Ayetler

Hud 101. Ayetteki Tercüme Hatası

Diyanet İşleri Meali

HUD SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

100. (Ey Muhammed!) Bunlar o memleketlerin haberlerinden bazılarıdır. Onları sana anlatıyoruz. Onlardan ayakta duranlar da var, yıkılıp gidenler de.

101. Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin azap emri gelince, Allah’ı bırakıp da taptıkları ilâhları kendilerine hiçbir fayda sağlamadı. İlâhları onların sadece ziyanlarını artırdı.

102. Senin Rabbin, yanlışlar içine düşmüş kentleri yakaladığı zaman işte böyle yakalar. Onun yakalaması can yakıcıdır ve çetindir.

Ayetlerde genelde "O'nu bırakıp" "Allah'tan başka" "Allah'ın dışında" diye çevrilen (مِنْ دُونِ اللَّهِ ) Min Dûnillâh ifadesi. Min Dûnillâh, Allah ile kulun arasına yaşayan veya ölmüş bir insanın, meleklerin, ruhların vs alınması demek. Eğer Allah'tan değil de bu kişilerden, meleklerden, ruhlardan yardım istersen bu şirk oluyor. Kur'an'da şirkin tanımı bu; Doğrudan Allah'tan istemiyor da rütbesi yüksek olduğuna inandığı bir evliyayı yardıma çağırarak istiyor. Askeriyedeki ast üst ilişkisine benzetebiliriz. Allah'ın astından, yani Allah'ın altında ama kendisinden üstün olduğuna inandığı birini/birine çağrıda bulunmak, yardım istemek Allah'ın tevbe etmeden ölünmesi durumunda affetmeyeceğini söylediği tek günah. Bu ayetleri "O'nu bırakıp" "Allah'tan başka" "Allah'ın dışında" diye tercüme edince müslümanlar ayetin muhatabı olmadığını düşünüyor. Halbuki en başta Müslümanlar muhatap bu ayetlere. Allah bu ayetleri bize örnek olsun "onlar gibi olmayın" diye indirdi. Ayetin doğru tercümesi şöyle.

Süleymaniye Vakfı Meali

HUD SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

100. İşte bunlar, o kentlerin haberlerindendir. Bunları sana olduğu gibi anlatıyoruz. Onlardan hâlâ kalıntıları olanlar da vardır, biçilmiş ekin gibi yok olanlar da.

101. Biz onlara haksızlık yapmadık ama haksızlığı onlar kendilerine yaptılar. Rabbinin /Sahibinin emri gelince, Allah ile aralarına koyarak yardım istedikleri ilahları işlerine yaramadı. Onlara katkıları, sadece zararlarını artırmak oldu.

102. Senin Rabbin, yanlışlar içine düşmüş kentleri yakaladığı zaman işte böyle yakalar. O’nun yakalaması can yakıcı ve sert olur.

Müslümanlar evliya dedikleri Abdülkadir Gelyani gibi ölmüş insanlardan yardım istiyor. Üstteki ayetler bize örnek. Allah "onlar gibi olmayın" diye indirmiş bu ayetleri. Kim allah ile arasına birisini koyup yardım isterse Hud suresinin bu ayetleri gibi davranmış olur. Bu ayetleri "Allah'tan başkasına tapma" diye tercüme edince Müslümanlar anlaması gerekeni anlayamıyor. Abdülkadir Geylani'den nasıl yardım istediklerini alttaki linkten görebilirisin.

Min Dûnillâh Ne Demek Ve Şirk Hakkında Ayrıntılı Açıklama

Şirk ayetlerinin nasıl katledildiğini, Ahkaf Suresi 4-5-6. ayetlerini ne hale getirdiklerini yazdığım bu sayfadan okuyabilirsin. Ahkaf Suresi 4-5-6. Ayetlerin Katledilmesi

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    101. Zaten Biz onlara zulmetmedik; ancak onlar kendi kendilerine zulmettiler. Sonunda Rabb’inin emri (azabı) gelince, onların Allah’tan başka da taptıkları tanrılar, hiçbir fayda sağlamamışlar ve hüsranlarını arttırmaktan başka bir şeye yaramamışlardır.

  2. Bayraktar Bayraklı

    101. Onlara biz zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin emri geldiğinde, Allah'ı bırakıp taptıkları tanrıları onlara hiçbir şey sağlamadı, ziyanlarını arttırmaktan başka bir şeye de yaramadı.

  3. Diyanet İşleri

    101. Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin azap emri gelince, Allah’ı bırakıp da taptıkları ilâhları kendilerine hiçbir fayda sağlamadı. İlâhları onların sadece ziyanlarını artırdı.

  4. Diyanet Vakfı

    101. Onlara biz zulmetmedik; fakat, onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin (azap) emri geldiğinde, Allah'ı bırakıp da taptıkları tanrıları, onlara hiçbir şey sağlamadı, ziyanlarını artırmaktan başka bir şeye yaramadı.

  5. Edip Yüksel

    101. Biz onlara zulmetmedik, onlar kendi kendilerine zulmettiler. Efendinin emri geldiği zaman, ALLAH’tan aşağı yalvardıkları tanrıları onları hiçbir şeyden kurtaramadı. Aslında, onların yalnızca ziyanlarını arttırdı.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    101. Biz onlara zulmetmedik, onlar kendi kendilerine zulmettiler. Allah’ı bırakıp da taptıkları tanrılar, Rabbinin emri gelince kendilerine hiçbir fayda sağlayamadılar. Hasarlarını arttırmaktan başka bir şeye yaramadılar.

  7. Hakkı Yılmaz

    101. .Ve onlara Biz haksızlık etmedik; fakat onlar kendilerine haksızlık ettiler, yanlış; kendi zararlarına iş yaptılar. Onun için Rabbinin emri geldiğinde, Allah’ın astlarından taptıkları tanrıları, onlara hiçbir şey sağlamadı ve onlara ziyandan başka bir şey arttırmadılar.

  8. Hasan Basri Çantay

    101. Onlara biz zulmetmedik, fakat onlar kendi nefislerine zulmetdiler. Binâen’aleyh Allâhı bırakıb tapdıkları (yalancı) Tanrılar, Rabbinin (azâb) emri geldiği zaman, onlara hiç bir fâide vermedi, ziyanlarını artırmakdan başka bir şey’e yaramadı.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    101. Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar (inkâr ve nankörlük etmekle) kendilerine zulmettiler. Rabbinin azap emri geldiği zaman, Allah’tan başka yalvar(ıp tapın)dıkları ilâhları onlara hiçbir hususta fayda sağlamadı ve onların ziyanlarını (ve yok olmalarını) artırmaktan başka bir şeye yaramadı.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    101. Hâlbuki (biz) onlara (hak ettiklerinin dışında cezâ vererek) zulmetmedik, velâkin(onlar küfür ve isyanlarıyla) kendilerine zulmettiler; artık Rabbinin emri gelince, Allah`dan başka (kendisine) yalvarmakta oldukları ilâhları kendilerine hiçbir fayda vermedi. Onlara zarar vermekten başka bir şey de artırmadılar.

  11. Hüseyin Atay

    101. Biz onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmettiler. Allah’tan başka taptıkları tanrıları ken- dilerine hiçbir yarar sağlamadı. Rabbinin buyruğu gelince, tanrıları onların zararını artırmaktan başka bir işe yaramadı.

  12. İhsan Eliaçık

    101. Biz onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmettiler. Allah'tan başka taptıkları tanrıları, Rabbinin emri geldiği zaman kendilerine hiçbir yarar sağlamadı ve hüsranlarını artırmaktan başka bir işe yaramadı

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    101. Böylece Biz (kendilerini helâk ederek) onlara zulüm yapmadık, ve lâkin onlar (kendilerini helâk ettirecek günahlar işleyerek) nefislerine zulümde bulundular. Fakat senin Rabbinin (azap) emri geldiğinde, onların Allâh’ı bırakıp da tapmakta oldukları o (bâtıl) ilâhları (, başlarına gelen azâbı kaldırmak için) kendilerinden hiçbir şeyi savuşturamadı. Böylece onlar bunlara, zarara uğratma dışında bir artış da yapa madılar.

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    101. Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin azap emri gelince Allah'ı bırakıp da taptıkları ilahları kendilerine hiçbir fayda sağlamadı. İlahları onların sadece ziyanlarını artırdı.

  15. Mehmet Okuyan

    101. Onlara biz haksızlık etmemiştik; fakat, onlar kendilerine haksızlık etmişlerdi. Rabbinin (azap) emri geldiğinde, Allah’ın peşi sıra yalvardıkları ilahları onlardan hiçbir (sıkıntı) giderememişti. (Putlar onların) kayıplarından başka bir şey artırmamıştı.

  16. Mustafa İslamoğlu

    101. Ama Biz onlara zulmetmedik, lâkin onlar kendi kendilerine zulmettiler. Dahası Rablerinin (helâk) emri geldiğinde, Allah dışında yalvarıp yakardıkları ilâhları onların başından hiçbir şeyi savamadı; üstelik bunlar, kendi çöküşlerini hızlandırmaktan başka bir işe de yaramadı.

  17. Mustafa Öztürk

    101. Biz helak olup giden o halklara zulmetmedik; gerçekte onlar kendi kendilerine zulmettiler. Rabbinin azap ve helak hükmü gelince Allah'ı bırakıp da tann diye tapındıkları şeyler kendilerine hiç­ bir fayda sağlamadı; bilakis o sözde tanrılar onların helak ve hüsranlarını artırmaktan başka bir işe yaramadı

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    101. Ve biz onlara zulmetmedik, velâkin onlar kendi nefislerine zulmettiler. Allah Teâlâ’dan gayrı taptıkları tanrıları, Rabbin emri geldiği vakit onları hiçbir şeyden müstefid etmiş olmadı ve onlara hüsrândan başka bir şey arttırmış da olmadılar.

  19. Sadık Türkmen

    101. Biz onlara zulmetmedik. Fakat, kendi kendilerine zulmettiler. Allah’tan başka yalvarıp yakardıkları ilâhları/tanrıları da, onlardan hiçbir şeyi savamadı; Rabbinin emri geldiği zaman... (O sahte ilâhların/tanrıların) onlara, zararlarını artırmaktan başka bir katkısı da olmadı.

  20. Süleyman Ateş

    101. Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar, kendi kendilerine zulmediyorlardı. Rabbinin emri geldiği zaman, Allah’tan başka yalvardıkları tanrıları, kendilerinden hiçbir şeyi savamadı ve onların ziyanlarını artırmaktan başka bir işe yaramadı!

  21. Süleymaniye Vakfı

    101. Biz onlara haksızlık yapmadık ama haksızlığı onlar kendilerine yaptılar. Rabbinin /Sahibinin emri gelince, Allah ile aralarına koyarak yardım istedikleri ilahları işlerine yaramadı. Onlara katkıları, sadece zararlarını artırmak oldu.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    101. Onlara biz zulmetmedik; fakat, onlar kendilerine zulmettiler.Rabbinin(azap)emri geldiğinde Allah'ile kendi aralarına koyarak (kutsayıp) yalvarıp medet umdukları ilahları, onlara hiçbir şey sağlamadı, ziyanlarını artırmaktan başka bir şeye yaramadı.

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    101. Onlara biz zulmetmedik. Ama onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin emri geldiğinde, Allah’ı bırakıp da yakardıkları ilahları kendilerine hiçbir yarar sağlamadı. İlahları onların sadece hasar ve hüsranlarını artırdı.