Ayetler

İsra 54. Ayetteki Tercüme Hatası

Diyanet İşleri Meali

İSRA SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

52. Allah’ın sizi (kabirlerinizden) çağıracağı, sizin de O’na hamd ederek emrine hemen uyacağınız ve (kabirlerinizde) pek az kaldığınızı sanacağınız günü hatırla!

54. Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onlara vekil olarak göndermedik.

Allah'ın Kanunları Değişmez

Allah dilerse bize merhamet edip dilerse azap edecekse Kur'an'da baştan sona iyi işler yapana iyi karşılık, kötü işler yapana kötü karşılık vereceğini söylediği ayetler ne olacak? Eğer üstteki ayetler ahiretle ilgiliyse; hesap günü amellerimiz tartılacak, kimseye haksızlık yapılmayacağı yazıyor.

ENBİYA SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

47. (Mezardan) kalkış günü tam doğru teraziler kurarız; kimse bir haksızlığa uğratılmaz. Bir hardal danesi ağırlığında bile olsa terazilere koyarız. Biz hesap görmeye yeteriz.

Allah, tam doğru terazilerde, bir hardal tanesi kadar küçük iyilik veya kötülüklerimizi tartacaksa nasıl olur da dilerse merhamet edip dilerse azap eder? Herkes amellerinin karşılığını alacak. Bir insanın ameller tartılırken eğer terazinin sol tarafı ağır basarsa ceza görecek, sağ tarafı ağır basarsa cennete gidecek. Eğer üstteki ayetler ahiretle ilgili değil de dünya ile ilgiliyse yine Allah keyfi davranıp dilerse merhamet edip dilerse azap etmez; merhameti hak edene merhamet, azap hak edene azap eder. Allah'ın kanunları değişmez. Ayetlerin doğru tercümesi şöyle;

Süleymaniye Vakfı Meali

İSRA SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

52. Sizi çağıracağı günde; “Allah’ım ne iyi yaptın!” diyerek karşılık verecek, dünyada pek az kaldığınızı zannedeceksiniz.

54. Rabbiniz sizi iyi bilendir. İkramına uygun görürse ikram eder, azabını hak etmiş görürse sizi azaba uğratır[*]. Seni onlara vekil olasın diye göndermedik.

[*] Şâe = شاء fiilinin kökü, “bir şeyi var etme” anlamında olan şey =شيء’dir. Özne Allah ise “gereğini yarattı” anlamına gelir. (Bkz. Müfredât). Burada yaratılacak olan, o kişilerin hak ettikleri şartlardır.

Şâe شاء Fiiliyle İlgili Ayrıntılı Açıklama

شَاءَ şā'e fiiliyle ilgili ayrıntılı açıklamayı İbrahim dördüncü ayeti ele aldığım sayfada okuyabilirsin. İbrahim 4. Ayet Şae Fiili

شَاءَ şā'e fiiline dileme anlamı verince Kur'an'ı Kerim nasıl tutarsız bir kitap oluyor görmek için Enam 145-146. ayetleri ele aldığım sayfaya bakabilirsin. Enam 145-146. Ayetler Şae Fiili

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    54. (Kâfirlere söyleyeceğiniz sözün en güzeli de şudur:) “Rabb’iniz, sizi en iyi bilendir. O, diliyecek olursa, sizi esirger; diliyecek olursa size azap eder. Ey Muhammedi Zaten Biz seni onlara bir vekil olarak göndermedik.

  2. Bayraktar Bayraklı

    54. Rabbiniz, sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse sizi cezalandırır. Biz, seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.

  3. Diyanet İşleri

    54. Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onlara vekil olarak göndermedik.

  4. Diyanet Vakfı

    54. Rabbiniz, sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse sizi cezalandırır. Biz, seni onların üstüne bir vekil olarak göndermedik.

  5. Edip Yüksel

    54. Efendiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size acır, dilerse sizi cezalandırır. Seni onlara avukatlık yapasın diye göndermedik.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    54. Rabbiniz sizi çok daha iyi bilir. Dilerse tevbeniz sebebiyle size merhamet eder, dilerse azab eder. Seni de onların üzerine vekil göndermedik.

  7. Hakkı Yılmaz

    54. Sizin Rabbiniz sizi daha iyi bilendir. Dilerse tevbeniz sebebiyle size merhamet eder veyahut dilerse azap eder. Seni de onların üzerine, vekil [bir programa göre ayarlayan ve bu programı koruyarak, destekleyerek uygulayan biri] olarak göndermedik.

  8. Hasan Basri Çantay

    54. «Rabbiniz sizi çok iyi bilendir. Eğer dilerse sizi esirger, yahud şâyed dilerse sizi azâblandırır». Biz seni onların üstüne bir vekîl göndermedik.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    54. (Onlara söyleyeceğiniz en güzel kelime şudur:) “Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder.” (Resûlüm!) Biz seni onların üzerine (zorlayıcı) bir vekil olarak göndermedik.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    54. (Onlara söylesinler ki:) `Rabbiniz sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder, dilerse size azâb eder.` Hem seni, onların üzerine vekîl göndermedik.

  11. Hüseyin Atay

    54. Rabbiniz sizi en iyi bilendir. Dilerse size acır veya dilerse size azap eder. Biz, seni onlara koruyucu göndermedik

  12. İhsan Eliaçık

    54. Rabbiniz sizin neye layık olduğunuzu çok iyi bilir; merhamet de eder, azaba da uğratır. Seni de onlara bekçi olarak göndermedik

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    54. (Kâfirlerin sonlarının ne olacağını bilemeyeceğinizden, belki de Allâh-u Te`âlâ gelecekte kendilerini imana hidâyet buyuracağından dolayı onlara: “Siz ke sinlikle cehennemliksiniz!” gibi kışkırtıcı sözler söyleyip de işi zora sokmayın. Bilakis durumlarını Allâh-u Te`âlâ’nın dilemesine havâle ederek kendilerine şöyle hitap edin:) “Rabbiniz sizi çok iyi bilendir! Dilerse size (iman nasip ederek) rahmet buyurur, isterse de (hidâyetten mahrum bırakarak) size azap eder.” (Habîbim!) Biz seni onlar üzerine bir vekil olarak göndermedik (ki onları zorla iman ettiresin ve inkârlarından sorumlu olasın. Biz seni ancak bir duyurucu olarak gönderdik. O halde onların eziyetlerine sabret, ashâbına da idâreli gitmelerini emret)!

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    54. Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onlara vekil olarak göndermedik

  15. Mehmet Okuyan

    54. Rabbiniz sizi çok iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse azap eder. Biz seni onların üstüne bir vekil olarak göndermedik.

  16. Mustafa İslamoğlu

    54. Rabbiniz kim ve ne olduğunuzu çok iyi bilmektedir; isterse size rahmetiyle muamele eder, isterse cezalandırır. Bunun içindir ki, Biz seni onlara inanç dayatan bir otorite olarak göndermedik.

  17. Mustafa Öztürk

    54. [Müminler onlara ağır sözler söylemek yerine şöyle desinler] "Rabbiniz sizin neye layık olduğunuzu iyi bilir. Dilerse sizi bağışlar, dilerse cezalandırır." [Ey Peygamber!) Biz seni onlara/müşriklere vekil [iman bekçisi) kılmadık. [Bil ki sen onların iman edip etmemesinden sorumlu değilsin; sana düşen, Allah'ın ayetlerini tebliğ etmektir) .

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    54. Rabbiniz sizi pek ziyâde bilendir. Dilerse size merhamet buyurur ve dilerse sizi muazzep kılar ve seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.

  19. Sadık Türkmen

    54. Rabbin sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder (merhameti hak edene), dilerse size azap eder (azabı hak edene). Biz, seni onların üzerine "sığınılacak" olarak göndermedik.

  20. Süleyman Ateş

    54. Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size acır, dilerse size azâbeder. Biz seni, onların üzerine vekil göndermedik.

  21. Süleymaniye Vakfı

    54. Rabbiniz sizi iyi bilendir. İkramına uygun görürse ikram eder, azabını hak etmiş görürse sizi azaba uğratır. Seni onlara vekil olasın diye göndermedik.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    54. Sizi en iyi Rabbiniz bilir; rahmetine uygun görürse size merhamet eder, azabını hak etmiş görürse sizi azablandırır. (Resülüm) Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    54. Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size rahmet eder, dilerse size azap eder. Biz seni onlar üzerine vekil göndermedik.