Ayetler

Fetih 14. Ayetteki Tercüme Hatası

Diyanet İşler Meali

FETİH SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

13. Kim Allah’a ve Peygambere inanmazsa bilsin ki, şüphesiz biz, inkârcılar için alevli bir ateş hazırladık.

14. Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine ceza verir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

İnsanlar iki ayeti tercüme edip birbiriyle çelişki oluşturduğunu göremiyorlar. 13. ayette Allah, imanı olmayan için ateş hazırladığını söylüyor. Bunun altındaki ayeti "Allah dilediğine ceza verir" diye tercüme ediyorlar. Allah bir üstte kime ceza vereceğini söylemiş. Buralardan dileme diye tercüme edilen şae fiilinin anlamında problem olduğu görülmesi lazım.

Tevbe Neden Var?

Bir insan günah işlediğinde yapacağı tek şey tövbe etmektir. Bağışlanmasının tek yolu budur. O zaman Allah, günahın bağışlanması için gereken şeyi yapanı bağışlar demektir. Bunun da adı tevbedir. Allah, Kur'an'ın tamamında ahireti inkar edene, şirk günahı işleyip ama tevbe etmeden ölene ve günahı sevabından büyük olana ceza vereceğini söylüyor. Eğer bir insan iman etmez, inkar ederse azabı hak etmiş olur. Bunlar Allah'ın kanunlarıdır ve Kur'an'da bir kaç sayfada bir yazar. Ayetin doğru tercümesi şöyle;

Süleymaniye Vakfı Meali

FETİH SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

13. Kim Allah’a ve elçisine güvenmezse bilsin ki kendini doğrulara kapatanlar için alevli bir ateş hazırlamışızdır.

14. Göklerde ve yerde tüm yetkiler Allah'ın elindedir. O, affı hak edeni affeder, azabı hak edene[*] de azap eder. Çünkü Allah çokça bağışlar, ikramda bulunur.

[*] Şâe = شاء fiilinin kökü, “bir şeyi var etme” anlamında olan şey =شيء’dir(Müfredât). İnsanın kendinden istenen bir şeyi var etmesi, görevini yapması olur, yapmaması onu suçlu hale getirir.

Şâe شاء Fiiliyle İlgili Ayrıntılı Açıklama

شَاءَ şā'e fiiliyle ilgili ayrıntılı açıklamayı İbrahim dördüncü ayeti ele aldığım sayfada okuyabilirsin. İbrahim 4. Ayet Şae Fiili

شَاءَ şā'e fiiline dileme anlamı verince Kur'an'ı Kerim nasıl tutarsız bir kitap oluyor görmek için Enam 145-146. ayetleri ele aldığım sayfaya bakabilirsin. Enam 145-146. Ayetler Şae Fiili

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    14. Şu göklerin ve bu yerin hükümranlığı da yalnız Allah’ındır. O, kimi dilerse onu bağışlar; kimi dilerse onu da azaba çarpar. Zaten Allah, ezelden beri Gafûr’dur (çok bağışlayıcıdır), Rahim’dir (pek esirgeyicidir).

  2. Bayraktar Bayraklı

    14. Göklerin ve yerin mülkiyeti Allah`a aittir. O, dilediğini affeder, dilediğini cezalandırır. Allah affedicidir; merhamet sahibidir.

  3. Diyanet İşleri

    14. Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine ceza verir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  4. Diyanet Vakfı

    14. Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine ceza verir. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

  5. Edip Yüksel

    14. Göklerin ve yerin yönetimi ALLAH’a aittir. Dilediğini/dileyeni bağışlar ve dilediğini/dileyeni de cezalandırır. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    14. Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. O, dilediğini bağışlar dilediğini azaplandırır. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.

  7. Hakkı Yılmaz

    14. Ve göklerin ve yeryüzünün hükümranlığı Allah’ındır. O, dilediğini bağışlar dilediğini azaplandırır. Ve Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  8. Hasan Basri Çantay

    14. Göklerin ve yerin mülk (-ü tasarruf) u Allahındır. Kimi dilerse yarlığar, kimi dilerse azâblandırır. Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    14. Göklerin ve yerin mülkü (hâkimiyeti) yalnız Allah’ındır. O, dilediğini bağışlar ve dilediğine azap eder. Allah, çok mağfiret edendir, çok merhamet edendir.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    14. Hem göklerin ve yerin mülkü Allah`ındır. (O,) dilediğine (kendi lütfundan) mağfiret eder, dilediğine de (hak ettiği üzere) azâb eder. Ve Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm(çokmerhamet eden)dir.

  11. Hüseyin Atay

    14. Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. O dileyeni bağışlar, dileyene azap eder. Allah bağışlayandır, acıyandır.

  12. İhsan Eliaçık

    14. Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Lâyık gördüğünü affeder, müstahak gördüğüne de azap eder. Allah çok bağışlayandır, sevgi ve merhametle dopdoludur

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    14. Göklerin ve yerin mülkü sadece Allâh’ a mah sustur. (Dolayısıyla onlarda bulunan her şey hakkında dilediği şekilde yönetim yetkisi O’na aittir.) O dilediğini bağışlar, dilediğine de azap eder. Allâh daima (son de rece bağışlayan ve acıyan) Ğafûr ve Rahîm olmuştur. (Ama bu, “Kim ne yaparsa yapsın, herkesi affeder!” demek değildir. Zira O’nun hikmeti, ancak Kendisine ve peygamberine inananları bağışlamayı gerektirmek tedir. Kâfirliğini açığa vuranlar ya da münafıklık yapan lar ise bu mağfiretten kesinlikle mahrumdurlar.)

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    14. Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine ceza verir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  15. Mehmet Okuyan

    14. Göklerin ve yerin otoritesi yalnızca Allah’a aittir. (Allah) dileyeni (layık gördüğünü) bağışlar, dileyene (layık gördüğüne) de azap eder. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

  16. Mustafa İslamoğlu

    14. Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’a aittir; O tercih edeni/tercih ettiğini bağışlar, tercih edeni/tercih ettiğini de cezalandırır: Ama Allah zaten tarifsiz bir bağış, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

  17. Mustafa Öztürk

    14. Gökleıin ve yelin mutlak hükümranlığı Allah'ındır. O dilediğini/layık gördüğünü bağışlar; dilediğini/müstahak gördüğünü cezalandırır. Bununla birlikte Allah [tövbekar kullarına karşı] çok affedici, çok merhametlidir.

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    14. Ve Allah’ındır, o göklerin ve yerin mülkü. Dilediğini yarlığar ve dilediğini de muazzeb kılar ve Allah çok yarlığayıcı, çok merhamet edici olmuştur.

  19. Sadık Türkmen

    14. Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. O, hak eden(iyi kimseler)i bağışlar, hak eden(suçlu kimseler)e de ceza verir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  20. Süleyman Ateş

    14. Göklerin ve yerin mülkü Allâh’ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine azâb eder. Allâh bağışlayandır, esirgeyendir.

  21. Süleymaniye Vakfı

    14. Göklerde ve yerde tüm yetkiler Allah'ın elindedir. O, affı hak edeni affeder, azabı hak edene de azap eder. Çünkü Allah çokça bağışlar, ikramda bulunur.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    14. Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'a aittir. O, hak edeni bağışlar, (hakka karşı) direnene ceza verir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    14. Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır! Dilediğini affeder, dilediğine azap eder. Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.