtı; mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumlarını oluşturunuz-ayakta tutunuz ve O’nun koruması altına giriniz’ diye emrolunduk. Ve Allah, sadece Kendisine toplanacağımız kimsedir.”

  8. Hasan Basri Çantay

    71. De ki: «Allahı bırakıb da bize ne fâide, ne zarar yapamayacak olan şeylere (putlara) mı tapalım? Allah bizi doğru yola iletdikden sonra — şeytanların sapdırıp şaşkın bir halde çöle düşürmek istedikleri, arkadaşlarının ise «Bize gel» diye yola çağırdıkları kimse gibi — ökçelerimizin üzerine gerisin geri mi (şirke) döndürülelim»? De ki: «Allahın hidâyet yolu şübhesiz ki doğru yolun ta kendisidir ve biz (kendimizi) kâinatın Rabbine teslîm etmemizle emrolunmuşuzdur.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    71. De ki: “Allah’ı bırakıp da, bize fayda ve de zarar vermeyen şeylere mi yalvaralım? Allah bizi doğru yola kavuşturduktan sonra, (bir yandan) arkadaşları kendisini: ‘Bize gel’ diye doğru yola çağırdıkları halde, (diğer yandan) şeytanların kendilerini ayartıp yeryüzünde şaşkın bir halde bıraktığı kimse gibi, ökçelerimiz üzerinde gerisin geriye (şirke) mi dönelim?” De ki: “Şüphesiz Allah’ın yolu (İslâm) tek doğru yoldur. Biz, âlemlerin Rabbine teslim olmakla emredildik.”

  10. Hayrat Vakfı Meali

    71. De ki: `Allah`ı bırakıp da, bize ne fayda veren ne de bize zararı dokunan şeylere mi tapalım? Ve Allah bizi hidâyete erdirdikten sonra, ökçelerimiz üzerinde geriye (küfre)mi döndürülelim? O kimse gibi ki, `Bize gel!` diye kendisini hidâyete da`vet eden arkadaşları varken, şeytanlar onu yeryüzünde şaşkın bir hâle düşürmüştür.` De ki: `Şübhesiz Allah`ın hidâyeti, hidâyetin ta kendisidir. Ve bize, âlemlerin Rabbine teslîm olmamız emredildi.`

  11. Hüseyin Atay

    71. De ki: "Allah bize doğru yolu gösterdikten sonra ve arkadaşları "Bize gel" diyerek doğru yola çağırdıkları halde şeytanların ayarttığı, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşan kimse gibi, topuklarımızın üzerinde geri mi dönelim? Bize yararı da zararı da dokunmayan Allah'tan başkasına mı yakaralım?" De ki: "Doğ­rusu, doğru yol ancak Allah'ın gösterdiği yoldur. Âlemlerin eğitenine içtenlikle bağlı olmamız, bize emredildi.

  12. İhsan Eliaçık

    71. De onlara: "Allah'ı bırakıp da bize ne faydası, ne de zararı dokunmayacak şeylere mi yalvarıp yakaralım? Allah bizi doğru yolda yürüttükten sonra, topuklarımız üzerine geri mi dönelim? Arkadaşları, "Bize gel" diye doğru yola çağırdıkları halde, şeytana uyup dünya zevklerinin peşinde aptalca koşturan kimse gibi mi olalım? Söyle onlara: "Yürünecek yol, ancak Allah'ın gösterdiği yoldur. Bize âlemlerin Rabbi için Müslüman olmamız emredildi."

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    71. (Habîbim!) De ki: “Biz Allâh’ı bırakıp da ne bize fayda verebilecek, ne de bize zarar edebilecek olan (putlar gibi âciz) şeylere tapar mıyız? Allâh bizi (İslâm’a) hidâyet ettikten sonra ökçelerimiz üzerinde (eski şirkimize gerisin geri) çevrilir miyiz? O kimse gibi ki; şeytanlar onu (kapıp çöl gibi ıssız bir) yerde şaşkın bir halde dolaştır(ıp sonunda bir uçuruma at) mışlardır. Hâlbuki o kimsenin birtakım arkadaşları vardır ki: ‘Bize gel!’ diye kendisini sürekli dosdoğru yola çağırmaktadırlar (fakat o, şaşkınlığından dolayı ne tarafa gideceğini bilememektedir).” (Habîbim!) De ki: “Allâh’ın hidâyeti (olan İslâm), gerçekten hidâyet ancak odur ve biz âlemlerin Rabbine teslim olalım diye emrolunduk!

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    71. De ki: "Allah'ı bırakıp da bize faydası olmayan, zararı da dokunmayan şeylere mi tapalım? Allah bizi hidayete kavuşturduktan sonra gerisin geri (şirke) mi döndürülelim? Arkadaşları ‘bize gel!' diye doğru yola çağırdıkları halde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp şeytanların ayarttığı kimse gibi mi (olalım)?" De ki: "Hiç şüphesiz asıl doğru yol Allah'ın yoludur. Bize âlemlerin Rabbine boyun eğmek emrolundu."

  15. Mehmet Akif Ersoy

    71. Kendilerine şöyle de: "O bizleri doğru yola çıkarmışken Allah'ı bırakacağız da bizlere ne fayda, ne ziyan veremeyecek putlara taparak ters yüzümüze mi döneceğiz? O kimse gibi ki şeytanlar yolunu kaybettirmiş, şaşkın şaşkın dolaşıyor, ötede ise arkadaşları var." "Yanımıza gel!" diye onu yolun doğrusunu tutmaya çağırmaktalar. Yâ Muhammed, şöyle söyle: "Allah'ın hidayeti yok mu; işte hidayet başkası değil, ancak o. Bizler Rabbu 1-âlemîn'in birliğine boyun eğmekle (birliğini ikrar ile) emredildik."

  16. Mehmet Okuyan

    71. De ki: “Allah’ı bırakıp da bize yarar da zarar da veremeyecek olan şeylere mi yalvaralım? Allah bizi doğru yola ulaştırdıktan sonra, halkının ‘Bize gel!’ diye doğru yola çağırdıkları hâlde, şeytanların ayartıp şaşkın şaşkın yeryüzünde dolaştırdığı kimse gibi topuklarımız üzerinde gerisin geri (inkârcılığa) mı döndürüleceğiz?” De ki: “Şüphesiz ki Allah’ın rehberliği, gerçek rehberliktir. Bize ‘âlemlerin Rabbine teslim olmamız’ emredilmiştir.

  17. Mustafa İslamoğlu

    71. De ki: "Biz, Allah`ı bırakıp da bize ne faydası dokunan ne de zarar veren şeylere mi yalvaralım? Ve tıpkı "bizimle gel!" diye kendisini doğru yola çağıran arkadaşları dururken şeytanların ayartmalarına kapılıp dünyevi zevklerin peşine tutkulu bir biçimde takılan kimse gibi, Allah bizi doğru yola ilettikten sonra topuklarımız üzerinde gerisin geri mi dönelim? De ki: "Hiç şüphe yok ki yegane rehberlik Allah`ın rehberliğidir ve biz Alemlerin Rabbine kayıtsız-şartsız teslim olmakla emrolunduk;

  18. Mustafa Öztürk

    71. [Ey Peygamber!] De ki o müşriklere: "Allah'ı bırakıp da bize hiçbir fayda ve zarar verme gücü bulunmayan putlara mı tapalım?! Allah bizi doğru yola eriş­tirmişken şimdi kalkıp bu yolu terk mi edelim?! Yeryüzünde şaşkın şaşkın dola­şırken arkadaşları tarafından, "Bizim tarafa gel de kurtul' diye uyarıldığı halde, şeytanların uçuruma sürüklediği ahmak kimse gibi mi olalım?!

  19. Ömer Nasuh Bilmen

    71. De ki: «Biz Allah Teâlâ’dan başka bize ne faide ve ne de zarar veremiyecek şeylere tapar mıyız? Ve bize Allah Teâlâ hidâyet etmişken ardımıza döndürülur müyüz? O kimse gibi ki, yerde şaşkınca dolaşırken kendisini şeytanlar dalâlete düşürmüştür. Halbuki, onun için birtakım arkadaşlar vardır ki, «Gel bize,» diyerek onu doğru yola çağırır dururlardı.» De ki: «Muhakkak Allah Teâlâ’nın hidâyetidir hidâyet olan, ve bize emrolunmuştur ki, âlemlerin Rabbine halisâne ibadette bulunalım.»

  20. Sadık Türkmen

    71. De ki: "Allah’ı bırakıp da bize bir yarar ve bir zarar veremeyen şeylere mi yalvaralım?! Allah bizi doğru yola ilettikten sonra, ökçelerimiz üzerinde döndürülüp de, tıpkı şeytanların kendisini ayartarak, yeryüzünde şaşkın bir halde bıraktığı kimse gibi mi olalım? ‘Bizimle hidayet yoluna/doğru yola gel!’ diye çağıran arkadaşları olmasına rağmen." DE Kİ: "Allah’ın rehberliği tek rehberliktir! Bize âlemlerin Rabbine teslim olmamız emredildi."

  21. Süleyman Ateş

    71. De ki: "Allah’tan başka, bize ne yarar, ne zarar vermeyen şeylere mi yalvaralım? Ve Allâh bizi doğru yola ilettikten sonra, ökçelerimiz üzerinde (eski durumumuza) döndürülüp; şeytânların ayartarak şaşkın bir halde çölde bıraktıkları; arkadaşlarının ise "Bize gel!" diye doğru yola çağırdıkları kimse gibi (şaşkın bir duruma) mı düşelim?" De ki: "Yol gösterme, ancak Allâh’ın yol göstermesidir. Bize, âlemlerin Rabbine teslim olmamız emredilmiştir."

  22. Süleymaniye Vakfı

    71. De ki: “Bize yarar sağlayamayacak ve zarar veremeyecek birini Allah ile aramıza koyup da onu mu yardıma çağıralım? Allah bizi yoluna kabul ettikten sonra geri mi döndürülelim? Bulunduğu yerde ‘Bize gel’ diyerek kendini doğruya çağıran arkadaşları olduğu halde şeytanların ayartıp şaşkına çevirdiği kimse gibi mi olalım?” De ki: “Doğru yol sadece Allah'ın yoludur. Bize varlıkların Rabbine /sahibine teslim olmamız emredildi.

  23. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    71. De ki: "Biz, Allahın yanısıra bize ne faydası dokunan ne de zarar verebilen (ölmüşlere) mi yalvaralım? Ve Allah bizi doğru yola yönelttikten sonra topuklarımızın üzerinde gerisin geri mi dönelim? Tıpkı kendisini doğru yola çağıran arkadaşları (uzaktan) "Bizimle gel!" diye seslendikleri halde şeytanların ayartmasına kapılıp dünyevi zevkler peşinde körü körüne koşturan kimse gibi (mi olalım?)" De ki: "Şüphe yok ki Allahın rehberliği, yegane rehberliktir; ve biz, kendimizi alemlerin Rabbine teslim etmekle emrolunduk,

  24. Yaşar Nuri Öztürk

    71. De ki: "Allah’ın berisinden, bize yarar da zarar da veremeyecek şeylere mi yakaralım? Allah bize kılavuzluk ettikten sonra ökçelerimiz üstüne geri mi döndürelim? O kişi gibi, şeytanlar kendisini ayartıp yeryüzünde şaşkın dolaşır hale getirmişlerdir. Oysaki onun, "Bize gel!" diye doğruya ve güzele çağıran arkadaşları vardır." De ki: "Allah’ın kılavuzluğudur gerçek kılavuzluk. Âlemlerin Rabbi Allah’a teslim olmakla emrolunduk biz."