Ayetler

Furkan 45. Ayetteki Tercüme Hatası

Diyanet Vakfı Meali

FURKAN SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

45. Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmedin mi? Eğer dileseydi, onu elbet hareketsiz kılardı. Sonra biz güneşi, ona delil kıldık.

46. Sonra onu (uzayan gölgeyi) yavaş yavaş kendimize çektik (kısalttık).

Allah Olayların Olması İçin Emir Verir

Allah bir şeyin olmasını istediğinde dilemez, emir verir, Bakara 117. ayet şöyle; Gökleri ve yeri, örneksiz yaratan O’dur. Bir şeyin olmasına karar verdi mi onun için sadece “Oluş!” der, o şey oluşur. Şâe شاء fiili Allah için kullanıldığında “gereğini yarattı” demektir. Mesela Allah'a yaptığımız dualar karşısında Allah da dualarımıza karşılık ne gerekiyorsa onu yapılması emrini vermesi gibidir, dilediğini değil. Ayetin doğru tercümesi şöyle;

Süleymaniye Vakfı Meali

FURKAN SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

45. Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmedin mi? Gerek görseydi onu hareketsiz kılardı. Güneşi de ona delil yapmıştır.

46. Sonra gölgeyi yavaşça kendine (belirlediği yana) çeker (ve kısaltır).

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    45. Görmedin mi ki, Rabb’in gölgeyi (güneş yeni doğduğu zaman) nasıl uzatmıştır? Eğer dileseydi, elbette onu sakin (hareketsiz) kılabilirdi. Ayrıca Biz güneşi gölgeye sebep kılmışızdır.

  2. Bayraktar Bayraklı

    45. Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmedin mi? Eğer dileseydi, onu elbet hareketsiz kılardı. Sonra biz, güneşi ona delil kıldık.

  3. Diyanet İşleri

    45. Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu sabit kılardı. Sonra biz güneşi gölgeye delil kıldık.

  4. Diyanet Vakfı

    45. Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmedin mi? Eğer dileseydi, onu elbet hareketsiz kılardı. Sonra biz güneşi, ona delil kıldık.

  5. Edip Yüksel

    45. Efendinin gölgeyi nasıl uzattığına dikkat ettin mi? Nitekim dileseydi onu hareketsiz de yapardı. Nitekim, güneşi ona delil kıldık (gölgenin varlığını ışığa bağlı kıldık).

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    45. Rabbinin gölgeyi nasıl uzatmakta olduğunu görmedin mi? Dileseydi onu elbet hareketsiz de kılardı. Sonra biz güneşi, ona (gölgeye) delil kılmışızdır.

  7. Hakkı Yılmaz

    45-46. Rabbinin o gölgeyi nasıl uzatmış olduğuna bakmadın mı? Dileseydi onu elbet hareketsiz de yapardı. Sonra Biz güneşi, ona delil yaptık. Sonra da onu kolay bir çekişle Kendimize doğru çektik.

  8. Hasan Basri Çantay

    45. Rabbin (in sun’un) a bir bakmadın mı? Gölgeyi nasıl uzat (ıb yay) mışdır O? Eğer dileseydi onu elbet sakin de kılardı. Sonra biz güneşi ona bir delîl yapmışızdır.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    45. Görmedin mi Rabbin gölgeyi nasıl uzattı/yaydı? Eğer dileseydi elbette onu hareketsiz kılar (dünya dönmez, gölgeyi de olduğu yerde bırakır)dı. Sonra biz güneşi, o (gölgenin olması)na bir delil kıldık.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    45. Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmedin mi? Eğer dileseydi onu elbette sâbit kılardı. Sonra (biz) güneşi onun üzerine bir delil (o gölgenin sebebi) kıldık.

  11. Hüseyin Atay

    45. Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu durdururdu. Sonra, Biz güneşi ona kanıt yaptık.

  12. İhsan Eliaçık

    45. EY İNSANOĞLU! Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmüyor musun? İsteseydi onu durdururdu. Sonra güneşi ona nasıl yol gösterici yapmışız.

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    45. (Habîbim!) Rabbin(in sanat eserin)e bakma dın mı ki; (gün doğumuyla güneş doğumu arasında) gölgeyi nasıl uzat(ıp yerküreyionunla kaplat)mıştır? Dileseydi elbette onu (güneşin gideremeyeceği bir şe kilde sabit ve) sakin kılardı! (Biraz) sonra güneşi o (gölgenin varlığı)na bir delil kıldık. (Zira gölge, güneş ışığının cisimlere vurmasıyla bilinmektedir, gölgelerin halleri de, bir yerde ne kadar kalıp ne zaman kaybolacağı da yine güneşin hareketiyle tespit edilmektedir.)

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    45. Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu sabit kılardı. Sonra biz güneşi gölgeye delil kıldık. Sonra onu kendimize yavaş yavaş çektik.

  15. Mehmet Okuyan

    45. Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmedin mi? Dileseydi onu hareketsiz yapardı. Sonra güneşi ona (gölgeye) kılavuz yaptık.

  16. Mustafa İslamoğlu

    45. (EY İNSAN!) Görmez misin Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını Ama, eğer tercih etseydi, onu hareketsiz kılardı. Fakat Biz güneşi gölgeye kılavuz yapmışızdır; *

  17. Mustafa Öztürk

    45. (Ey nankör insan!] Görmez misin, rabbin gölgeyi nasıl da uzatıp kısaltıyor. Dileseydi onu pekala sabit, hareketsiz kılardı. Biz güneşi gölgeye delil/ sebep kılmışız;

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    45. Görmedin mi Rabbin gölgeyi nasıl uzatmıştır? Eğer dileyecek olsa idi onu elbette sakin kılardı. Sonra güneşi gölge üzerine bir delil kıldık.

  19. Sadık Türkmen

    45. Görmedin mi, Rabbin gölgeyi nasıl uzattı?! Dileseydi onu durgun hareketsiz kılardı. Sonra Biz Güneş’i ona delil kılmışızdır.

  20. Süleyman Ateş

    45. Rabbini görmedin mi gölgeyi nasıl uzattı? Dileseydi, onu durgun yapardı. Sonra nasıl güneşi ona delil kıldık (gölgenin görünmesini, ışığa bağlı kıldık)?

  21. Süleymaniye Vakfı

    45. Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmedin mi? Gerek görseydi onu hareketsiz kılardı. Güneşi de ona delil yapmıştır.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    45. Rabbini görmedin mi gölgeyi nasıl uzattı? Dileseydi, onu durgun yapardı. Sonra nasıl güneşi ona delil kıldık (gölgenin görünmesini, ışığa bağlı kıldık)?

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    45. Görmedin mi Rabbini, nasıl uzatmıştır gölgeyi? Eğer dileseydi, onu elbette hareketsiz kılardı. Sonra nasıl Güneş’i ona delil yapmışız!