Ayetler

İbrahim 27. Ayetteki Tercüme Hatası

Diyanet Vakfı Meali

İBRAHİM SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

27. Allah Teâlâ sağlam sözle iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sapasağlam tutar. Zalimleri ise Allah saptırır. Allah dilediğini yapar.

Allah Hiç Kimseyi Saptırmaz

Allah birilerini saptıracak olsaydı peygamber ve kitap göndermezdi. İnsanlar kendi iradeleriyle, tercihleriyle sapar. Yine kendi iradeleri ve tercihleriyle iman ederler. İnsanlar hangi yoldan giderse, neyi tercih ederlerse Allah onu yaratır. Allah Nisa 26. ayette şöyle diyor; Allah, her şeyi size açık açık göstermeyi, sizi sizden öncekilerin de gittiği doğru yollara yönlendirmeyi ve tevbenizi kabul etmeyi irade eder. Allah bilir, doğru kararlar verir. (Nisa 26) Allah herkesin iman etmesini istiyor. Bunun için ölçüleri, uyulacak kuralları belirlemiş. Allah koyduğu kurallara kim uyuyor, kim iman edip kim sapıklıkta direniyor diye bakıp, insanları yola gelmiş veya sapık sayar. Buna göre insanlar dünyada neyi tercih ettiyse ahirette onun karşılığını alacak. Bütün bunları dilediği şekilde değil koyduğu düzene, belirlediği ölçülere göre yapar.

Âyette dileme diye çevrilen şâe = شاء fiilinin kökü, “var etme” anlamında olan şey =شيء’dir. (Müfredât). Buna göre şâe = شاء fiilinin öznesi Allah olursa “gerekeni yarattı” insan olursa “tercihinin gereğini yaptı” anlamına gelir. Bir ayet şöyledir: ”Yapılması gerekeni Allah yapsaydı hepinizi tek bir toplum haline getirirdi. Ama Allah, (sapıklığın) gereğini yapanı sapık sayar, (doğru yolda olmanın) gereğini yapanı da yoluna kabul eder. Yaptıklarınızdan elbette sorumlu tutulacaksınız.” (Nahl 16/93) Buna göre ayetin doğru tercümesi şöyle;

Süleymaniye Vakfı Meali

İBRAHİM SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

27. Allah, inanıp güvenmiş kimseleri hem dünya hayatında hem de ahirette sabit sözle sağlamlaştırır. Yanlış yapanları da sapık sayar. Allah yaptığını kurduğu düzene göre yapar.

Şâe شاء Fiiliyle İlgili Ayrıntılı Açıklama

شَاءَ şā'e fiiliyle ilgili ayrıntılı açıklamayı İbrahim dördüncü ayeti ele aldığım sayfada okuyabilirsin. İbrahim 4. Ayet Şae Fiili

شَاءَ şā'e fiiline dileme anlamı verince Kur'an'ı Kerim nasıl tutarsız bir kitap oluyor görmek için Enam 145-146. ayetleri ele aldığım sayfaya bakabilirsin. Enam 145-146. Ayetler Şae Fiili

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    27. Allah, (Tevhid imanı ile) iman etmiş olanları sabit olan (hak olduğu delillerle sabit olup kalpta sağlam yer tutan) o söz (Tevhid kelimesi) ile, hem bu dünya hayatında, hem de öbür dünyada sebatlı kılar (dünyada bu yüzden görecekleri baskılar da, mezar ile kıyametin dehşeti de onları sarsmaz); zalimleri ise Allah, (akıllarını ve hür iradelerini yanlış kullandıkları için) sapkınlıklarında bırakır; Allah her dilediğini de yapar.

  2. Bayraktar Bayraklı

    27. Allah, sağlam sözle iman edenleri hem dünya hayatında hem de âhirette sapasağlam tutar. Zâlimleri ise saptırır. Allah dilediğini yapar.

  3. Diyanet İşleri

    27. Allah, iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sabit bir sözle sağlamlaştırır, zalimleri ise saptırır. Ve Allah dilediğini yapar.

  4. Diyanet Vakfı

    27. Allah Teâlâ sağlam sözle iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sapasağlam tutar. Zalimleri ise Allah saptırır. Allah dilediğini yapar.

  5. Edip Yüksel

    27. ALLAH gerçeği onaylayanları dünya hayatında da, ahirette de kanıtlanmış sözle destekler. ALLAH zalimleri ise saptırır ve ALLAH dilediğini yapar.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    27. Allah, iman edenleri, dünya hayatında da, ahirette de sağlam bir söz üzerinde tutar; zalimleri de saptırır ve Allah, dilediğini yapar.

  7. Hakkı Yılmaz

    27. Allah, iman edenleri, basit dünya yaşamında ve âhirette sabit bir söze/imana sabitler. Allah, şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanları da saptırır. Ve Allah, dilediği şeyi yapar.

  8. Hasan Basri Çantay

    27. Allah, îman, edenlere dünyâ hayaatında da, âhiretde de, o sabit söz (ler) inde, dâima sebat ihsan eder. Allah zaalimleri (kâfirleri) şaşırtır. Allah ne dilerse yapar.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    27. Allah (şirk ve tâğûtu reddederek) iman edenleri, dünyada ve âhirette[6] sağlam bir söz (olan kelime-i şehadet) üzere sabit tutar. Allah (küfre sapan) zalimleri de sapıklıkta bırakır/saptırır. Allah dilediğini yapar.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    27. Allah îmân edenlere, dünya hayâtında da, âhirette de sağlam sözle (kelime-i şehâdetle) sebat verir. Allah, zâlimleri ise (kendi zulümleri sebebiyle) dalâlete atar ve Allah, dilediğini yapar.

  11. Hüseyin Atay

    27. Allah inananları dünya hayatında ve ahirette sarsılmaz bir sözle sağlamlaştırır. Haksızlık yapanları da saptırır. Allah dilediğini yapar.

  12. İhsan Eliaçık

    27. Böylece Allah iman edenlere/ güvenenlere hem dünyada, hem de ahirette sağlam sözle karşılık verir. Haksızlık edenleri ise şaşırtır. Allah neyi lâyık görürse onu yapar.

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    27. Allâh iman etmiş olan kimseleri (içinde yaşadıkları) o en yakın (dünya) hayat(ın) da da âhiret (konaklarının başlangıcı olan kabirde de, mahşer)de de o (kalplerinde iyice) sabit(leşmiş olan kelime-i tevhîd) söz(üy)le (İslâm dâiresinde) sabit kılar. (Böylece onları o inançtan ayırmak için üzerlerine hücum edecek tüm düşmanlara uymaktan korur. Bu yüz den onlar kendilerine itikatlarının sorulacağı her noktada, hiç şaşırmaksızın hemen doğru cevabı vermeye muvaffak kılınırlar.) Ama Allâh (hür iradeleriyle kâfirliği seçen ve yaratılışlarında sahip oldukları İslâm fıtratını değiştiren) o zâlimleri saptırır. (Bu yüzden onlar hiçbir yerde doğru cevap veremezler. Muvaffak kılmak, mahrum bırakmak, hidâyete erdirmek, saptırmak, sebat vermek ve kaydırmak gibi tüm konularda) Allâh dilediğini yapar! (Hiçbir fiilinde Kendisine asla itiraz edilemez. Zira her şeyi dosdoğru bilir ve üstün hikmetlerine tâbi olan irâdesi gereği yaptığını yerli yerinde yapar!)

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    27. Allah, iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sabit bir sözle sağlamlaştırır, zalimleri ise saptırır. Ve Allah dilediğini yapar.

  15. Mehmet Okuyan

    27. Allah iman edenleri sağlam sözle hem dünya hayatında hem de ahirette sapasağlam tutar; zalimleri ise saptırır. Allah dilediğini yapar.

  16. Mustafa İslamoğlu

    27. Allah inanıp güvenen kimseleri sabit, sağlam bir sözle hem dünyada hem de âhirette sapasağlam (ayakta) tutar; ve Allah zalimlerin ayaklarını kaydırır:zira tercih ettiği her şeyi yapan Allah’tır.

  17. Mustafa Öztürk

    27. Allah o güzel ve sağlam söze [kelime-i tevhide) bağlılıkları sebebiyle müminleri dünyada sapasağlam ayakta tutar, ahirette cennetle mükafatlandırır. Zalimleri/ müşrikleri ise dalalette bırakır. [Bilin ki) Allah dilediği şeyi yapar.

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    27. Allah Teâlâ mü’minleri dünya hayatında da, ahirette de sabit kavil ile tesbit eder ve Allah Teâlâ zalimleri dalâlete düşürür ve Allah Teâlâ dilediğini yapar.

  19. Sadık Türkmen

    27. Allah gerçeklere inananları, dünya hayatında ve ahirette sağlam bir sözle destekler. Allah zalimleri ise sapıklıkta bırakır. Allah dilediğini (doğruluk ve adaletle) yapandır.

  20. Süleyman Ateş

    27. Allâh, inananları, dünyâ hayâtında da, âhirette de sağlam sözle tesbit eder. Allâh, zâlimleri de şaşırtır ve Allâh, dilediğini yapar.

  21. Süleymaniye Vakfı

    27. Allah, inanıp güvenmiş kimseleri hem dünya hayatında hem de ahirette sabit sözle sağlamlaştırır. Yanlış yapanları da sapık sayar. Allah yaptığını kurduğu düzene göre yapar.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    27. Allah sağlam sözle iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sapasağlam tutar. Zalimleri ise Allah sapık sayar. Allah ne yaparsa koyduğu kanunlarına göre yapar.

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    27. Allah, inananları dünya hayatında da âhirette de tutarlı sözle sağlamlaştırır. Allah, zalimleri şaşırtır. Allah, dilediğini yapar.