Ayetler

Mümin 66 ve 74. Ayetlerdeki Tercüme Hatası

66. ayet peygamberimize (a.s) ve bize emir. 73 ve 74. ayetler bu ayete uymayanların cehennemdeki halidir.

Altta Diyanet'in mealiyle Süleymaniye Vakfının meali peş peşe yazdım, bazı ifadeleri renkli belirttim. Her iki mealde de aynı renkler aynı ifadeleri gösterir. Diyanet ve pek çok mealde renkli belirttiğim ifadeler yanlış tercüme ediliyor. Süleymaniye Vakfı'nın meali doğrudur. Renkli ifadeleri kıyas yapabilesin diye iki meali peş peşe ekledim. Bu sadece Diyanet'e has bir durum değil. Yanlış tercümelerden dolayı şirki tanıyamıyoruz, kimse bu ayetleri üstüne alınmıyor. Alt tarafa bu ifadelerin ne anlama geldiğini yazacağım.

Diyanet İşleri Meali

MÜMİN SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

66. De ki: “Rabbimden bana apaçık deliller gelince, Allah’ı bırakıp da taptıklarınıza tapmam bana yasaklandı ve bana, âlemlerin Rabbine teslim olmam emredildi.”

73-74. . Sonra onlara, “Allah’ı bırakıp da ortak koştuklarınız nerede?” denilir. Onlar da, “(Yüzüstü bırakıp) bizden uzaklaştılar. Hayır, demek ki, biz önceleri hiçbir şeye tapmıyormuşuz, (taptıklarımız bir hiçmiş)” derler. İşte Allah, inkârcıları böyle saptırır.

Süleymaniye Vakfı Meali

MÜMİN SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

66. De ki “Allah ile kendi aranıza koyup yardıma çağırdıklarınıza kul olmam, bana yasaklandı. Bu yasak, Rabbimden (Sahibimden) bana, açık âyetler geldiği vakit kondu. Ben varlıkların sahibine teslim (müslüman) olma emri aldım.”

73. Sonra onlara şöyle denecek: “(Allah'ın yetkilerine) ortak saydıklarınız nerede?”

74. Allah ile kendi aranıza koyduklarınız vardı ya, onlar neredeler? Diyecekler ki “Onlar bizden ayrıldılar ama, aslında biz eskiden de onlardan yardım istemezdik.” Allah, o kâfirleri, işte bu tavırlarından dolayı sapık sayar. (Hem bir güce sahip olmadıklarını bilirler hem de Allah ile aralarına koyarak onlardan yardım isterler)

Bu Ayetler Müslümanlar İçin Örnek

Ayetlerde renkle belirttiğim genelde "O'nu bırakıp" "Allah'tan başka" "Allah'ın dışında" diye çevrilen (مِنْ دُونِ اللَّهِ ) Min Dûnillâh ifadesi. Min Dûnillâh, Allah ile kulun arasına yaşayan veya ölmüş bir insanın, meleklerin, ruhların vs alınması demek. Eğer Allah'tan değil de bu kişilerden, meleklerden, ruhlardan yardım istersen bu şirk oluyor. Kur'an'da şirkin tanımı bu; Doğrudan Allah'tan istemiyor da rütbesi yüksek olduğuna inandığı bir evliyayı yardıma çağırarak istiyor. Askeriyedeki ast üst ilişkisine benzetebiliriz. Allah'ın astından, yani Allah'ın altında ama kendisinden üstün olduğuna inandığı birini/birine çağrıda bulunmak, yardım istemek Allah'ın tevbe etmeden ölünmesi durumunda affetmeyeceğini söylediği tek günah. Bu ayetleri "O'nu bırakıp" "Allah'tan başka" "Allah'ın dışında" diye tercüme edince müslümanlar ayetin muhatabı olmadığını düşünüyor. Halbuki en başta Müslümanlar muhatap bu ayetlere.

Ayette doğru anlaşılmayan ikinci kelime renkle belirttiğim "tapmak" kelimesi. Böyle tercüme edince Müslümanlar "ben Allah'tan başka tanrıya tapmıyorum" diyor. Ayette tapmak diye çevirdikleri kelimeler ǍBD kökünden geliyor. Bunu "kulluk etmek" "kul olmak" diye tercüme etmek şirki anlamak için çok önemli. Bu gibi ayetlerde Allah ile arasına birini alan ve ondan yardım isteyen, ona çağrıda bulunan insanları anlatıyor.

Cübbeli Ahmet'in Cehennemde Sorulan Soruya Vereceği Cevap

Cübbeli Ahmet başı sıkışınca Abdülkadir Geylani'den yardım istiyor, dinleyenlerine istenmesini tavsiye ediyor. Buna Allah ile arasına birini alıp ondan yardım istemek deniyor. Cehennemde Cübbeli Ahmet ve onun gibi evliya sandıklarından yardım isteyenlere 74. ayetteki gibi Allah ile kendi aranıza koyduklarınız vardı ya, onlar neredeler? denecek. O zaman yalan söyleyecekler “Onlar bizden ayrıldılar ama, aslında biz eskiden de onlardan yardım istemezdik” diyecekler. Diyanetin mealindeki gibi bu insanları Allah saptırmadı, Allah, o kâfirleri, işte bu tavırlarından dolayı sapık sayar.

Min Dûnillâh Ne Demek Ve Şirk Hakkında Ayrıntılı Açıklama

Şirk ayetlerinin nasıl katledildiğini, Ahkaf Suresi 4-5-6. ayetlerini ne hale getirdiklerini yazdığım bu sayfadan okuyabilirsin. Ahkaf Suresi 4-5-6. Ayetlerin Katledilmesi

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    66. Ey Muhammedi O müşriklere de ki: Bu apaçık deliller (kâinattaki Tevhid delilleri) Rabb’imden bana gelince (ilhâm edilince, yahut Tevhid âyetleri Rabb’imden bana gelince, ondan önce aklf delillerle bulduğum Tevhid inancım teyit edilerek) Allah’tan başka da sizin taptığınız şeylere (bâtıl tanrılara) tapmam bana yasaklandı ve Âlemlerin Rabb’ine teslim olmam bana emredildi.

    73- 74. Sonra onlara denilecek ki: “Sizin Allah’tan başka, Ona ortak koştuğunuz tanrılar nerede?” Onlar da diyecekler ki: “Onlar, bize hiç görünmediler. (Yahut biz, onlardan beklediklerimizi bulamadık.) Hayır! Demek ki, (biz, onlara yalvarmakla yalvarmaya değer) bir şeye yalvarmamışız.” İşte Allah, kâfirleri böyle şaşkınlık içinde bırakır.

  2. Bayraktar Bayraklı

    66. “Rabbimden bana açık deliller geldi. Sizin Allah`tan başka taptıklarınıza kulluk etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben, âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolundum.”

    74. “Allah`tan başka taptıklarınız nerede?” Onlar da, “Bizden uzaklaştılar, zaten biz önceleri hiçbir şeye tapmıyorduk” diyecekler. İşte Allah, kâfirleri böyle şaşırtır.

  3. Diyanet İşleri

    66. De ki: “Rabbimden bana apaçık deliller gelince, Allah’ı bırakıp da taptıklarınıza tapmam bana yasaklandı ve bana, âlemlerin Rabbine teslim olmam emredildi.”

    74. Sonra onlara, “Allah’ı bırakıp da ortak koştuklarınız nerede?” denilir. Onlar da, “(Yüzüstü bırakıp) bizden uzaklaştılar. Hayır, demek ki, biz önceleri hiçbir şeye tapmıyormuşuz, (taptıklarımız bir hiçmiş)” derler. İşte Allah, inkârcıları böyle saptırır.

  4. Diyanet Vakfı

    66. (Resûlüm)! De ki: Bana Rabbimden apaçık deliller gelince, sizin Allah’ı bırakıp o taptıklarınıza kulluk etmem bana yasaklandı ve bana âlemlerin Rabbine teslim olmam emredildi.

    73-74. Sonra onlara: Allah’ı bırakıp da koştuğunuz ortaklar nerededir? denilecek. Onlar da: Bizden uzaklaştılar, zaten biz önceleri hiçbir şeye tapmıyorduk, diyecekler. İşte Allah kâfirleri böyle şaşırtır.

  5. Edip Yüksel

    66. De ki: "Bana açık deliller geldikten sonra, ALLAH’ın yanında yalvardıklarınıza hizmet etmekten menedildim ve evrenin Efendisine teslim olmakla emrolundum."

    74. "ALLAH’ın yanında?" Onlar da derler ki, "Bizi terkettiler. Meğer biz daha önce hiçbir şeye yalvarmıyormuşuz." ALLAH inkârcıları işte böyle saptırır.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    66. De ki: «Bana Rabbimden apaçık deliller geldiği zaman, ben o sizin Allah’ı bırakıp taptıklarınıza ibadet etmekten kesinlikle men edildim ve bana âlemlerin Rabbine teslim olmam emredildi.»

    74. O Allah’tan başkaları (nerede denilecek). Onlar da diyecekler ki: «Hepsi bizden uzaklaşıp gittiler. Daha doğrusu biz bundan önce hiçbir şeye ibadet etmiyormuşuz.» İşte Allah, o kâfirleri böyle şaşırtır.

  7. Hakkı Yılmaz

    66. De ki: “Bana Rabbimden apaçık deliller geldiği zaman, şüphesiz ben, sizin Allah’ı bırakıp o taptıklarınıza kulluk yapmaktan kesinlikle men edildim ve ben âlemlerin Rabbine teslim olmamla emrolundum

    74. Sonra onlara: “Allah’ın astlarından ortaklar koştuğunuz şeyler nerededir?” denir. Onlar: “Bizden kaybolup gittiler; aslında biz zaten önceleri hiçbir şeye yakarmıyorduk” derler. İşte Allah, kâfirleri; Kendisinin ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenleri böyle saptırır:

  8. Hasan Basri Çantay

    66. (Habîbim) de ki: Bana Rabbimden (aklî delilleri takviye eden o) apaçık (ilâhî) deliller gelince o sizin Allâhı bırakıb tapdıklarınıza kulluk etmekliğimden (te’kîden ve) kat’î olarak, men’edildim. Âlemlerin Rabbine teslîm olmaklığım emrini aldım».

    73-74. Sonra onlara «Allâhı bırakıb da (Ona) ortak tutageldiğiniz (putlar) nerede?» denilecek. Onlar da «Bizden uzaklaşıb gaaib oldular. Daha doğrusu biz bundan evvel zâten hiçbir şey’e tapmazdık» diyecekler. İşte Allah, kâfirleri böyle şaşırtır.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    66. (Resûlüm!) De ki: “Rabbimden bana açık deliller gelmekle, sizin Allah’tan başkasına yalvarıp taptıklarınıza kulluk etmem bana kesinlikle yasak edildi. Hem de ben, âlemlerin Rabbine teslim olmakla emredildim.”

    73-74. Sonra onlara: “Allah’ı bırakıp da ortak koştuklarınız (Allah yerine sevip bağlandığınız şeyler) nerededir?” denilecek. Onlar da: “Bizden uzaklaşıp kayboldular. Daha doğrusu bundan önce biz, hiçbir şeye tapmamışız (meğer onların hiçbir hükmü yokmuş)!” diyecekler. İşte Allah, kâfirleri böyle şaşkın halde bırakır.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    66. De ki: `Doğrusu ben Rabbimden bana apaçık deliller gelince, Allah`dan başka(kendisine) yalvarmakta olduklarınıza ibâdet etmekten yasaklandım ve âlemlerin Rabbine teslîm olmakla emrolundum.`

    73-74. Sonra onlara: `Allah`ı bırakıp da (O`na) ortak koşmakta olduğunuz şeyler nerede?` denilir. (Onlar da:) `Bizden kayboldular; daha doğrusu (biz) daha önce hiçbir şeye yalvarır olmamışız!` derler. İşte Allah, kâfirleri (isyanlarındaki inadları üzerine) böyle saptırır.

  11. Hüseyin Atay

    66. De ki: “Bana Rabbimden belgeler geldiğinden, Allah yerine yalvardıklarında tapmak bana yasaklanmıştır. Ben âlemlerin eğitenine içtenlikle boyun eğmekle emrolundum.”

    73-74. Sonra onlara “Allah'tan başka koştuğunuz ortaklar nerededir?” denir. “Bizden uzaklaştılar; hayır! Biz zaten önceleri hiçbir şeye kulluk etmiyorduk” der- ler. İşte Allah inkârcıları böyle şaşkına çevirir.

  12. İhsan Eliaçık

    66. Söyle onlara; "Rabbimden söze dayalı apaçık deliller gelince, Allah'tan başka yakardıklarınıza tapınmaktan kesinlikle yasaklandım. Müslüman olmakla emrolundum."

    74. Nerede O Allah'tan başkaları?" Diyecekler ki: "Bizi yüzüstü bırakıp gittiler. Aslında o yalvarıp yakardıklarımız daha önce de hiçbir zaman olmadılar. İşte Allah, kâfirleri böyle şaşırtır.

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    66. (Habîbim! Seni putlara ibadete davet eden o kâfirlere) de ki: “Muhakkak ki ben, Rabbimden bana açık deliller (ihtivâ eden Kur’ân gibi bir burhân) geldiği zaman, sizin Allâh’ı bırakıp da tapmakta olduğunuz o şeylere ibadet etmemden nehyolundum. Ayrıca ben bütün âlemlerin Rabbine (boyun eğerek ve dinimi sadece Kendisine tahsis ederek O’na) teslim olmamla emrolundum!”

    74. Allâh’ı bırakıp da (taptıklarınız niçin size yardım etmiyorlar?)!” Dediler ki: “Onlar bizden kayboldular. Doğrusu (bugün anladık ki) biz daha önce (itibar edilecek) hiçbir şeye tapmakta değilmişiz!” İşte Allâh kâfirleri böylece saptır(arak, bile bile yalan söyleyecek kadar şaşırt)maktadır.

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    66. De ki: "Rabbimden bana apaçık deliller gelince, Allah'ı bırakıp da taptıklarınıza tapmam bana yasaklandı ve bana âlemlerin Rabbine teslim olmam emredildi."

    74. "Allah'ı bırakıp da ortak koştuklarınız nerede?" denilir. Onlar da, "(Yüzüstü bırakıp) bizden uzaklaştılar. Hayır, demek ki, biz önceleri hiçbir şeye tapmıyormuşuz. (taptıklarımız bir hiçmiş)" derler. İşte Allah inkârcıları böyle saptırır.

  15. Mehmet Okuyan

    66. De ki: “Bana Rabbimden apaçık deliller geldiğinde (de) Allah’ın peşi sıra yalvardıklarınıza tapmam bana yasaklandı ve bana ‘Âlemlerin Rabbine teslim olmam’ emredildi.”

    73-74. Sonra onlara “Allah’ın peşi sıra ortak koştuklarınız nerede?” denecektir. Onlar da “Bizden kayboldular; zaten biz önceleri hiçbir şeye yalvarmıyorduk!” diyecekler. İşte böylece Allah o kâfirleri saptırır (sapkınlıkta bırakır).

  16. Mustafa İslamoğlu

    66. De ki: “Elbet ben, hele de Rabbimden bana hakikatin apaçık delilleri ulaşmışken, Allah’tan başka yalvarıp yakardıklarınıza kulluk etmekten nehyolundum; ve ben kendimi Âlemlerin Rabbine teslim etmekle emrolundum.”

    73-74. Sonra onlara sorulacak: “Hani, nerede ilâhlık yakıştırdığınız varlıklar; (İlâhlar hiyerarşisinde) Allah’ın astlarından saydığınız?” Onlar şöyle cevap verecekler: “Zihnimizden kaybolup gittiler. İşin doğrusu, daha önceden biz sanki hiçbir şeye yalvarıp yakarmamışız.” İşte Allah gerçeği inkâr edenleri böyle şaşırtır.

  17. Mustafa Öztürk

    66. [Ey Peygamber!) De ki: "Bana rabbimden apaçık deliller/ayetler geldiği günden itibaren ben sizin Allah'ı bırakıp tanrı diye taptığınız şeylere tapınmaktan kesinlikle menedildim. Buna mukabil, alemlerin rabbi Allah'a yürekten teslim olmakla emrolundum. "

    73-74. Onlara, "Allah'ı bırakıp da tanrı diye tapındığınız, O'na ortak koştuğunuz şeyler şimdi nerdeler?!" diye sorulacak; onlar da, "Bizi yüzüstü bırakıp gittiler. Meğer bizim vaktiyle tanrı diye tapındığı­mız şeyler koskoca bir hiçmiş!" diye kar­şılık verecekler. İşte Allah kafirleri böyle şaşkın ve çaresiz halde bırakır.

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    66. De ki: «Ben sizin Allah’tan başka yalvardıklarınıza ibadet etmekten nehyedildim, o vakit ki, bana Rabbimden apaçık deliller geldi ve emrolundum ki, âlemlerin Rabbi için teslim olayım.»

    74. Allah’ın berisinden diyeceklerdir ki: «Bizden gâib oldular. Belki biz evvelce bir şeye ibadet etmiş olmadık.» İşte Allah, kâfirleri böylece sapıklığa düşürür.

  19. Sadık Türkmen

    66. De ki: "Şüphesiz ki; Allah’tan başka yalvardıklarınıza kulluk etmek bana yasaklandı, Rabbimden bana apaçık ayetler gelince!.. Ve ben âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolundum."

    73-74. Sonra onlara: “Ortak koşmuş olduklarınız nerede?” denilecek "O Allah dışında!" Diyecekler ki: "Bizden uzaklaşıp kayboldular. Doğrusu biz, daha önce hiçbir şeye yalvarır değilmişiz!" İşte Allah, gerçekleri bildiği halde gizleyenleri sapıklığında bırakır.

  20. Süleyman Ateş

    66. De ki: "Ben, Rabbimden bana açık deliller gelince, sizin Allah’tan başka yalvardıklarınıza tapmaktan men olundum ve âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolundum."

    74. Allah’tan başka (taptıklarınız)?" Diyecekler ki: "Bizden (uzaklaşıp) kayboldular; hayır, meğer biz önceden hiçbir şeye tapmıyormuşuz, (taptıklarımız hiçbir şey değilmiş)!" İşte Allâh, kâfirleri böyle şaşırtır.

  21. Süleymaniye Vakfı

    66. De ki “Allah ile kendi aranıza koyup yardıma çağırdıklarınıza kul olmam, bana yasaklandı. Bu yasak, Rabbimden (Sahibimden) bana, açık âyetler geldiği vakit kondu. Ben varlıkların sahibine teslim (müslüman) olma emri aldım.”

    74. Allah ile kendi aranıza koyduklarınız vardı ya, onlar neredeler? Diyecekler ki “Onlar bizden ayrıldılar ama, aslında biz eskiden de onlardan yardım istemezdik.” Allah, o kâfirleri, işte bu tavırlarından dolayı sapık sayar. (Hem bir güce sahip olmadıklarını bilirler hem de Allah ile aralarına koyarak onlardan yardım isterler)

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    66. De ki:"Sizin, Allah'ın yanısıra yalvarıp yakardıklarınıza kulluk etmek bana yasak kılınmıştır. Zira bana Rabbimden apaçık deliller gelmiştir. Ben, kendimi alemlerin Rab bine teslim olmakla emrolundum."

    73-74. Sonra onlara: "Allah'ın yanı sıra kutsayıp da koştuğunuz ortaklar nerededir?"denir. "Bizden uzaklaştılar; hayır; biz zaten önceleri hiç bir şeye kulluk etmiyorduk" derler. İşte Allah gerçekleri bile bile inkar edenleri böyle sapık sayar.

  23. Yaşar Nuri Öztürk (Kısmen Doğru)

    66. De ki: "Ben, Rabbimden bana açık seçik ayetler gelince, sizin, Allah’ın berisinden yakardıklarınıza kulluk etmekten yasaklandım. Ben, âlemlerin Rabbi’ne teslim olmakla emrolundum."

    74. "Allah’ın berisinden taptıklarınız nerede?" Diyecekler ki: "Bizden uzaklaşıp kayboldular. Doğrusu biz, daha önce hiçbir şeye yakarmıyormuşuz." Allah, inkâr edenleri işte böyle saptırır.