Ayetler

Hud 107. Ayetteki Tercüme Hatası

Diyanet İşleri Meali

HUD SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

105. O gün geldiği zaman Allah’ın izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz. Onlardan mutsuz (cehennemlik) olanlar da vardır, mutlu (cennetlik) olanlar da.

106. Mutsuz olanlara gelince; cehennemdedirler. Onların orada şiddetli bir soluyuşları vardır.

107. Onlar, gökler ve yerler durdukça orada ebedî olarak kalacaklardır. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Şüphesiz Rabbin istediğini yapandır.

Cehennemden Çıkış Var Mı?

Allah bu ayette cehenneme gidecek insanların çekecekleri cezalarının uzunluğundan bahsediyor. 107. ayetteki "gökler ve yerler durdukça" ifadesi Arapçada sonsuzluğu ifade eden bir deyimdir. Bazı insanların cehennemden hiç bir zaman çıkamayacağını anlıyoruz. Peki koyu belirttiğim ifadede Allah bazıların cehennemden çıkmasını dileyecek mi? Bu isteğe dayalı bir şey midir? Allah bu dünyanın da ahiretin de kurallarını ilkelerini belirlemiş. Düşünmeye buradan başlarsak dileme diye çevrilen kelimenin aslında anlamının bilinmediği ortaya çıkar. Allah Kur'an'da her şeyin kuralını, her şeyi bir ölçüyle yaptığını bildirmiş. O zaman burada da bir ölçü olması gerekir ki bunun ayeti Nisa 48'dir. Allah kimi bağışlamayacağını bu ayette söylüyor.

Süleymaniye Vakfı Meali

NİSA SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

48. Allah, kendisine ortak /şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun altındaki günahları, gerekeni yapan için bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa, (‘bunu isteyen Allah’tır’ diyerek) büyük bir günahı ona mal etmiş olur.

Allah Nisa 48'de şirki bağışlamayacağını söyledi. Bu Allah'ın belirlediği kural. O zaman Allah Hud 107'de bu kurala uyanı bağışlayacağını söylüyor demektir. Yani büyük günahlar işleyip, tartıda günah kısmı ağır basanlar cehenneme girer, bunların içinde şirke girmeyenler cezaları dolunca çıkar. Şâe = شاء fiilinin anamı bilinmediği için böyle saçma mealler oluyor. Nisa 48. ayetin açıklaması için bu sayfaya bakabilirsin. Nisa 48 Şae Fiili

Hud 107. ayetin doğru tercümesi şöyle;

Süleymaniye Vakfı Meali

HUD SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

105. Allah’ın izni olmadan kimsenin konuşamayacağı gün geldiğinde kimileri mutsuz kimileri de mutlu olacaktır.

106. Mutsuzlar, o ateşte olacaklardır; orada nefesleri hırıltılı ve derindendir.

107. Rabbin farklı tercihte bulunmazsa; onlar, gökler ve yer durdukça, orada ölümsüz olarak kalırlar. Senin Rabbin irade ettiği[*] her şeyi yapacak güçtedir.

[*] İrâde, istemek ve dilemektir. Allah kullarının, imtihanı başarmalarını irade eder ama herkes başaramaz. Bir âyet şöyledir: “Allah size, her şeyi açık açık göstermeyi; sizi, sizden öncekilerin doğru yollarına yönlendirmeyi ve tevbenizi kabul etmeyi irade eder. Allah bilir, doğru kararlar verir.” (Nisa 4/26) “ol” emrini vermeden onun iradesi gerçekleşmez. “Bir şeyi irade ederse onun yaptığı sadece ‘Ol’ demektir; o şey hemen oluşur.” (Yasin 36/82) İmtihanla ilgili konularda “ol” emrini, sadece gereğini yapanlar için verir.

Şâe شاء Fiiliyle İlgili Ayrıntılı Açıklama

شَاءَ şā'e fiiliyle ilgili ayrıntılı açıklamayı İbrahim dördüncü ayeti ele aldığım sayfada okuyabilirsin. İbrahim 4. Ayet Şae Fiili

شَاءَ şā'e fiiline dileme anlamı verince Kur'an'ı Kerim nasıl tutarsız bir kitap oluyor görmek için Enam 145-146. ayetleri ele aldığım sayfaya bakabilirsin. Enam 145-146. Ayetler Şae Fiili

Müslümanlar cehenneme girecek mi, giren çıkacak mı bu sayfadan okuyabilirsin. Müslümanlar Cehenneme Girecek Mi?

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    107. Rabb’inin başka türlü dilemesi hariç, şu gökler ve bu yer durdukça onlar o ateşte sonsuz olarak kalacaklardır. Çünkü senin Rabb’in, her dilediğini mutlaka yapandır.

  2. Bayraktar Bayraklı

    107. Rabbinin dilediği hariç, onlar gökler ve yer durdukça o ateşte süreli kalacaklardır. Çünkü Rabbin, istediğini hakkı ile yapandır.

  3. Diyanet İşleri

    107. Onlar, gökler ve yerler durdukça orada ebedî olarak kalacaklardır. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Şüphesiz Rabbin istediğini yapandır.

  4. Diyanet Vakfı

    107. Rabbinin dilediği hariç, (onlar) gökler ve yer durdukça o ateşte ebedî kalacaklardır. Çünkü Rabbin, istediğini hakkıyla yapandır

  5. Edip Yüksel

    107. Gökler ve yer durduğu sürece orada kalıcıdırlar; ancak Efendin dilerse başka. Efendin dilediğini Yapandır.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    107. Onlar orada gökler ve yer durdukça duracaklar. Ancak Rabb’inin diledikleri başka. Çünkü Rabbin dilediğini yapandır.

  7. Hakkı Yılmaz

    107. Gökler ve yer durdukça onlar da o ateşte sürekli kalacaklardır. –Ancak Rabbinin dilediği müstesna.– Şüphesiz Rabbin dilediğini en üst seviyede yapandır.

  8. Hasan Basri Çantay

    107. Gökler ve yer durdukça orada ebedî kalıcıdırlar. Rabbinin dilediği (müddet) başka. Çünkü Rabbin ne dilerse hakkıyle onu yapandır.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    107. Gökler ve yer durdukça orada ebedî kalacaklardır; ancak Rabbinin (çıkarmayı) dilediği hariçtir. Çünkü Rabbin dilediğini istediği gibi yapandır.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    107. Gökler ve yer durdukça orada ebedî olarak kalıcıdırlar; ancak Rabbinin dilediği müstesnâ. Çünki Rabbin, ne dilerse hakkıyla yapandır.

  11. Hüseyin Atay

    107. Rabbinin dilemesi dışında, gökler ve yer sürdükçe orada temelli kalırlar. Doğrusu, Rabbin dilediğini pek yapandır.

  12. İhsan Eliaçık

    107. Onlar orada, gökler ve yer durdukça aralıksız kalacaklar. Ancak Rabbinin uygun gördüğü süre başka, çünkü Rabbin uygun gördüğünü yapandır.

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    107. (Sonu olmayan âhiretin) gökler(i) ve yer(leri) durdukça (o kâfirler) orada(ki sıcak tabakada) ebedî kalıcılar olarak (bulunacaklardır)! Ancak senin Rabbinin(, cehennemin soğuk taba kasıyla azap etmeyi) dilemiş olduğu süre müstesnâ!/Ancak Rabbinin (, günahları yüzünden önce cehenne me sokmayı, sonra da imanları nedeniyle oradan çıka rıp cennete kavuşturmayı) dilemiş olduğu (Müslüman) kimseler müstesnâ!/ Gerçekten senin Rabbin, (iyiler ve kötüler hakkın da yapmayı) dilemekte olduğu şeyleri (hiçbir itiraz ve engellenmeyle karşılaşmaksızın) tam manasıyla yapan bir Zât’tır.

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    107. Onlar, gökler ve yerler durdukça orada ebedi olarak kalacaklardır. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Şüphesiz Rabbin istediğini yapandır.

  15. Mehmet Okuyan

    107. Rabbinin dilemesi hariç, gökler ve yer durdukça orada ebedî kalacaklardır. Şüphesiz ki Rabbin istediğini yapandır.

  16. Mustafa İslamoğlu

    107. Rabbin aksini tercih etmedikçe, gökler ve yer orada durduğu sürece onlar da orada kalmayı sürdürecekler: Unutma ki senin Rabbin tercih ettiği her şeyi yaratabilen tek öznedir.

  17. Mustafa Öztürk

    107. Gökler ve yer durdukça onlar daimi olarak cehennemde kalacaklar. Tabii eğer rabbin aksini dilemezse. Şüphesiz senin rabbin dilediği her şeyi yapar.

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    107. (Onlar) Orada gökler ve yer devam ettikçe ebedî surette duruculardır. Rabbinin dilediği müddet müstesna. Şüphe yok ki, senin Rabbin dilediğini bihakkın işleyicidir.

  19. Sadık Türkmen

    107. Rabbinin haklarında hüküm verdiği (günahkarlar) hariç; orada sonsuz kalıcıdırlar, göklerin ve yeryüzünün değiştirile değiştirile sonsuz duracağı gibi!.. Rabbin mutlaka dilediğini/kararlaştırdığını yapandır.

  20. Süleyman Ateş

    107. Gökler ve yer durdukça orada sürekli kalacaklardır. Meğer Rabbin, çıkmalarını dilemiş olsun. Çünkü Rabbin, istediğini yapandır.

  21. Süleymaniye Vakfı

    107. Rabbin farklı tercihte bulunmazsa; onlar, gökler ve yer durdukça, orada ölümsüz olarak kalırlar. Senin Rabbin irade ettiği her şeyi yapacak güçtedir.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    107. Rabbinin varetmesi ile,(gücü ile) gökler ve yer durdukça o ateşte süresiz kalacaklardır. Çünkü Rabbin, istediğini hakkıyla yapandır

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    107. Rabbinin dilemesi hariç, gökler ve yer durdukça onlar orada hep kalacaklardır. Rabbin, dilediğini öyle bir yerine getirir ki!...