Ayetler

Hac 12. Ayetteki Tercüme Hatası

Altta Diyanet'in mealiyle Süleymaniye Vakfının meali peş peşe yazdım, bazı ifadeleri renkli belirttim. Her iki mealde de aynı renkler aynı ifadeleri gösterir. Diyanet ve pek çok mealde renkli belirttiğim ifadeler yanlış tercüme ediliyor. Süleymaniye Vakfı'nın meali doğrudur. Renkli ifadeleri kıyas yapabilesin diye iki meali peş peşe ekledim. Bu sadece Diyanet'e has bir durum değil. Yanlış tercümelerden dolayı şirki tanıyamıyoruz, kimse bu ayetleri üstüne alınmıyor. Alt tarafa bu ifadelerin ne anlama geldiğini yazacağım.

Diyanet İşleri Meali

HAC SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

11. İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’a kıyıdan kenardan kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa, gönlü onunla hoş olur. Şâyet başına bir kötülük gelirse, gerisingeri (küfre) dönüverir. O dünyayı da kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu apaçık ziyanın ta kendisidir.

12. O, Allah’ı bırakır da kendine ne zarar, ne de fayda veren şeylere tapar. Bu da derin sapıklığın ta kendisidir.

13. Zararı faydasından daha yakın olana tapar. O (taptığı) ne kötü yardımcı, ne fena yoldaştır!

Süleymaniye Vakfı Meali

HAC SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

11. İnsanlardan kimi de Allah’a sınırda kulluk eder. Eline bir imkân geçse rahatlar; başına bir sıkıntı gelse yüz çevirir. Böylesi dünyayı da kaybeder âhireti de. Apaçık hüsran işte budur.

12. Allah ile araya, kendisine zarar vermeyecek ve bir yararı da olmayacak şeyi koyarak yardıma çağırır. İşte bu, pek derin bir sapıklıktır.

13. Zararı yararından yakın olan kişiyi[1*] de yardıma çağırır. O ne kötü bir yardımcı[2*] ve ne kötü bir yandaşlar topluluğudur.

[1*] ‘men’ zamiri kişiler olarak çevrilmiştir. Bunlar irade ve ruh sahibi insan ve meleklerdir (cinlerdir).

[2*] Bu veli ve yandaşlar, şeytanlık eden insan ve cin (melek) gurubundandır. İnsan olanların dost ve yandaşlarını nasıl kandırdıkları çevremizde kolayca gözlemleyebilir ve bu kitapta sayısız ayette okuyabiliriz. Görünmeyen varlıklar gurubundan olanların (cinlerin) insanların göğsüne fısıldaması (vesvese verdiği), çirkini güzel göstermesi, vaatlerde bulunması, fakirlikle korkutması ve benzerleri ile ilgili pek çok ayet olup bu grup ve insanların birbiri ile davalaştıkları kıyamet günü konuşmaları En’am 6/128’de onların ağzından, görünmeyen varlıklar gurubunun aşırılıkları Cin 72/6’da izah edilmiştir.

Bu Ayetler Müslümanlar İçin Örnek

Ayetlerde renkle belirttiğim genelde "O'nu bırakıp" "Allah'tan başka" "Allah'ın dışında" diye çevrilen (مِنْ دُونِ اللَّهِ ) Min Dûnillâh ifadesi. Min Dûnillâh, Allah ile kulun arasına yaşayan veya ölmüş bir insanın, meleklerin, ruhların vs alınması demek. Eğer Allah'tan değil de bu kişilerden, meleklerden, ruhlardan yardım istersen bu şirk oluyor. Kur'an'da şirkin tanımı bu; Doğrudan Allah'tan istemiyor da rütbesi yüksek olduğuna inandığı bir evliyayı yardıma çağırarak istiyor. Askeriyedeki ast üst ilişkisine benzetebiliriz. Allah'ın astından, yani Allah'ın altında ama kendisinden üstün olduğuna inandığı birini/birine çağrıda bulunmak, yardım istemek Allah'ın tevbe etmeden ölünmesi durumunda affetmeyeceğini söylediği tek günah. Bu ayetleri "O'nu bırakıp" "Allah'tan başka" "Allah'ın dışında" diye tercüme edince müslümanlar ayetin muhatabı olmadığını düşünüyor. Halbuki en başta Müslümanlar muhatap bu ayetlere.

Ayette doğru anlaşılmayan ikinci kelime renkle belirttiğim "tapmak" kelimesi. Böyle tercüme edince Müslümanlar "ben Allah'tan başka tanrıya tapmıyorum" diyor. Ayette tapmak diye çevirdikleri kelime yed’ǔ ( تَيَدْعُو ) Bu kelimenin anlamı yalvarma, çağrıda bulunmak demek. Bu kelimeler düzgün tercüme edilmeyince şirkin ne olduğu görülemiyor. Bu ayetler Allah ile arasına birini alan ve ondan yardım isteyen, ona çağrıda bulunan insanları anlatıyor.

Abdülkadir Geylani ve Şirk İçeren Sözleri

Alttaki dize Abdülkadir Gelaniye ait olduğu söylenen Füyuzat-ı Rabbaniye kitabından. Geylani bu ve benzer bir çok dizesinde müritlerine kendisinden yardım istemelerini söylüyor. Buna Allah ile araya birini almak ve ondan yardım istemek deniyor; Bu, Allah'ın tevbe edilmediği sürece affetmeyecei tek günah olan şirktir. Hac suresi 12. ayette anlatılan bu olaydır. Allah ile araya, kendisine zarar vermeyecek ve bir yararı da olmayacak şeyi koyarak yardıma çağırır. İşte bu, pek derin bir sapıklıktır.

Yeryüzündeki diğer taraflarının hepsi hükmüm altındadır.

Ve yer küre elimde bir güvercin yumurtası gibidir.

Güneşin doğduğu ufuk Batıda aşağı kademededir.

Adımım ise onu dikkatle aşıp geçti.

Ey müridim! Benim devamım sana kolaylık sağlar,

Şerefli bir hayat, yüksek ve saygı değer bir makam,

Ey Müridim! Beni doğuda çağıracak olursan,

Veya batıda, ya da denizlerde seyrederken…

Yardımına koşarım, atmosferin üstünde bile olsan…

Her hasma karşı ben kaza kılıcıyım…Haşır günü müridime şefaatçiyim ben,

Rabbim katında, sözüm ise reddolunmaz.

Ben, hem şeyh, hem salih, hem de veliyim,

Hem KUTUB’um ve insanların önderiyim.

Ben Kaadir olan mevlanın kuluyum, vaktim pek hoş,

Dedem Mustafa’dır, imamlık ise bana yeter.

Ceddime her vakit salat u selam olsun,

Hanedanına da olsun uzun müddet


Kaynak : Abdülkadir Geylani, Füyuzat-ı Rabbaniye, 64-65-66. sayfalar )

Bugün bu dizeleri ciddiye alıp, Abdülkadir Geylani'den yardım isteyen hoca Cübbeli Ahmet'tir. Ahmet hoca hapse girdiğinde Abdülkadir Geylani'den yardım istemiş ve bunu da çıkınca açıklamıştır. İstersen videosuna bakabilirsin.

Min Dûnillâh Ne Demek Ve Şirk Hakkında Ayrıntılı Açıklama

Şirk ayetlerinin nasıl katledildiğini, Ahkaf Suresi 4-5-6. ayetlerini ne hale getirdiklerini yazdığım bu sayfadan okuyabilirsin. Ahkaf Suresi 4-5-6. Ayetlerin Katledilmesi

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın (Kısmen Doğru)

    12. 0, Allah’ın dışında da, kendisine zarar da, yarar da getiremeyen varlıklara yalvarır. İşte bu, uzak (büsbütün) sapıklığın ta kendisidir.

    13. 0, zararı, yararından daha yakın olan bir kimseye yalvarıyor. Onun yalvardığı, gerçekten ne kötü yardımcı (koruyucu) ve ne kötü yoldaştır!

  2. Bayraktar Bayraklı (Kısmen Doğru)

    12. O, Allah'ı bırakıp, kendisine faydası da zararı da dokunamayacak olan şeylere yalvarır. Bu, büsbütün uzak olan sapıklığın ta kendisidir.

    13. O, zararı faydasından daha yakın olan bir varlığa yalvarır. O, ne kötü bir yardımcı, ne kötü bir dosttur!

  3. Diyanet İşleri

    12. O , Allah’ı bırakır da kendine ne zarar, ne de fayda veren şeylere tapar. Bu da derin sapıklığın ta kendisidir.

    13. Zararı faydasından daha yakın olana tapar. O (taptığı) ne kötü yardımcı, ne fena yoldaştır!

  4. Diyanet Vakfı (Kısmen Doğru)

    12. O, Allah'ı bırakıp, kendisine ne faydası, ne de zararı dokunacak olan şeylere yalvarır. Bu, (haktan) büsbütün uzak olan sapıklığın ta kendisidir.

    13. O, zararı faydasından daha (akla) yakın olan bir varlığa yalvarır. O (yalvardığı), ne kötü bir yardımcı, ne kötü bir dosttur!

  5. Edip Yüksel (Kısmen Doğru)

    12. ALLAH'tan ayrı olarak, kendisine yarar ve zarar veremiyenlere yalvarır. Sapıklığın en aşırı noktası budur.

    13. Zararı yararından daha yakın olana yalvarır. Ne kötü bir mevla ve ne kötü bir arkadaştır. *

  6. Elmalılı Hamdi Yazır (Kısmen Doğru)

    12. Allah'ı bırakır da kendine ne zarar, ne menfaat veremeyecek şeylere yalvarır. İşte derin sapıklık budur.

    13. Herhalde o, zararı faydasından daha yakın olana yalvarıyor. Yalvardığı şey ne kötü yardımcı ve ne kötü yoldaştır.

  7. Hakkı Yılmaz

    11-13. İnsanlardan kimi de Allah’a belirsiz bir taraf üzerinde/ kararsız, net çizgisiz bir şekilde kulluk eder. O nedenle eğer kendisine bir iyilik gelirse, onunla zihnindeki tüm soru işaretlerini gidererek rahata kavuşmuş olur. Ve eğer kendisine bir sosyal yangın/ sıkıntı gelirse yüzü üstü dönüverir. O, dünyayı da âhireti de kaybetti. İşte bu, apaçık kaybın ta kendisidir. O, Allah’ın astlarından kendine zarar ve menfaat veremeyecek şeylere yalvarır. İşte bu, çok uzak sapıklığın ta kendisidir. O, zararı yararından daha yakın olana yalvarıyor. Yalvardığı o şey ne kötü yardımcı, koruyucu ve ne kötü yoldaştır.

  8. Hasan Basri Çantay

    12. O, Allahı bırakır da kendisine ne zarar, ne fâide vermeyecek olan şeylere tapar. Bu ise (Hakdan) en uzak sapıklığın ta kendisidir.

    13. (Evet) o, zararı fâidesinden daha yakın olana tapar. (Tapdığı o nesne) ne kötü yardımcı, ne fena yoldaşdır!

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan (Kısmen Doğru)

    12. O, Allah’ı bırakır da kendisine ne zarar ne de fayda veren şeylere (gidip dert yanıp) yalvarır (ve şikayet eder). İşte bu, sapıklığın (haktan) uzaklaşmışlığın ta kendisidir.

    13. O, (böylece) kendisine zararı faydasından daha yakın olana yalvarır (tapar). O, ne kötü yardımcı ve ne kötü dosttur!

  10. Hayrat Vakfı Meali (Kısmen Doğru)

    12. Allah'ı bırakıp, kendisine ne bir zararı dokunan, ne de kendisine bir fayda veren şeylere yalvarır. İşte o (haktan) uzak olan dalâlet, budur!

    13. (Hem) zararı faydasından daha yakın olana yalvarır. (O yalvardığı şey) ne kötü yardımcı ve ne kötü arkadaştır!

  11. Hüseyin Atay (Kısmen Doğru)

    12. Allah’ı bırakıp, kendisine fayda da zarar da veremeyen şeylere yalvarır. İşte derin sapıklık budur.

    13. Kendisine zararı faydasından daha çok dokunana yalvarır. Yalvardığı kimse ne kötü koruyucu ve ne kötü yoldaştır!

  12. İhsan Eliaçık (Kısmen Doğru)

    12. Allah'ı bırakıp kendilerine ne zarar ne de fayda vermeyecek şeylere yalvarıp yakarıyorlar. İşte bu, sapkınlığın ta kendisidir

    13. Zararı faydasından çok olan kişiye yalvarıp yakarıyorlar. O ne kötü bir yâr ve ne berbat bir yardımcıdır.

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    12. O (mürtet kişi), Allâh’ı bırakıp, kendisine ne zarar verebilen, ne de ona fayda sağlayabilen şeylere tapar. İşte ancak bu, (haktan) pek uzak bir sapıklığın ta kendisidir!

    13. O, elbette öyle bir şeye tapmaktadır ki onun (varsayılan) zararı faydasından daha yakındır. (Çünkü taptığı putlar, dünyada kanının heder olmasına, âhirette ise azâba uğramasına sebep olmuştur.) Andolsun ki; elbette o, ne kötü yardımcı olmuştur! Yemin olsun ki; elbette o, ne de kötü arkadaş olmuştur!

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    12. O, Allah'ı bırakır da kendine ne zarar, ne de fayda veren şeylere tapar. Bu da derin sapıklığın ta kendisidir.

    13. Zararı faydasından daha yakın olana tapar. O (taptığı) ne kötü yardımcı, ne fena yoldaştır!

  15. Mehmet Okuyan

    12. O, Allah’ın peşi sıra kendisine yararı da zararı da dokunamayacak şeylere yalvarır. Asıl uzak sapkınlık işte budur.

    13. O, zararı yararından daha yakın (fazla) olan birine yalvarır. O (yalvardığı) ne kötü bir yardımcı ne kötü bir dosttur!

  16. Mustafa İslamoğlu

    12. O kimse, Allah dışında, kendisine ne zarar veren ne de yarar sağlayan nesnelere yalvarıp durur: kişiyi (haktan) uzaklaştıran en vahim sapıklık da zaten budur.

    13. Yalvarıp yakarıyor, zira işin ucunda zararı yararından daha fazla olan (efendi, yoldaş) kimseler var: o ne berbat efendi, o ne kötü yoldaştır!

  17. Mustafa Öztürk

    12. Yine bunlar Allah'ı bırakıp kendilerine hiçbir fayda ve zarar verme kudreti bulunmayan şeylere tapınırlar. İşte bu büsbütün bir dalalettir!

    13. Bunlar kimi zaman da zararı yararından çok olan kimselerden medet umarlar. Oysa medet umdukları kimseler ne kötü dost, ne kötü yoldaştırlar!

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    12. Allâh’tan başka kendisine ne zarar ve ne de menfaat veremiyecek olan şeye ibadet eder. İşte bu, en uzak sapıklıktır.

    13. Zararı faidesinden daha yakın olan kimseye ibadet eder. Ne fena yardımcı ve ne fena sahip.

  19. Sadık Türkmen

    12. O, Allah’ı bırakır da kendine ne zarar, ne de fayda veren şeylere tapar. Bu da derin sapıklığın ta kendisidir.

    13. Zararı faydasından daha yakın olana tapar. O (taptığı) ne kötü yardımcı, ne fena yoldaştır!

  20. Süleyman Ateş (Kısmen Doğru)

    12. Allah’tan ayrı olarak kendisine ne zarar, ne de yarar veremeyen şeylere yalvarır. İşte (doğru yoldan) uzak(lara) sapma budur!

    13. Zararı, faydasından daha yakın olana yalvarır. (O), Ne kötü bir yardımcı ve ne kötü bir arkadaştır!

  21. Süleymaniye Vakfı

    12. Allah ile araya, kendisine zarar vermeyecek ve bir yararı da olmayacak şeyi koyarak yardıma çağırır. İşte bu, pek derin bir sapıklıktır.

    13. Zararı yararından yakın olan kişiyi de yardıma çağırır. O ne kötü bir yardımcı ve ne kötü bir yandaşlar topluluğudur.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali (Kısmen Doğru)

    12. Allah,ın yanısıra kendisine fayda da zarar da veremeyenlere yalvarır. İşte derin sapıklık budur

    13. Kendisine zararı faydasından daha yakın olan insanlardan medet umar (gayıpdan dua edip) yalvarır. Yalvardığı. O ne berbat efendi ve o, ne kötü yoldaştır!

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    12. Allah’ın berisinden, kendisine zarar veremeyecek, yarar sağlamayacak şeylere dua/davet eder. Dönüşü olmayan sapıklığın ta kendisidir bu.

    13. Zararı yararından daha yakın olan kişiye yalvarır/davet eder. Ne kötü bir destekçidir o, ne kötü bir efendidir!