Ayetler

Muhammed 16. Ayetteki Tercüme Hatası

Diyanet İşler Meali

MUHAMMED SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

16. Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine bilgi verilmiş olanlara, “Az önce ne söyledi?” derler. İşte bunlar, Allah’ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir.

Bu ayetlerde istiare-i temsiliye var. Allah, kendilerine okunan ayetleri anlamak istemeyen insanları, sanki Allah bu insanların kalplerini mühürlemiş gibi davrandıklarını anlatıyor. Kafirler ayetleri anlayabilecek durumda oldukları halde sanki kalpleri gözleri kulakları mühürlü gibi davranıyorlar. İstiare-i temsiliye hakkında daha fazla bilgi için Bakara 7. Ayeti yazdığım sayfaya bakabilirsin. Bakara 7. Ayet Açıklama. Ayetin doğru tercümesi şöyle;

Süleymaniye Vakfı Meali

MUHAMMED SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

16. İçlerinde seni dinleyenler var. Onlar senin yanından çıkınca, bilgili olanlarına: "Az önce ne dedi?" diye sorarlar. Sanki Allah onların kalplerini mühürlemiş de duygularına esir olmuşlardır.

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    16. Onlardan kimileri de (münafıklar) var ki, seni dinlerler; nihâyet onlar senin yanından çıkınca, kendilerine ilim verilmiş (Ashap’tan bilgi sahibi) olan kimselere (alay veya sözde bilgi edinmek için): “Peygamber, demin ne demişti?” derler. İşte onlar (münafıklar), o kimselerdir ki, Allah, kalplerini (sanki) mühürlemiştir ve onlar, kendi kötü arzularına uymuşlardır.

  2. Bayraktar Bayraklı

    16. Onlar arasında seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıkınca, kendilerine bilgi verilmiş olanlara, “Az önce ne demişti?” diye sorarlar. Bunlar, Allah'ın, kalplerini mühürlediği, hevâ ve heveslerine uyan kimselerdir.

  3. Diyanet İşleri

    16. Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine bilgi verilmiş olanlara, “Az önce ne söyledi?” derler. İşte bunlar, Allah’ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir.

  4. Diyanet Vakfı

    16. Onların arasında, seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıkınca kendilerine bilgi verilmiş olanlara «Az önce ne demişti?» diye sorarlar. Bunlar, Allah’ın kalplerini mühürlediği, hevâ ve heveslerine uyan kimselerdir.

  5. Edip Yüksel

    16. Onlardan bazıları var ki seni dinlerler. Fakat senin yanından çıkınca, kendilerine bilgi verilmiş olanlara, "Bu, demin ne söyledi?" diye sorarlar. İşte bunlar, ALLAH’ın kalplerini damgaladığı kimselerdir ve onlar heveslerinin ardına düşmüşlerdir.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    16. Ey Muhammed! Onlardan seni dinlemeye gelenler de var. Senin yanından çıktıkları zaman kendilerine ilim verilen kimselere alay yoluyla: «O demin ne söyledi?» diye sorarlar. İşte onlar Allah’ın kalplerini mühürlediği kimselerdir. Onlar sadece kendi heva ve heveslerine uyarlar.

  7. Hakkı Yılmaz

    16. Onlardan sana kulak verenler de vardır. Öyle ki onlar, senin yanından çıktıkları zaman, kendilerine bilgi verilen kimselere: “O, demin ne dedi?” dediler. İşte onlar, Allah’ın kalplerini damgaladığı ve kendi boş-iğreti arzularına uyan kimselerdir.

  8. Hasan Basri Çantay

    16. Onlardan öyle kimseler vardır ki seni dinler (ler). Nihayet yanından çıkdıkları zaman kendilerine ilim verilmiş olanlara «O, demin ne söylediydi ha?» derler. Onlar öyle kişilerdir ki Allah kalblerinin üzerine mühür basmışdır. Onlar hevaa (ve heves) lerine uymuşlardır.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    16. O (müşrik)lerden[5] seni dinleyenler de vardır. Sonra senin yanından çıktıkları zaman, (ashaptan) kendilerine ilim verilmiş olanlara: “O demin ne söylemişti?” derler (böylece alay ederler). İşte onlar (bu yüzden) Allah’ın kalplerini (kapatıp) mühürlediği, keyif ve zevklerine uyan kimselerdir.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    16. Onlardan seni dinleyen kimseler de vardır. Fakat senin yanından ayrıldıkları zaman, kendilerine ilim verilmiş olanlara (sahâbelere, alaylı bir şekilde): `Az önce ne demişti?` derler. İşte onlar öyle kimselerdir ki, (isyanlarındaki bu ısrarları yüzünden) Allah kalblerini mühürlemiştir. Çünki (onlar nefislerinin) arzularına uymuşlardır.

  11. Hüseyin Atay

    16. Onların içinde seni dinleyenler vardır; sonra senin yanından çıkınca kendilerine ilim verilen kimselere, “Az önce ne demişti?” diye sorarlar. Demek ki, bunların kalplerini Allah mühürlemiştir. Bunlar kendi heveslerine uyan kimselerdir.

  12. İhsan Eliaçık

    16. Onlardan seni dinliyormuş gibi yapanlar var. Yanından çıktıklarında ise kendilerine bilgi verilmiş olanlara "O demin ne söyleyip duruyordu?" derler. Allah onların kalplerini mühürlemiştir. Sadece heva ve hevesleridir peşinden gittikleri...

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    16. (Habîbim!) O (senin meclisine katıla)nlar içerisinden (münafık olan ve senin sözlerini önemsemeyerek) sana kulak veren vardır. Nihâyet senin yanından çıktıkları zaman, (seni iyice dinleyen sahâbe içerisinden) kendilerine ilim verilmiş olan o kimselere (, alaylı bir üslûpla): “Bi raz önce o ne demişti?” dediler. İşte ancak onlardır o kimseler ki; Allâh onların kalpleri üzerine mühür basmıştır da, on - lar (hayırlı olan hiçbir şeye yönelmeyip, dâimâ) kötü arzularına iyice uymuşlardır.

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    16. Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine bilgi verilmiş olanlara, "Az önce ne söyledi?" derler. İşte bunlar, Allah'ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir.

  15. Mehmet Okuyan

    16. Onlardan seni dinleyenler de vardır. Fakat senin yanından çıkınca kendilerine bilgi verilmiş olanlara “Az önce ne demişti?” diye (alaycılıkla) sorarlar. İşte onlar, kalplerini Allah’ın mühürledidikleridir ve arzularına uyanlardır.

  16. Mustafa İslamoğlu

    16. Onların arasından sana kulak verir (gibi) yapanlar var: nihayet senin yanından çıktıklarında, mesajı kavramış olanlara “Sahi, o demin ne dedi(!)” diye sorarlar. İşte, Allah’ın kalplerini mühürlediği ve zevklerine göre davranan kimseler onlardır.

  17. Mustafa Öztürk

    16. [Ey Peygamber!] Bazı münafıklar senin sözlerine, tebliğ ettiğin ayetlere kulak veriyormuş gibi gözükürler. Fakat senin yanından ayrıldıklarında, Allah'a iman ve ibadetin gerçek anlamını kavramış kimselere, "Sahi, Muhammed az önce neler anlatıyordu?!" diyerek alay ederler. İşte onlar Allah tarafından kalpleri mühürlenen, heva ve heveslerine uyan kimselerdir.

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    16. Ve onlardan bazı kimseler vardır ki, seni dinler, sonra senin yanından çıktıkları zaman kendilerine ilim verilmiş olanlara derler ki: «O biraz evvel ne söyledi?» Onlar öyle kimselerdir ki, Allah, onların kalbleri üzerini mühürlemiştir ve hevâlarına tâbi olmuşlardır.

  19. Sadık Türkmen

    16. Onlarin içinde seni dinleyenler vardır; sonra senin yanından çıkınca mesajı kavramış kimselere; "Az önce ne demişti?" diye sorarlar. İşte (inkârlarından dolayı) bunların, (kalpleri üzerinde yeni bir huy/yapı oluşmuş) kalpleri stresle/bunalımla dolmuştur. Bunlar kendi heveslerine uyan kimselerdir.

  20. Süleyman Ateş

    16. Onlardan kimi de gelip seni dinler. Fakat senin yanından çıktıkları zaman kendilerine bilgi verilmiş olanlara: "Demin ne söyledi?" derler. Onlar Allâh’ın kalblerini mühürlediği, keyiflerinin ardına düşmüş kimselerdir.

  21. Süleymaniye Vakfı

    16. İçlerinde seni dinleyenler var. Onlar senin yanından çıkınca, bilgili olanlarına: "Az önce ne dedi?" diye sorarlar. Sanki Allah onların kalplerini mühürlemiş de duygularına esir olmuşlardır.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    16. (Ey Muhammed!) O (müşrik)lerden seni dinlemeye gelenler de var. Sonra senin yanından çıktıkları zaman, (ashaptan) kendilerine ilim verilen kimselere (alay yoluyla): “O demin ne söyledi?” diye sorarlar. İşte bunlar, Sanki Allah kalplerini mühürledi de (hiç birşey anlamamış gibi) arzularına uyuyorlardır.

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    16. İçlerinden bir kısmı seni dinler, sonra senin yanından çıktıklarında, kendilerine ilim verilmiş olanlara şöyle sorarlar: "Az önce ne söyledi?" İşte bunlar, Allah’ın, kalplerine mühür bastığı kimselerdir, boş arzularının ardına düşmüşlerdir.