Ayetler

Hac 15, 16. Ayetlerdeki Tercüme Hatası

Diyanet İşleri Meali

HAC SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

15. Her kim ona (Muhammed’e) Allah’ın dünyada ve ahirette asla yardım etmeyeceğini zannediyorsa hemen tavana bir ip çeksin, sonra kendini assın da bir baksın; başvurduğu (bu yöntem), öfkelendiği şeyi giderecek mi?

16. Böylece biz Kur’an’ı apaçık âyetler hâlinde indirdik. Şüphesiz Allah, dilediğini doğru yola iletir.

Allah Yasakladığı Bir Şeyi Emreder Mi?

Allah intiharı yasaklamış. Aklı başında intihar eden ahirete dair her şeyini kaybeder. Nasıl oluyor da Allah bu ayette insana "kendini as" diyor? Bu mealleri okuyan Müslümanlar Allah'a olan inançlarını kaybetmemek için deist oluyor. Ayetin bu halini anlayamayan insanlara bir örnek göstereyim.

Ateistlerin hac 15. ayeti eleştirimesi.

15. ayette kafaları karıştıran şey parantez içine yazdıkları (Muhammed’e) ifadesi. Ayette peygamberimizden (a.s) bahsedilmiyor. İkinci acayiplik tavana ip çekmeyi sonra da kendisini asması gerektiğini nasıl çıkartmışlar bilmiyorum ama muhtemelen eski müfessirler bu ifadeleri böyle çevirdiği için onlar da böyle çevirmiş. Ayetteki bu kelimeler "bir sebeple göğe uzansın" anlamında. Ayet peygamberimize değil, "her kim Allah'ın kendisine yardım etmeyeceğini düşünüyorsa" diyor. Altta Süleymaniye Vakfı'nın meali var. Onlar "bir sebeple göğe uzansın" ifadesinin Allah'ın makamına yönelmek yani dua etmek olduğunu ifade etmişler. Ayette "ipi kessin kendisini assın" diye tercüme ettikleri ifade de aslında Allah'a yönelen kişinin "diğer ilişkilerini kessin" anlamında. Allah mealen diyor ki "sana yardım etmeyeceğimi düşünüyorsan diğer ilişkilerini kes, bana yönel, bak bakalım yardım ediyor muyum etmiyor muyum."

16. ayette Allah, istediği kimseyi yoluna kabul eder ifadesi var. Ben bu sitede "Allah dilediğini yapar" anlamındaki ayetlerin yanlış tercüme edildiğini yazdım, gösterdim. O ayetlerdeki fiili şae fiili. Hac 16. ayetteki ise ( يُرِيدُ ) yurīdu fiili var. Bu fiil "irade etmek" anlamında. Yani ayette "Allah irade ettiği şeyi yapar" ifadesi var. Bunu "Allah dilediğini yapar" diye tercüme etmek doğru değil. Bu şae fiilinden çok farklı. Allah burada istediğine yardım edeceğinden bahsediyor. Bir önceki ayetle beraber düşünürsek, Allah'ın kendisine samimi bir şekilde yönelenlere yardım edeceğini anlayabiliriz. Ayetlerin doğru tercümesi şöyle;

Süleymaniye Vakfı Meali

HAC SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

15. Kim Allah’ın, dünyada da âhirette de kendisine asla yardım etmeyeceği kanaatine varmışsa bir gerekçeyle göğe (Allah’a) yönelsin[*], diğer ilişkilerini derhal kessin ve baksın ki bu yol kendini bunaltan şeyi gerçekten giderecek mi yoksa gidermeyecek mi?”

[*] Göğe yönelmek demek Allah’ın makamına yönelmek demektir. En yaygın şekli ellerini göğe açarak dua etmek veya namaza durmaktır.

16. İşte böyle… Biz onu (Kitabı), birbirini açıklayan ayetler olarak indirdik. Doğrusu Allah, istediği kimseyi[*] yoluna kabul eder.

[*] Allah istediği kimseyi yoluna kabul eder. Yaptığından sual olunmayacak olan Allah hem kendisi hem de yarattıkları için kural koyduğunu ve bu çerçevede davranacağını ve hesap soracağını bildirmiştir. Kimin O’nun yolunda kimin de yanlışlar içerisinde olacağını belirleyen Allah, bu kanununun ölçüsünü de yine kendisi koymuştur ve Kuran’da pek çok ayette buna açıklama getirmiştir. Daha detaylı bilgi için bakınız, Bakara 2/2, Enam 6/39,Bakara 2/272,Kasas 28/56, İbrahim 14/4, Hac 22/23-24

Şâe شاء Fiiliyle İlgili Ayrıntılı Açıklama

شَاءَ şā'e fiiliyle ilgili ayrıntılı açıklamayı İbrahim dördüncü ayeti ele aldığım sayfada okuyabilirsin. İbrahim 4. Ayet Şae Fiili

شَاءَ şā'e fiiline dileme anlamı verince Kur'an'ı Kerim nasıl tutarsız bir kitap oluyor görmek için Enam 145-146. ayetleri ele aldığım sayfaya bakabilirsin. Enam 145-146. Ayetler Şae Fiili

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    15. Her kim, Allah’ın, bu dünyada ve öbür dünyada Elçisi’ne asla yardımda bulunmayacağını sanıyorsa, haydi, (öfkesinden kurtulmak için) kendi evinin tavanına bir ip bağlasın; sonra kendini assın. (Yahut bir vasıta ile göğe çıksın; sonra bu yardımı kesmeye çalışsın.) Sonra baksın, onun şer planı, kızdığı İlâhf ayrdımı engelleyebilecek midir?

    16. İşte Biz, böylece bu Kur’an’ı ( tamamını) da apaçık âyetler halinde indirdik. Ve şüphesiz Allah, kimi dilerse, onu hidâyete eriştirir.

  2. Bayraktar Bayraklı

    15. Her kim Allah`ın, Peygamberine dünya ve âhirette yardım etmeyeceğini sanıyorsa, göğe ulaşacak bir çare arasın; sonra eğer mümkünse o yardımı kessin. Baksın bu hilesi, kızdığı yardımı engelleyecek mi?

    16. İşte böyle biz, Kur`ân`ı apaçık âyetler halinde indirdik. Şüphesiz Allah dileyeni doğru yola iletir.

  3. Diyanet İşleri

    15. Her kim ona (Muhammed’e) Allah’ın dünyada ve ahirette asla yardım etmeyeceğini zannediyorsa hemen tavana bir ip çeksin, sonra kendini assın da bir baksın; başvurduğu (bu yöntem), öfkelendiği şeyi giderecek mi?

    16. Böylece biz Kur’an’ı apaçık âyetler hâlinde indirdik. Şüphesiz Allah, dilediğini doğru yola iletir.

  4. Diyanet Vakfı

    15. Her kim, Allah’ın, dünya ve ahirette ona (Resûlüne) asla yardım etmeyeceğini zannetmekte ise, (Allah ona yardım ettiğine göre) artık o kimse tavana bir ip atsın; (boğazına geçirsin); sonra da (ayağını yerden) kessin! Şimdi bu kimse baksın! Acaba, hilesi (bu yaptığı), öfke duyduğu şeyi (Allah’ın Peygamber’e yardımını) gerçekten engelleyecek mi?

    16. İşte böylece biz o Kur’an’ı açık seçik âyetler halinde indirdik. Gerçek şu ki Allah dilediği kimseyi doğru yola sevkeder.

  5. Edip Yüksel (Kısmen Doğru)

    15. Kim ALLAH’ın dünya ve ahirette kendisine yardım edemeyeceğini sanıyorsa göğe (Tanrı’ya) doğru yönelsin ve sonra (umut bağladığı diğerlerinden) umudunu kessin de uyguladığı bu planın, kendisinin canını sıkan her şeyden kurtarıp kurtarmadığına bir baksın.

    16. Böylece, biz onu apaçık ayetler olarak indirdik. ALLAH dilediğini/dileyeni doğruya ulaştırır.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    15. Allah’ın ona (peygambere) dünyada ve ahirette yardım etmeyeceğini sanan kimse hemen yukarıya bir ip uzatsın, sonra (kendini intihar edip) boğsun da baksın bu hilesi kendisini öfkelendiren şeyi giderecek mi?

    16. İşte biz onu (Kur’ân’ı) böylece, apaçık âyetler olarak indirdik. Şüphesiz Allah dilediğini doğru yola eriştirir.

  7. Hakkı Yılmaz (Kısmen Doğru)

    15. Kim, Allah’ın, kendisine dünyada ve âhirette yardım etmeyeceğini sanıyor idiyse, hemen samimiyetle Biz’e yönelsin, bir de Allah’ın astlarından kendine zarar ve menfaat veremeyecek o şeyler ile ilişkisini kessin. Sonra da baksın bakalım bu plânı, kendisini öfkelendiren şeyi/kafasındaki takıntıyı giderecek mi?

    16. Ve işte Biz, Kur’ân’ı böylece apaçık âyetler hâlinde indirdik. Ve şüphesiz Allah, dilediği kimselere/dileyen kimselere kılavuzluk eder.

  8. Hasan Basri Çantay

    15. Kim dünyâda da, âhiretde de ona (o peygambere) Allahın asla yardım etmeyeceğini sanıyorsa (evinin) tavan (ın) a bir ip uzatsın, sonra kendini (yerden) kes (ib boğ) sun da bir baksın, (bu) hıylesi onun öfkelenmekde olduğu şey’i behemehal giderecek mi?!

    16. İşte biz onu (Kur’ânı) böyle açık açık âyetler haalinde indirdik. Şübhesiz ki Allah (ancak) kimi dilerse ona hidâyet eder.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    15. Kim Allah’ın, o (Peygamberi’)ne dünyada ve âhirette asla yardım etmeyeceğini sanıyorsa (ve yardımı görünce öfkeleniyorsa, her çareye başvursun, öfkesinden) semaya bir sebep (alet/araç) bulup uzansın, sonra O’(nun vahiy ve yardımı)nı kesmeye çalışsın da (hele) bir baksın onun tuzağı, öfkelenmekte olduğu şeyi hiç giderebilecek mi?

    16. İşte biz onu (Kur’an’ı) böyle apaçık âyetler halinde indirdik. Şüphesiz Allah (kullarının niyet ve amellerine göre) dilediğini doğru yola iletir.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    15. Kim Allah`ın, dünyada ve âhirette ona (peygamberine) aslâ yardım etmeyeceğini sanıyorsa, o hâlde göğe (evinin tavanına) bir sebeb (ip) uzatsın; sonra (onu boğazına geçirerek, nefesini) kessin de baksın; (bu) hîlesi, öfkelenmekte olduğu şeyi (Allah`ın Peygambere yardımını) hiç giderebilecek mi?

    16. İşte onu (Kur`ân`ı) böyle apaçık âyetler hâlinde indirdik; şübhesiz ki Allah,(hikmetine binâen, kendi lûtfundan) dilediğine hidâyet verir.

  11. Hüseyin Atay

    15. Kim Allah’ın dünyada ve sonrakinde ona yardım etmeyeceğini sanıyorsa, herhangi bir biçimde göğe uzansın da kesin anlasın. Böylece kurduğu tuzağın, kendisini öfkelendiren şeyi gideremeyeceğini görsün.

    16. İşte, böylece onu apaçık ilkeler olarak indirdik. Şüphesiz Allah dileyene doğru yol gösterir.

  12. İhsan Eliaçık

    15. Her kim, Allah'ın, peygambere dünyada ve ahirette asla yardım etmeyeceğini sanıyorsa hemen göğe bir ip uzatsın, onunla yukarı çıksın; bakalım başvurduğu yol sinirlerini yatıştıracak mı?

    16. İşte Biz, Kur'an'ı böyle, söze dayalı apaçık ayetler olarak indirdik. Allah lâyık gördüğünü doğru yolda yürütür; bundan hiç şüpheniz olmasın

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    15. Her kim Allâh’ın, dünya da ve âhirette o (Muhammed Mustafa’sı)na asla yardım etmeyeceğini zannetmekte bulunmuşsa, artık hemen o, (öfkesini gidermek için elinden geleni yapmak üzere, evinin tavanının bulunduğu) göğe doğru bir ip uzatsın, sonra (onu boğazına geçirip iyice sıkarak nefesini) kessin (ve böylece intihar edip gebersin) de baksın (bakalım) ki (peygamberime verdiğim desteği engelleme uğrunda kurduğu) hilesi o öfke duyduğu şeyi gerçekten giderebilecek mi?/(Elinden geliyorsa) göğe bir ip uzatsın, sonra (yüzlerce senelik mesafeyi) kat(ederek ona gelecek yardımı ve vahyi engellemeye gayret) etsin de baksın ki hilesi öfkesini hiç giderebilecek mi?/ (Asla! Kâfirler kahrından geberse de, Allâh’ın peygamberine yardımı, dünyada da âhirette de sürecektir.)

    16. İşte (bu konuda) böylece (açık seçik âyetler vahyettiğimiz gibi) Biz onu(n tamamını) pek açık âyetler hâlinde indirdik. Bir de (şunu bil ki,) gerçekten Allâh (doğru yola iletmeyi) dilediğini hidâyet eder (ve hidâyetini artı rarak dosdoğru yolda sabit kılar)!

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    15. Her kim ona (Muhammed'e) Allah'ın dünyada ve ahirette asla yardım etmeyeceğini zannediyorsa hemen tavana bir ip çeksin, sonra kendini assın da bir baksın; başvurduğu (bu yöntem), öfkelendiği şeyi giderecek mi?

    16. Böylece biz Kur'an'ı apaçık âyetler halinde indirdik. Şüphesiz Allah dilediğini doğru yola iletir.

  15. Mehmet Okuyan (Kısmen Doğru)

    15. Kim Allah’ın, dünya ve ahirette kendisine asla yardım etmeyeceğini sanıyorsa, artık göğe doğru bir sebebe uzansın; sonra da (diğer şeylerle ilişkisini) kessin! Baksın ki bu önlemi kendisini öfkelendiren şeyin kökünü nasıl da kazıyacak!

    16. İşte böylece biz onu (Kur’an’ı) apaçık ayetler hâlinde indirdik. Şüphesiz ki Allah dileyeni (layık gördüğünü) doğru yola ulaştırır.

  16. Mustafa İslamoğlu

    15. Her kim, Allah’ın kendisine dünya ve âhirette asla (aracısız) yardım etmeyeceğini düşünüyorsa, bir sebebe tutunup göğe uzanıversin ve (Allah dışında yalvardıklarıyla ilişkiyi) kessin; daha sonra görsün bu tedbiri kendisini öfkelendiren şeyin kökünü kazıyacak mı (kazımayacak mı)?

    16. İşte böylece Biz, bu (mesajları) hakikatin apaçık belgeleri olarak indirmiş bulunuyoruz; ama şu da bir gerçek ki, Allah isteyen/istediği kimseyi doğru yola yöneltir.

  17. Mustafa Öztürk

    15. Kim Allah'ın dünyada ve ahirette peygamberine yardım etmeyeceğini düşünü­ yorsa, bu düşünceden vazgeçsin. [Şayet aksini düşünmek kendisini öfkeye bo­ğuyorsa]. o zaman gitsin evinin tavanına bir ip uzatarak kendini assın. Baksın bakalım, bu yaptığı iş öfkesini giderebilecek mi?! [Asla gidermeyecek, çünkü o kafirler/müşıikler çatlasa da patlasa da Allah peygamberine yardım edip onu muzaffer kılacak].

    16. İşte böylece biz Kur'an'ı açık ve anlaşılabilir ayetler/mesajlar halinde indirdik. Kuşkusuz Allah dilediği/layık gördüğü kimseleri doğru yola iletir.

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    15. Her kim O’na (peygambere) Allah’ın ne dünyada ve ne de ahirette yardım etmeyeceğini zannediyor ise semaya bir ip uzatsın, sonra onunla intihar etsin, artık baksın ki, kendisinin bu hilesi onun nefret ettiği şeyi giderecek mi?

    16. Ve işte O’nu böyle açık açık âyetler olarak indirdik. Ve şüphe yok ki Allah dilediğine hidâyet eder.

  19. Sadık Türkmen

    15. Her kim ona (Muhammed’e); Allah’ın, dünyada ve ahirette asla yardım etmeyeceğini zannediyorsa; göğe ulaşacak bir çare arasın sonra mümkünse o yardımı kessin. Başvurduğu (bu yöntem), öfkelendiği şeyi giderecek mi?

    16. Böylece biz, Kur’an’ı apaçık âyetler halinde indirdik. Şüphesiz Allah dileyeni doğru yola iletir.

  20. Süleyman Ateş

    15. Kim Allâh’ın, dünyâda ve âhirette kendisine yardım etmeyeceğini sanıyorsa öfkesini gidermek için göğe bir sebep(ip)le uzansın, sonra (ayaklarını yerden) kessin de baksın, bu çaresi, öfkelendiği şeyi giderebilecek mi?

    16. Ve işte biz Kur’ân’ı böyle açık açık âyetler olarak indirdik. Şüphesiz Allâh, dilediğini doğru yola iletir.

  21. Süleymaniye Vakfı

    15. Kim Allah’ın, dünyada da âhirette de kendisine asla yardım etmeyeceği kanaatine varmışsa bir gerekçeyle göğe (Allah’a) yönelsin , diğer ilişkilerini derhal kessin ve baksın ki bu yol kendini bunaltan şeyi gerçekten giderecek mi yoksa gidermeyecek mi?”

    16. İşte böyle… Biz onu (Kitabı), birbirini açıklayan ayetler olarak indirdik. Doğrusu Allah, istediği kimseyi yoluna kabul eder.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali (Kısmen Doğru)

    15. Her kim Allahın kendisine dünya ve ahirette asla (doğrudan ) yardım etmeyeceyini düşünüyorsa bir sebebe tutunup göğe uzanıversin ve (Allahın yanısıra yalvardıklarıyla ilişkiyi) kessin daha sonra görsün bu tedbiri kendisini öfkelendiren şeyin kökünü kazıyacak mı (kazımıyacak mı)

    16. İşte böylece ayetleri açıklayarak indirdik. Allah , iyiliği tercih edip gayret gösteren kimseyi doğru yola yönlendirir.

  23. Yaşar Nuri Öztürk (Kısmen Doğru)

    15. Kim Allah’ın dünyada ve âhirette kendisine yardım etmeyeceğini sanıyorsa; bir sebeple göğe uzansın,sonra öteki ilişkilerini kessin de bakıversin: Oyunu, öfkelendirdiği şeyleri gerçekten giderecek mi?

    16. Biz onu, böylece açık seçik ayetler halinde indirdik. Kuşkusuz, Allah, dilediğine/dileyene kılavuzluk eder.