Ayetler

Kehf 57. Ayetteki Tercüme Hatası

Diyanet İşleri Meali

KEHF SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

57. Rabbinin âyetleri kendilerine ulaştırıldığı halde, onu görür görmez kendi işlediği (kötülükleri) de unutarak ondan yüz çeviren kimseden daha zalim biri olabilir mi? Şu kesin ki Biz, bu gibilerin (akleden) kalplerine onu anlamalarını engelleyen bir kapak, kulaklarına ise bir tıkaç yerleştiririz; dolayısıyla, onları doğru yola çağırsan da asla doğru yola gelemezler.

Allah Kur'an'ı anlamasınlar diye insanların kalpleri üzerine kapak, kulaklarına da tıkaç yerleştirseydi o zaman peygamberler göndermesinin hiç bir anlamı olmazdı. Allah Araf 35. ayette şöyle diyor; EY ÂDEMOĞLULLARI (ve kızları!) Size içinizden, ayetlerimi haber verip açıklayan elçiler geldiğinde, kim sakınır ve kendini düzeltirse; işte onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. Allah insanların kalbine kulağına kapak tıkaç yerleştirse bu ayetleri nasıl anlayacaklar? Eğer insanların kalbinde kulağında tıkaç, mühür vs olursa alttaki gibi tevbe ayetlerini ne yapacağız? Allah ölmeden önce herkesin tevbe etmesini istiyor.

ZÜMER SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

53. Onlara şu sözü söyle: “Ey kendilerini aşırı davranışlara sürüklemiş Allah kulları! Allah’ın merhametinden (ikramından) umut kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. O, hem bağışlar hem de ikramda bulunur.

54. O azap gelip çatmadan Rabbinize yönelin ve O’na teslim olun. Yoksa daha sonra yardım göremezsiniz.

55. Farkına varmadığınız bir anda o azap gelip çatmadan önce Rabbinizden size indirilenlerin en güzeline uyun.”

56. Sonra kalkıp şöyle der: “Allah’a karşı çok kusur işledim; her şeyi kaybettim. Gerçekten ben hafife alanlardandım”

57. Kalkıp şunu diyebilir: “Beni Allah yola getirseydi ben de çekinerek korunanlardan olurdum.”

58. Azabı görünce şöyle de diyebilir: “Keşke elimde bir fırsat daha olsa da güzel davrananlardan olsam.”

59. Hayır, sana bunca belgelerim geldi de sen onlar karşısında yalana sarıldın, büyüklük tasladın ve kafirlerden oldun.

Kafirlerin cehennemde koyu belirttiğim yerdeki gibi konuşmalarına 59. ayette Allah onların yalan söylediğini, büyüklük tasladığını ve kafir olduklarını söylüyor. Görüldüğü üzere bu insanlar "Allah bizim kalbimizi, kulağımızı tıkadı o yüzden inanamadık" demiyorlar.

Kafirlerin kalbi, gözü, kulağı mühürlü diye tercüme edilen ayetlerde istiare-i temsiliye var. Allah, kendilerine okunan ayetleri anlamak istemeyen insanları, sanki Allah bu insanların kalplerine perdeler koymuş, anlayabilecek durumda oldukları halde, sanki kalpleri gözleri kulakları mühürlü gibi davrandıklarını anlatıyor. Ayetin doğru tercümesi şöyle;

Süleymaniye Vakfı Meali

KEHF SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

57. Rabbinin âyetleri hatırlatıldığında onlardan yüz çeviren ve daha önce kendi yaptıklarını unutandan daha büyük yanlışı kim yapabilir? Kur’an’ı anlamasınlar diye sanki[*] kalplerinin üzerinde katmanlar, kulaklarında da tıkaçlar oluşturmuşuz. Onları doğru yola çağırsan asla yola gelecek değillerdir.

[*] Âyette kâfirlerin önyargıları, istiare-i temsiliyye (alegori) denen mecazi anlatımla canlandırılmıştır. İstiarede benzetme edatı gizlenir ama mecaz, gerçek sanıldığı için burada benzetme “sanki” sözüyle açığa çıkarılmıştır.

İstiare-i temsiliye hakkında daha fazla bilgi için Bakara 7. Ayeti yazdığım sayfaya bakabilirsin. Bakara 7. Ayet Açıklama.

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    57. Zaten Rabb’inin âyetleri kendisine hatırlatılıp da, onlardan yüz çevirenden ve kendi elleriyle yaptıklarını unutandan daha zalim kim olabilir! Biz, (akıllarını ve hür iradelerini doğru kullanmadıklarından dolayı) Kur’an’ı anlamamaları için kalplerine (sanki) perdeler, kulaklarına da bir çeşit ağırlık koymuşuzdur. Sen onları hidâyete ne kadar da çağıracak olsan, artık onlar hiçbir zaman hidâyete eremeyeceklerdir.

  2. Bayraktar Bayraklı

    57. Rabbinin âyetleri kendisine hatırlatıldığında onlardan yüz çevirip, önceden yaptığı günahtan oluşan amelleri unutandan daha zâlim kim vardır? Bu nedenle Biz âyetleri anlamamaları için kalplerine örtüler, duymamaları için kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları doğru yola çağırsan da asla doğru yola gelmezler.

  3. Diyanet İşleri

    57. Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.

  4. Diyanet Vakfı

    57. Kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da ona sırt çevirenden, kendi elleriyle yaptığını unutandan daha zalim kim vardır! Biz onların kalplerine, bunu anlamalarına engel olan bir ağırlık, kulaklarına da sağırlık verdik. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayete eremeyeceklerdir.

  5. Edip Yüksel

    57. Efendisinin ayet ve mucizeleri kendisine hatırlatıldığı halde, yaptıklarını unutarak ondan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Kalplerine, onu (Kuran’ı) anlamalarına engel olacak bir örtü, kulaklarına da bir ağırlık koymuşuzdur. Onları hidayete ne kadar çağırırsan çağır, onlar asla doğruyu bulamaz.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    57. Rabbinin âyetleriyle nasihat edilip de onlardan yüz çeviren ve daha önce işlediği günahları unutandan daha zalim kim olabilir? Biz onların kalbleri üzerine (Kur’ân’ı) anlamalarına engel olan bir ağırlık, kulaklarına da sağırlık verdik. Ey Muhammed! Sen onları doğru yola çağırsan da onlar asla hidayete ermezler.

  7. Hakkı Yılmaz

    57. Ve Rabbinin âyetleriyle öğüt verilip/hatırlatma yapılıp da onlardan mesafelenip uzaklaşan ve iki elinin önden gönderdiklerini/ yaptıklarını unutan [terk eden, dikkate almayan] kimseden daha yanlış; kendi zararlarına iş yapan kim olabilir? Şüphesiz Biz onların kalpleri üzerine, Kur’ân’ı iyice anlamalarına engel perdeler, kulaklarına da ağırlık oluşturduk. Sen onları doğru yola çağırsan da, onlar bu durumda asla kılavuzlandıkları doğru yola girmezler.

  8. Hasan Basri Çantay

    57. Kendisine Rabbinin âyetleriyle nasıyhat edilib de onlardan yüz çeviren, iki elinin öne sürdüğünü unutan kişiden daha zaalim kimdir? Biz onların kalbleri üstüne, onu iyice anlamalarına engel, perdeler, kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen onları doğru yola çağırsan da bu halde ebedî hidâyete gelmezler.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    57. Rabbinin âyetleriyle (kendine) nasihat edildiği halde, onlardan yüz çeviren ve kendi yaptığı (günahları)nı unutan kimseden daha zalim kim vardır? Biz de (bu sebeple) onların kalplerinin üzerine, onu (Kur’an’ı) iyi anlamalarına engel olan perdeler ve kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen onları doğru yola çağırsan da, asla doğru yola gelmezler.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    57. Kendisine Rabbisinin âyetleri anlatılıp da onlardan yüz çeviren ve ellerinin takdîm ettiği (günahları)nı unutandan daha zâlim kim olabilir? Şübhesiz ki biz, (küfürleri sebebiyle) kalblerinin üzerine, onu (o Kur`ân`ı) anlamasınlar diye perdeler çekeriz; kulaklarına da bir ağırlık (koyarız)! Onları hidâyete çağırsan da bu hâlde ebedî olarak aslâ hidâyete gelmezler.

  11. Hüseyin Atay

    57. Ve Rabbinin ilkeleri kendisine hatırlatılmışken onlardan yüz çeviren ve önceden yaptıklarını da unutan kimseden daha haksız olan kimdir? Doğrusu, bunu anlarlar diye yüreklerine örtüler ve kulaklarına ağırlık koyduk. Sen onları doğru yola çağırsan da doğru yola girmezler.

  12. İhsan Eliaçık

    57. Rabbinin ayetleri kendisine ulaş­tırıldığı halde, kendi yaptığı kötülükleri unutup ayetlerimize arkasını dönen kimseden daha zâlim kim olabilir? Böylelerinin kalplerine, gerçeği kavramalarına engel bir örtü ve kulaklarına da bir ağırlık koymuşuzdur. Artık onları doğru yola çağırsan da yola gelmezler

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    57. O kimseden daha zâlim kim olabilir ki; Rabbi nin âyetleriyle nasihat olunmuştur da, hemen onlardan yüz çevir(ip, hiç öğütlenme) miş ve iki elinin öne sürmüş olduğu (kâfirlik ve günahlar gibi, azâbı gerektiren) şeyleri(n âkıbetini hiç düşünmeyip, büsbütün) unutmuştur? Şüphesiz ki Biz onların (sahip oldukları duyularını, hakkı bulup hidâyete uyma yolunda kullanmadıklarını bildiğimiz için) kalpleri üzerine, o (okuduğu)nu iyice anlayamasınlar diye birçok perdeler, kulakları içerisine de büyük bir ağırlık (ve kuvvetli bir sağırlık) koymuşuzdur. Böylece sen onları hidâyete (ulaştıracak İslâm dinine) çağıracak olsan, artık bu durumda onlar (hayatları boyunca) ebediyyen hidâyet bulamazlar.

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    57. Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.

  15. Mehmet Okuyan

    57. Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatılıp da onlara sırt çevirenden, kendi elleriyle yaptıklarını unutanlardan daha zalim kim olabilir ki! Şüphesiz ki onu (Kur’an’ı) anlamaları konusunda biz onların kalplerine perdeler, kulaklarına da (s)ağırlık verdik. Sen onları doğru yola çağırsan da asla doğru yola gelmeyeceklerdir.

  16. Mustafa İslamoğlu

    57. Rabbinin âyetleri kendilerine ulaştırıldığı halde, onu görür görmez kendi işlediği (kötülükleri) de unutarak ondan yüz çeviren kimseden daha zalim biri olabilir mi? Şu kesin ki Biz, bu gibilerin (akleden) kalplerine onu anlamalarını engelleyen bir kapak, kulaklarına ise bir tıkaç yerleştiririz; dolayısıyla, onları doğru yola çağırsan da asla doğru yola gelemezler.

  17. Mustafa Öztürk

    57. Rabbinin ayetleriyle kendisine öğüt verildiği halde onca öğüt ve nasihate burun kıvıran, üstelik günaha batmış olmasını hiç umursamayan kimseden daha zalim/kafir biri olabilir mi?! İşte biz böylelerinin kalplerine Kur'an'ı anlamalarına engel olan perdeler gerdik, kulaklarını da büsbütün sağır ettik. [Ey Peygamber!] Bu durumda sen onları doğru yola çağırsan da fayda etmez; çünkü artık onlar asla yola gelmezler.

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    57. Daha zalim kim vardır o kimseden ki, Rabbinin âyetleri kendisine hatırlatıldığı halde ondan hemen yüz çevirir ve iki elinin takdim etmiş olduğu şeyi unutmuş olur. Biz onların kalpleri üzerine onu güzelce anlayabilmelerine mani perdeler, kulaklarında da bir ağırlık kılmış olduk ve onları hidâyete dâvet edip dursan, onlar yine o vakit hidâyete ebedîyyen ermezler.

  19. Sadık Türkmen

    57. Rabbinin ayetleri kendisine hatırlatıldığı halde; onlardan yüz çeviren ve ellerinin öne sürdüğünü unutandan daha zalim kim olabilir? Onlar, kalplerini (duygusal zekalarını) onu kavramak için işletmiyorlar ve kulakları ile de işitmek istemiyorlar. Dolayısıyla sen onları doğru yola çağırsan bile, bu halde doğru yola asla gelmiyorlar.

  20. Süleyman Ateş

    57. Kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatıldığı halde onlardan yüz çeviren ve ellerinin (yapıp) öne sürdüğü(günâhlarını, isyânları)nı unutandan daha zâlim kim olabilir? Biz onların kalbleri üzerine, onu anlamalarına engel olan örtüler, kulaklarının içine de ağırlık koymuşuz. Onları doğru yola çağırsan da bu halde asla doğru yola gelmezler (çünkü gerçeğe basiretlerini kapamışlardır).

  21. Süleymaniye Vakfı

    57. Rabbinin âyetleri hatırlatıldığında onlardan yüz çeviren ve daha önce kendi yaptıklarını unutandan daha büyük yanlışı kim yapabilir? Kur’an’ı anlamasınlar diye sanki kalplerinin üzerinde katmanlar, kulaklarında da tıkaçlar oluşturmuşuz. Onları doğru yola çağırsan asla yola gelecek değillerdir.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    57. Kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatıldığı halde onlardan yüz çeviren ve ellerinin (yapıp) öne sürdüğü (günâhlarını, isyânları)nı unutandan daha zâlim kim olabilir? Biz gerçekten, kalpleri üzerine onu kavrayıp anlamalarını engelleyen bir perde olduğunu, kulaklarında bir ağırlık olduğunu haber verdik. Sen onları hidayete çağırsan bile, onlar bu halde iken sonsuza kadar asla hidayet bulamazlar.

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    57. Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldığı halde, onlardan yüz çeviren ve iki elinin hazırlayıp önden gönderdiği şeyleri unutandan daha zalim kim olabilir? Şu bir gerçek ki, biz onların kalpleri üzerine onu anlamamaları için kabuklar geçirdik, kulakları içine de ağırlıklar koyduk. Onları hidayete çağırsan da bu durumda hidayete asla ulaşamazlar.