Ayetler

Fatır 13 ve 14. Ayetlerdeki Tercüme Hatası

Altta Diyanet'in mealiyle Süleymaniye Vakfının meali peş peşe yazdım, bazı kelimeleri renkli belirttim. Her iki mealde de aynı renkler aynı kelimeleri gösterir. Diyanet ve pek çok mealde renkli belirttiğim kelimeler yanlış tercüme ediliyor. Süleymaniye Vakfı'nın meali doğrudur. Renkli kelimeleri kıyas yapabilesin diye iki meali peş peşe ekledim. Yanlış tercümelerden dolayı şirki tanıyamıyoruz, kimse bu ayetleri üstüne alınmıyor. Alt tarafa bu kelimelerin ne anlama geldiğini yazacağım.

Diyanet İşleri Meali

FATIR SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

13. Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve Ay’ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşte bu, Allah’tır, Rabbinizdir. Mülk yalnızca O’nundur. Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.

14. Eğer onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile çağrınıza karşılık veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.

Süleymaniye Vakfı Meali

FATIR SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

13. Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve ayı da hizmete koymuştur. Bunların her biri belli bir süreye kadar, yörüngesinde akar gider. İşte bunları yapan Rabbiniz Allah'tır. Yetki ondadır. Onunla aranıza koyup yardıma çağırdıklarınız, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.

14. Onları çağırsanız, çağrınızı işitmezler; işitseler cevap veremezler: Kıyamet gününde de sizin onları ortak saymanızı örtbas ederler. Kimse sana bunları, her şeyin içyüzünü bilen Allah gibi haber vermez.

Cübbeli Ahmet : "Doğrudan Allah'a Bağlanan Şeytana Bağlanır"

Başlıktaki sözü iddia ediyor Cübbeli Ahmet. Allah'a doğrudan dua edemediği için başı sıkışınca Abdülkadir Geylani ve İmam Rabbani'den nasıl yardım istediğini anlatıyor. Bu şirk değilse, şirk diye bir şey yoktur.

Bu Ayetler Müslümanlar İçin Örnek

Ayetlerde renkle belirttiğim genelde "O'nu bırakıp" "Allah'tan başka" "Allah'ın dışında" diye çevrilen (مِنْ دُونِ اللَّهِ ) Min Dûnillâh ifadesi. Min Dûnillâh, Allah ile kulun arasına yaşayan veya ölmüş bir insanın, meleklerin, ruhların vs alınması demek. Eğer Allah'tan değil de bu kişilerden, meleklerden, ruhlardan yardım istersen bu şirk oluyor. Kur'an'da şirkin tanımı bu; Doğrudan Allah'tan istemiyor da rütbesi yüksek olduğuna inandığı bir evliyayı yardıma çağırarak istiyor. Askeriyedeki ast üst ilişkisine benzetebiliriz. Allah'ın astından, yani Allah'ın altında ama kendisinden üstün olduğuna inandığı birini/birine çağrıda bulunmak, yardım istemek Allah'ın tevbe etmeden ölünmesi durumunda affetmeyeceğini söylediği tek günah. Bu ayetleri "O'nu bırakıp" "Allah'tan başka" "Allah'ın dışında" diye tercüme edince müslümanlar ayetin muhatabı olmadığını düşünüyor. Halbuki en başta Müslümanlar muhatap bu ayetlere.

Ayette doğru anlaşılmayan ikinci kelime renkle belirttiğim "ibadet ettikleriniz" kelimesi. Böyle tercüme edince Müslümanlar "ben Allah'tan başka tanrıya ibadet etmiyorum" diyor. Ayette tapmak diye çevirdikleri kelime ted’ǔne ( تَدْعُونَ ) Bu kelimenin anlamı yalvarma, çağrıda bulunmak demek. Bu kelimeler düzgün tercüme edilmeyince şirkin ne olduğu görülemiyor. Fatır suresinin bu ayetleri Allah ile arasına birini alan ve ondan yardım isteyen, ona çağrıda bulunan insanları anlatıyor. Tıpkı yukarıda resmini gösterdiğim Cübbeli Ahmet gibi. Halbuki 14. ayette Allah Onları çağırsanız, çağrınızı işitmezler; işitseler cevap veremezler: diyor.

Min Dûnillâh Ne Demek Ve Şirk Hakkında Ayrıntılı Açıklama

Şirk ayetlerinin nasıl katledildiğini, Ahkaf Suresi 4-5-6. ayetlerini ne hale getirdiklerini yazdığım bu sayfadan okuyabilirsin. Ahkaf Suresi 4-5-6. Ayetlerin Katledilmesi

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    13. Allah, geceyi gündüze, gündüzü de geceye ekler; güneşi ve Ayı da emrine bağlı kılmıştır. Hepsi belirlenmiş bir son için akıp gider. İşte bunları yapan Rabb’iniz Allah’tır. Mutlak hükümranlık yalnız Onundur. Ondan başka da yalvardıklarına ise, bir hurma çekirdeğinin kabuğuna bile mâlik değillerdir.

    14. Siz onları çağıracak olsanız, sizin çağırmanızı işitmezler. Faraza işitseler bile, size cevap veremezler. Kıyamet günü ise, sizin onları Allah’a ortak koştuğunuzu reddedeceklerdir. Zaten (bu gerçeği), Habir (her şeyden haberdar olan Allah) gibi hiç kimse sana haber veremez.

  2. Bayraktar Bayraklı

    13. Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve Ay’ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşte bu, Allah’tır, Rabbinizdir. Mülk yalnızca O’nundur. Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.

    14. Eğer onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile çağrınıza karşılık veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.

  3. Diyanet İşleri

    13. Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve Ay’ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşte bu, Allah’tır, Rabbinizdir. Mülk yalnızca O’nundur. Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.

    14. Eğer onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile çağrınıza karşılık veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.

  4. Diyanet Vakfı

    13. Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar; güneş ve ayı emri altına almıştır. Her biri belirtilmiş bir süreye kadar akıp gider. İşte (bütün bunları yapan) Rabbiniz Allah'tır. Mülk O'nundur. O'nu bırakıp da kendilerine taptıklarınız ise, bir çekirdek kabuğuna bile sahip değillerdir.

    14.Eğer onları (putları) çağırırsanız, sizin çağırmanızı işitmezler. Faraza işitseler bile, size cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koşmanızı reddederler. (Bu gerçeği) sana, her şeyden haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.

  5. Edip Yüksel

    13. Geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Belirlenmiş bir süreye kadar akıp giden güneşi ve ayı emri altına almıştır. Rabbiniz ALLAH işte böyledir; egemenlik O'na aittir. O'nun dışında çağırdıklarınız ise bir çekirdek zarını bile yönetemezler.

    14. Onları çağırsanız sizin çağrınızı işitemezler. İşitseler bile size cevap veremezler. Diriliş gününde de sizin ortak koşmanızı inkar ederler. Her şeyden Haberi Olan gibi kimse sana haber veremez. *

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    13. O, geceyi gündüze sokuyor, gündüzü de geceye sokuyor. Güneşi ve ayı emrine âmâde kılmıştır. Her biri mukadder bir gayeye akıp gidiyor. İşte bu gördüklerinizi yapan Allah sizin Rabbinizdir. Mülk (hükümranlık) O'nundur. O'ndan başka taptıklarınız ise, bir çekirdek zarını bile idare edemezler.

    14. Kendilerine dua ederseniz duanızı işitmezler. İşitseler bile size cevabını veremezler. Kıyamet günü de kendilerini Allah'a ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Sana her şeyden haberdar olan (Allah) gibi bir haber veren olmaz.

  7. Hakkı Yılmaz

    13-14. Allah, geceyi gündüze sokuyor, gündüzü de geceye sokuyor. Güneşi ve ayı insanlığın yararlanacağı yapı ve işleyişte yaratmıştır. Hepsi adı konmuş bir müddet için akıp gidiyor. İşte bu, mülk Kendisinin olan sizin Rabbiniz Allah’tır. O’nun astlarından yakardığınız kimseler bir hurma çekirdeğinin zarına bile sahip olamazlar. Onları çağırırsanız, onlar çağrınızı işitmezler; işitseler bile size cevap veremezler, Kıyâmet günü de ortak koştuğunuzu kabul etmezler. Sana her şeyden haberdar olan Allah gibi kimse haber veremez.

  8. Hasan Basri Çantay

    13. O, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü gecenin içerisine sokar. Güneşi, ayı teshıyr etmişdir. Her biri muayyen bir müddet için akıb gidiyor. İşte bunlar (ı yapan) Allahdır, sizin Rabbinizdir. Mülk Onundur. Onu bırakıb tapdıklarınız ise bir hurma çekirdeğinin zarına bile mâlik olmazlar.

    14. Eğer onlara düâ ederseniz duanızı işitmezler, (bilfarz) işitseler bile size cevab vermezler. Kıyamet gününde de onlar sizin müşrikliğinizi tanımayacaklardır. Her şeyden hakkıyle haberdâr olan (Allah) gibi sana (hakıykatı hiçbir şey) haber vermez.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    13. (Allah) geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar (gece ve gündüzü uzatır, kısaltır). Güneşi ve ayı (emrinin altında) istifadeye sunmuştur. Her biri muayyen bir müddet için (kendi yörüngesinde) akıp gider. İşte (bunların hepsini yapan) Rabbiniz Allah’tır. Mülk/hükümranlık ancak O’nundur. O’ndan başka yalvardıklarınız/tapındıklarınız bir hurma çekirdeğinin zarına bile sahip değillerdir.

    14. Eğer onları, (yardımınıza) çağırsanız, çağrınızı işitmezler; (bir hayvan cinsinden olup da) işitseler bile, size cevap veremezler. Kıyamet gününde ise, sizin (kendilerini yüceltip Allah’a) ortak koştuğunuzu inkâr ederler. (Bunları) sana, her şeyden haberi olan (Allah) gibi, (hiç kimse) haber veremez.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    13. (O,) geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar; hem güneşi ve ayı (emrine)boyun eğdirmiştir. Herbiri belirli bir vakte kadar (yörüngesinde) akar gider. İşte Rabbiniz olan Allah, bu (ni'metleri veren)dir. Mülk O'nundur. O'ndan başka (kendisine) yalvarmakta olduklarınız ise, bir çekirdek zarına bile sâhib olamazlar!

    14. Eğer onlara yalvarsanız, sizin duânızı işitemezler. İşitseler bile size cevab veremezler. Hâlbuki kıyâmet günü, sizin (onları Allah'a) ortak koşmanızı inkâr ederler. Ve(hiçkimse) sana, herşeyden haberdâr olan (Allah) gibi haber veremez.

  11. Hüseyin Atay

    13. Allah geceyi gündüze katar, gündüzü geceye katar; her biri belirli bir süre için hareket eden güneş ve ayı buyruk altına almıştır. İşte Rabbiniz olan Allah budur, hükümranlık Onundur. Onu bırakıp taptıklarınız, bir çekirdek zarına bile sahip değillerdir.

    14. Onlara yakarırsanız, yakarışınızı duymazlar, duymuş olsalar bile size cevap veremezler ve diriliş günü sizin ortak koşmanızı inkâr ederler. Sana, hiçbir kimse Bilen biri gibi haber veremez.

  12. İhsan Eliaçık

    13. Geceyi gündüze, gündüzü de geceye sarıp sarmalıyor. Güneş'i ve Ay'ı emrine amade kılmış, her birine bir yörünge tayin etmiş, belirlenmiş bir vakte doğru akıp gidiyor. İşte bu gördüklerinizi yapan Allah Rabbinizdir, mülk O'nundur. O'ndan başka yakardıklarınız ise bir çekirdek zarını bile idare etmekten acizdirler.

    14. Kendilerine dua ederseniz, duanı­zı işitmezler. İşitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet günü de Allah'a ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Sana her şeyden haberdar olan Allah gibi haber verebilen olmaz.

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    13. O, (gündüzü uzatıp geceyi kı sal tarak) geceyi gündüze girdirmek te, (geceyi uzatıp, gündüzü kısal tarak) gündüzü(n saatlerini) de geceye girdirmek tedir; güneşi ve ayı da (sizin istifâdeniz için) emre âmâde kılmıştır. Her biri (günlük, aylık ve yıllık, bir de kıyâmete kadarki tüm devrelerini tamamlamaları için) adı konmuş bir süreye kadar (burçlarında ve yörün gelerinde) sürekli ve süratlice akıp gitmektedir. İşte rabbiniz olan Allâh ancak bu (eşsiz fiilleri sadece Kendisi yapabilen bir Kayyûm)dur. Mülk (ve saltanat) sadece O’na mahsustur. (Ey müşrikler!) O’nu bırakıp da tapmakta olduğunuz o kimseler ise, bir hurma çekirdeğinin za rın(ı yapma imkânın)a dahi sahip olamazlar.

    14. (Başınız sıkıştığında Allâh’ı bırakıp) onlara dua edecek olsanız, yakarışınızı işitemezler! (Farz-ı muhâl) duyacak olsalar da, (ne sözle, ne de fiilen) size hiçbir cevap veremezler! Kıyâmet günündey se (şefaat bir yana: “Siz asla bize tapmıyordunuz!” diyerek, onları Allâh-u Te`âlâ’ya) ortak koşmanızı reddedecekler. (Ey Habîbim ve ey dinleyen insan! Her şeyin iç yü zünü hakkıyla bilici bir) Habîr (olan Rabbin) gibi hiç kimse sana (gerçekleri) haber veremez!

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    13. Güneşi ve Ay'ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşte bu Allah'tır, Rabbinizdir. Mülk yalnızca O'nundur. Allah'ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.

    14. Eğer onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile çağrınıza karşılık veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkar ederler. Bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.

  15. Mehmet Okuyan

    13. (Allah) geceyi gündüzün içine koyuyor, gündüzü de gecenin içine koyuyor. Güneşi ve ayı emri altına almıştır. (Bunların) her biri belirlenmiş bir süreye kadar akıp gitmektedir. İşte otorite sadece kendisine ait olan Rabbiniz Allah’tır. O’nun peşi sıra yalvardıklarınız ise bir çekirdek zarına bile sahip değillerdir.

    14. Onlara (putlara) yalvarsanız (bile) çağrınızı duyamazlar.Sizi duysalardı da isteklerinize cevap veremezlerdi. Kıyamet günü (onları) ortak koştuğunuzu da inkâr edeceklerdir. Haberdar olan (Allah) gibi (gerçeği kimse) sana bildiremez.

  16. Mustafa İslamoğlu

    13. O, geceyi uzatarak gündüzü kısaltıyor ve gündüzü uzatarak geceyi kısaltıyor; yine O güneşi ve Ay’ı emre âmâde kılmıştır: her biri belirli bir süre için deveranını sürdürüyor. İşte sizin Rabbiniz, mülkün tamamı kendisine ait olan Allah’tır: O’ndan başka yalvarıp yakardıklarınız hurma çekirdeğinin zarı kadar bile bir şeye sahip değildir.

    14. Onlara yalvarsanız bile sizin yalvarıp yakarışınızı duymazlar; duysalar bile sizin imdadınıza yetişemezler: kıyamet günü de kendilerine yakıştırdığınız ortaklığı reddederler. (Ey insan!) Sana hiç kimse, her şeyden haberdar olan (Allah’ın) verdiği türden bir haber veremez!

  17. Mustafa Öztürk

    13-14. Geceyi kısaltarak gündüze, gündüzü kısaltarak geceye katan O'dur. Herbiri belli bir zamana kadar kendi yörüngesinde akıp giden güneşi ve ayı sizin istifadenize sunan da O'dur. İşte sizin rabbiniz Allah budur; mutlak hüküm ve hükümranlık O'nundur.[Ey Müşrikler!] Allah'ı bırakıp da tanrı diye tapındığınız şeyler bir hurma çekirdeğinin zanna bile hükmedemezler. Onlara seslenseniz çağrınızı duymazlar.Duysalar bile size cevap veremezler. Kı­yamet günü gelip çattığı zaman, onlar dünyada iken kendilerine tanrılık yakış­tırıp tapınmanızı reddedecekler. [Ey Peygamber!] Bütün bunları sana her şeyden haberdar olan Allah gibi kimse haber veremez

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    13. Geceyi gündüzün içine girdirir, gündüzü de gecenin içine girdirir ve güneşi ve ay'ı ita-atkar kılmıştır. Her biri muayyen bir müddete kadar akar gider. İşte bunları (böyle yaratan) Rabbiniz olan Allah'tır ki, mülk O'na mahsustur. O'ndan başka kendlerine ibadet ettikleriniz ise bir hurma çekirdeğinin zarına bile malik olamazlar.

    14. Eğer onlara dua etseniz, duanızı işitemezler ve işitebilseler bile sizin için cevap veremezler ve Kıyamet gününde de sizin şirkinizi inkar ederler ve sana bihakkın haber veren gibi bir haber veren olamaz.

  19. Sadık Türkmen

    13. Gündüzün içine geceyi ve gecenin içine de gündüzü salar. Güneş’i ve Ay’ı emri altına almıştır. Her biri, belirlenmiş bir süreye kadar akıp gidiyor! Rabbiniz Allah işte budur! Mülk/otorite O’nundur. O’ndan başka yalvardığınız/çağırdığınız kimseler ise, bir çekirdek zarına bile sahip değillerdir.

    14. Onlara (birşeyler istemek için) dua etseniz/onları çağırsanız, duanızı/çağrınızı (isteklerinizi) işitmezler. Şayet işittiklerini düşünseniz bile size cevap veremezler. Ve onlar, kıyamet gününde Allah’a ortak koşmanızı inkâr ederler. Hiç kimse sana, herşeyden haberdar olan (Allah) gibi haber veremez.

  20. Süleyman Ateş

    13. (Allâh) Geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar; güneşi ve ayı buyruğu altına almıştır. Her biri belirtilmiş bir süreye kadar akıp gider. İşte Rabbiniz Allâh budur, mülk O’nundur. O’ndan başka yalvardığınız şeyler ise bir çekirdek zarına bile sâhip değillerdir.

    14. Onları çağırsanız sizin çağırmanızı işitmezler. İşitseler bile size cevap veremezler. Kıyâmet günü de, sizin (onları Allah’a) ortak koşmanızı tanımazlar. Hiç kimse sana, herşeyi bilen (Allâh) gibi gerçekleri haber veremez.

  21. Süleymaniye Vakfı

    13. Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve ayı da hizmete koymuştur. Bunların her biri belli bir süreye kadar, yörüngesinde akar gider. İşte bunları yapan Rabbiniz Allah'tır. Yetki ondadır. Onunla aranıza koyup yardıma çağırdıklarınız, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.

    14. Onları çağırsanız, çağrınızı işitmezler; işitseler cevap veremezler: Kıyamet gününde de sizin onları ortak saymanızı örtbas ederler. Kimse sana bunları, her şeyin içyüzünü bilen Allah gibi haber vermez.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    13. Allah, geceyi gündüze katar, gündüzü geceye katar; belirli bir süre içinde hareket eden güneş ve ayı emri altına almıştır. İşte bu, Rabbiniz olan Allah'tır, hükümranlık O'nun’dur. O'nun yanısıra yalvarıp yakardıklarınız, bir çekirdek kabuğuna bile sahip değillerdir.

    14. Onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler; işitmiş olsalar bile size cevap veremezler; ama kıyamet günü sizin ortak koşmanızı inkar ederler. Herşey den haberdar olan Allah gibi, sana kimse haber vermez.

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    13. Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneş’i ve Ay’ı buyruk altına almıştır. Herbiri belirlenen bir süreye kadar akıp gidiyor. İşte Rabbiniz Allah bu; mülk ve yönetim O’nundur. Onun berisinden yakardıklarınız ise bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.

    14. Onlara çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar da size cevap veremezler. Kıyamet günü de sizin onları ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Hiç kimse sana, Habîr olan Allah’ın verdiği gibi haber veremez.