Ayetler

Muhammed 31. Ayetteki Tercüme Hatası

Altta Diyanet'in mealiyle Süleymaniye Vakfının meali peş peşe yazdım, bazı kelimeleri renkli belirttim. Her iki mealde de aynı renkler aynı kelimeleri gösterir. Diyanet ve pek çok mealde renkli belirttiğim kelimeler yanlış tercüme ediliyor. Süleymaniye Vakfı'nın meali doğrudur. Renkli kelimeleri kıyas yapabilesin diye iki meali peş peşe ekledim. Açıklaması alt tarafta.

Diyanet İşler Meali

MUHAMMED SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

31. Andolsun, içinizden, cihad edenleri ve sabredenleri belirleyinceye ve durumlarınızı ortaya koyuncaya kadar sizi deneyeceğiz.

Süleymaniye Vakfı Meali

MUHAMMED SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

31. Şurası kesin ki içinizden cihad edenleri ve sabırlı /kararlı davrananları öğreninceye ve gerçek yüzünüzü ortaya çıkarıncaya kadar sizi zorlu bir imtihandan geçireceğiz.

Allah Sabredenleri Bilmek İçin İmtihan Yapıyor

Bu ayet Uhud savaşında yaralanan müminler için indi. Allah, Bedir savaşında da müşriklerin yara aldığını hatırlatarak aslında bizlere kendisini, bu dünyada kurduğu düzeni tanıtıyor. Bu dünya imtihan dünyası. Allah yaptığı imtihanlarla gerçek müminleri bilmek, görmek istiyor. Ayetlerde "ortaya çıkarma" diye çevrilen ( نَعْلَمَ حَتَّىٰ ) Hattā neǎ’leme, ( وَلِيَعْلَمَ اللَّهُ ) veliyeǎ’leme llahu, ( وَلَمَّا يَعْلَمِ ) velemmā yeǎ’lemi gibi ifadeler "a-li-me" kökünden gelir. Bu kelimelerin anlamı "bilinceye kadar" "bilmek için" demektir. Bunların bilmek dışında bir anlamı yoktur. Bu ifadeler Arapça'da "cehd-i müstağrak"tır. Arapça gramerde cehd-i müstağrak olan "bilmek için", "bilinceye kadar" ifadesi daha önce bilmedi bundan sonra bilebilir demektir. Yani Allah ayette belirttiği sabredenleri, gayret gösterenleri imtihan etmeden önce bilmiyordu demek oluyor. İmtihan yapıyor ki sabredenleri bilsin diye. Bu Arapça ayetin karşılığı böyle, insanlar "Allah imtihan konularını daha önce bilmiyordu" diyemediği için bu ayetlere "ortaya çıkarma" manası vermişler. Burada vurguladığım gibi konu imtihan gereği konulardır. Bu yüzden imtihan oluyoruz; Allah sabredenleri bilsin diye Müslümanları ağır imtihandan geçiriyor. Bu ve benzeri ayetlerden görüyoruz ki kader konusunda ezelden yazılma diye bir şey yoktur.

Allah Arapça Bilmiyor Mu?

İstersen bu ayeti, kelime meali gösteren sitelerden inceleyebilirsin. Ayeti, kelimelere ayırınca Hattā neǎ’leme, veliyeǎ’leme, velemmā yeǎ’lemi ifadelerine doğru anlam veriyorlar "bilmek için" yazıyorlar ama bunu meale yazmaya gelince kelimenin anlamını değiştirip "ortaya çıkarsın" diye yazıyorlar. Allah Arapça bilmiyor mu ki insanlar kelimelerin manasını değiştiriyor? Eğer Allah ayette "sabredenleri bilmek için" dediyse bunu kimsenin değiştirmeye hakkı yoktur. Allah ayetlerde ne anlatmak istediyse bunu, kelimeleri bilinçli, özenli seçerek yapmıştır. Kimsenin ayetleri değiştirmeye hakkı yoktur. Allah bu ayetlerle kendisini tanıtıyor; Kendi kafanızdan tanımlar yapmayın demiş oluyor. İmtihan dünyası ve Kader hakkında daha fazla bilgi için bu siteye bakabilirsin. Allah'ın Bilgisi - Bedir Savaşı Örneği

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    31. ine ant olsun ki, Biz, sizden mücahit olanlar ile (cihadın ve diğer din hizmetlerinin güçlüklerine) sabredenleri (fiilleriyle) anlayınca kadar ve (cihattaki itaat veya isyan) haberlerinizi açıklayıncaya (yahut onların imanlarının ve Müslüman’lara olan dostluklarının doğru veya yalan olduğunu açıklayıncaya) kadar sizi hiç şüphesiz (cihat ve ağır yükümlülüklerle) imtihan edeceğiz.

  2. Bayraktar Bayraklı

    31. Andolsun ki, içinizden cihad edenleri ve sabredenleri bilmek için sizi imtihan edeceğiz; sözlerinizin doğruluğunu da test edeceğiz.

  3. Diyanet İşleri

    31. Andolsun, içinizden, cihad edenleri ve sabredenleri belirleyinceye ve durumlarınızı ortaya koyuncaya kadar sizi deneyeceğiz.

  4. Diyanet Vakfı

    31. Andolsun ki içinizden cihad edenlerle sabredenleri belirleyinceye ve haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi imtihan edeceğiz.

  5. Edip Yüksel

    31. Sizden çaba gösterenleri ve güçlüklere karşı direnenleri ortaya çıkarıncaya kadar sizi sınayacağız.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    31. Andolsun ki, biz içinizden cihad edenlerle sabredenleri ortaya çıkarıncaya ve yaptıklarınızla ilgili haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi deneyeceğiz.

  7. Hakkı Yılmaz

    31. Ve kesinlikle Biz, içinizden çaba gösterenleri ve sabredenleri bildirmemiz/ işaretleyip göstermemiz için sizi yıprandıracağız/ denemeye tâbi tutacağız. Haberlerinizi de yıprandıracağız/denemeye tâbi tutacağız.

  8. Hasan Basri Çantay

    31. Andolsun sizi imtihan edeceğiz. Tâki içinizden mücâhidleri ve sabr-u sebat edenleri belirtelim. Haberlerinizi açıklayalım.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    31. Andolsun ki içinizden mücahidlerle sabredenleri belirt(ip ayırt et)mek için sizi imtihan edeceğiz; haberlerinizi de açıklayacağız.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    31. Celâlim hakkı için, içinizden cihâd edenleri ve sabredenleri belli edinceye ve haberlerinizi (sırlarınızı) ortaya çıkarıncaya kadar, sizi imtihân edeceğiz!

  11. Hüseyin Atay

    31. Andolsun, sizi, içinizden çaba gösterenleri ve dayananları meydana çıkarana ve haberlerinizi açıklayana kadar, kuşkusuz deneyeceğiz.

  12. İhsan Eliaçık

    31. İçinizden cihat edenleri ve güçlüklere göğüs gerenleri ortaya çıkarmak için, sizi iddialarınızın doğruluğu konusunda imtihan edeceğiz

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    31. Andolsun ki; elbette Biz sizi (cihad gibi me şakkatli tekliflerle) mutlaka imtihan (edenin muamelesine tâbi) edeceğiz. Nihâyet içinizden cihad edenlerle, sabredenleri(n neler yapacaklarını ezelî ilmimizle bildiğimiz gibi, mükâfât gerektiren fiilî tatbikatlarını herkese) bil(dir)eceğiz ve sizin haberlerinizi(n güzel ve çirkinini, özellikle) de (imanınızda ve müminlerle dostluğunuz da samimiyet derecenizi) açığa çıkaracağız!

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    31. Andolsun, içinizden, cihad edenleri ve sabredenleri belirleyinceye ve durumlarınızı ortaya koyuncaya kadar sizi deneyeceğiz.

  15. Mehmet Okuyan

    31. Sizi mutlaka imtihan edeceğiz; ta ki içinizden cihad edenlerle (fedakârlık yapanlarla) sabredenleri bil(dir)ip (ortaya çıkaralım) ve haberlerinizi(n doğruluğunu) deneyelim.

  16. Mustafa İslamoğlu

    31. İçinizden (Allah yolunda) üstün çaba gösteren ve zorluklara karşı direnenleri belirleyinceye kadar sizi mutlaka sınayacağız: zira Biz, sizin bütün iddialarınızı sınarız.

  17. Mustafa Öztürk

    31. [Ey Müminler! Bilin ki] biz sizi düş­manla savaş gibi zor işlerle kesinlikle sınayacak ve böylece içinizden Allah yolunda cihad eden, zorluklara göğüs geren kimseleri ortaya çıkaracağız. Yine bu vesileyle iman ve teslimiyet konusundaki iddialarınızın doğruluk değerini de gözler önüne sermiş olacağız.

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    31. Celâlim hakkı için sizi imtihana tâbi tutacağız, tâ ki, sizden mücâhit olanlar ile sabredici olanları bilelim ve sizin haberlerinizi de deneyeceğizdir.

  19. Sadık Türkmen

    31. Sizin aranızdan Allah yolunda mücadele edenleri ve sabredenleri öğreninceye kadar mutlaka deneyeceğiz. Sizin haberlerinizle deneyeceğiz.

  20. Süleyman Ateş

    31. Andolsun biz sizi deneyeceğiz ki içinizden cihâd edenleri (güçlüklere) sabredenleri bilelim ve söylediğiniz sözlerin (doğru olup olmadığını) sınayalım.

  21. Süleymaniye Vakfı

    31. Şurası kesin ki içinizden cihad edenleri ve sabırlı /kararlı davrananları öğreninceye ve gerçek yüzünüzü ortaya çıkarıncaya kadar sizi zorlu bir imtihandan geçireceğiz.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    31. Andolsun, biz sizden cihad edenlerle sabredenleri bilinceye kadar, deneyeceğiz ve haberlerinizi(davranışlarınızı)da deneyeceğiz

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    31. Yemin olsun, içinizden gayret gösterip didinenlerle sabredenleri bilinceye kadar, sizi belalarla imtihan edeceğiz. Haberlerinizi de eleyip tarayacağız.