Ayetler

Müminun 6. Ayetteki Tercüme Hatası

Diyanet İşleri Meali

MÜMİNUN SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

1. Mü’minler, gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.

2. Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.

3. Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.

4. Onlar ki, zekâtı öderler.

5. Onlar ki, ırzlarını korurlar.

6. Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.

7. Kim bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşanlardır.

Bu ayetlerde kurtuluşa erecek olan ve bize de örnek müminlerin özellikleri sayılıyor. Tek sıkıntı 6. ayet cariyelerle ilişkiye girmelerinde bir sakınca olmadığı anlamında tercüme edilmiş. Geleneğin ve Mezheplerin görüşleri beni ilgilendirmiyor. Kur'an'a göre nikahsız her ilişki zinadır ve Allah İsra 32'de Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, çirkin bir iş ve kötü bir yoldur diyor. Ayet zina yapmayın demiyor, yaklaşmayın diyor. Zinaya götürecek her davranıştan kaçınmak gerektiği ortada. Allah bir ayette zinaya yaklaşmayın deyip başka bir ayette nikahsız cinsel ilişkiye giren kullarını kurtuluşa erenler diye tanımlaması mümkün değildir. Ateistler bu ve benzeri mealleri çok eleştiriyor. Bilerek meal dedim ayet demedim çünkü bunlar insanların tercümeleri. Başta Müslümanlar bu ayeti böyle tercüme ederek cariyelerle nikahsız ilişkinin önünü açmış. Ateistler "böyle din mi olur" diye eleştiride bulunuyorlar. Şöyle bir görsel hazırlamışlar.

ateistlerin nisa 24 elestirisi

Ayetin doğru tercümesi ve açıklaması aşağıda. İkinci açıklamaya dikkat edersen cariyelerle nikahsız birliktelik nereden çıkmış görebilirsin.

Süleymaniye Vakfı Meali

MÜMİNUN SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

1. Müminler (inanıp güvenenler) kesinlikle umduklarına kavuşacaklardır.

2. Onlar namazda derin bir saygı içinde olurlar.

3. Boş şeylerden[*] kaçınırlar.

[*] “Boş şeyler” diye anlam verdiğimiz lağv = اللغو, dikkate alınacak tarafı olmayan her şeydir (Mekâyîs). Bakara 2/225, Mâide 5/89, Furkan 25/72, Kasas 28/55.

4. Zekât için ] çalışırlar.

5. Edep yerlerini ve çevresini özenle korurlar.

6. Sadece hür eşlerine veya hâkimiyetleri altında olan[1*] esir eşlerine karşı[2*] ayıplanmazlar.

[1*] Zorla hakimiyet altına alınanlar sadece savaş esirleridir. Onlar dışında kimse, zorla hakimiyet altına alınamaz. Bütün ticari ilişkiler, iş sözleşmeleri (Nisa 4/29) ve nikah, karşılıklı rızayla olur (Bakara 2/232, Nisa 4/20-21)

[2*] Bütün mezhepler ve onların emrinden çıkmayan tefsir alimleri, bu âyetteki “أَزْوَاجِهِمْ = eşlerine” sözünün, kadını da erkeği de kapsadığını kabul ederken “hâkimiyetleri altındakiler” sözüne, sadece “erkeklerin hakimiyeti altında olan cariyeler” anlamı vererek âyetin anlamını tahrif etmiş ve âyeti, cariyelerle nikâhsız ilişkinin delili saymışlardır. Halbuki cinsel ilişkinin helal olması açısından cariye ile hür kadının farkı yoktur. İkisi de ancak, nikahlı olmaları şartıyla helal olur (Nur 24/32-33) Bunun tek istisnası, Nebî’mize hediye edilen, bu yüzden Kur’an’da savaş esiri değil, fey diye tanımlanan ve nebî’mize özel olmak üzere helal kılınan Mariye’dir. (Ahzab 33/50, Tahrim 66/1-2). Gelenek, Mariye ile ilgili âyetlerin meâlini de bozarak sistemini korumaya çalışmıştır.

Bu âyeti kendi arzularına uydurmaya çalışanlar, âyetteki "veya =أو" bağlacına "ve =و" anlamı vermek zorunda kalmışlardır. Bunu yapmasalardı, yaptıkları çarpıtmadan dolayı burada bir erkeğin veya kadının edep yerlerini ya eşine ya da hakimiyeti altında olan esir kadın veya erkeğe açabileceği, ikisine birden açamayacağı şeklinde bir anlam ortaya çıkardı. Yani cariyesiyle nikahsız ilişkisi olan erkeğin nikahlı eşiyle, kölesiyle nikahsız ilişkisi olan kadının da nikahlı kocasıyla ilişkide bulunamayacağı şeklinde bir anlam ortaya çıkardı ve her şey alt üst olurdu.

İlgili âyetlerde açıkça görüleceği gibi, ister kadın ister erkek olsun, bir Müslümanın eşi ya hür ya da esir olur (Bakara 2/221). Kadının birden fazla eşi olamayacağı için esir erkekle evlenmesini sınırlayan bir şey yoktur.

Ama erkek, hür kadınla evlenebilecek imkana sahipse esir kadınla evlenemez. İmkanı olmadığı için esir kadınla evlenmişse onun üzerine ikinci eş alamaz. İkincisini alması için esir eşini hürriyetine kavuşturması gerekir. (Nisa 4/25). Bu sebeple ayetlerde hür eş ile esir eş, erkek açısından daima farklı değerlendirilmiştir.

Esir kadın her ne kadar hür kadın gibi, evliliğe hür iradesiyle karar verse de (Nisa 4/25) esir olması onun iradesini etkileyeceği için hür eşine düşmanca davranabilir. Bu da ailede huzur bırakmaz. Oysa aile kurumundan beklenen şey huzurdur (A’raf 7/189, Rum 30/21). Bu yüzden Allah Teala, hür kadınlarla evlenecek imkana sahip olmayan erkeklere, esir kadınla evlenmektense sabırlı davranmalarını tavsiye etmiştir (Nisa 4/25).

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    6. Yalnız eşleri ve sahip oldukları cariyeleri (devletin, kendilerine verdiği savaş esirleri) hariç; çünkü onlar, (bu ilişkiden dolayı) kınanmamaktadırlar.

  2. Bayraktar Bayraklı

    6. Ancak eşleri ve ellerinin altında sahip oldukları hariç. Bunlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.

  3. Diyanet İşleri

    6. Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.

  4. Diyanet Vakfı

    6. Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (câriyeleri) hariç. (Bunlarla ilişkilerden dolayı) kınanmış değillerdir.

  5. Edip Yüksel

    6. Ancak eşleri yani yeminlerinin/anlaşmalarının hak sahibi oldukları hariç. Onlar kınanmazlar.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    6. Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (cariyeleri) hariç. (Bunlarla ilişkilerinden dolayı) kınanmış değillerdir.

  7. Hakkı Yılmaz

    5-7. Ve onlar, iffetlerini koruyan kimselerdir, –eşleri veya sözleşmelerinin sahip oldukları ayrı, çünkü bundan dolayı kınanamazlar, oysa bunun ötesine gitmek isteyenler, işte onlar, sınırları aşanların ta kendileridir.

  8. Hasan Basri Çantay

    6. Şu var ki zevcelerine, yahud sağ ellerinin mâlik olduklarına (kendi cariyelerine) karşı (olan durumları) müstesnadır. Çünkü onlar (bu takdîrde) kınanmışlar değildir.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    6. Sadece eşleri veya ellerinin sahip oldukları (kendi cariyeleri) ile (münasebet) kurarlar. Çünkü onlar (bundan dolayı) kınanmazlar.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    6. Ancak kendi eşleri veya sâhib oldukları câriyelerine karşı (olan münâsebetleri)müstesnâ. Çünki şübhesiz onlar (bundan dolayı) kınanmış kimseler değildir.

  11. Hüseyin Atay

    1-6. Yakarışlarında bilinçli, saygılı olan, boş sözden yüz çeviren, zekat veren, eşlerinin ve antlaşmış olduklarının dışındakilerden yasak yerlerini koruyan inananlar başarılı olmuşlardır. Doğrusu, onlar kınanamazlar.

  12. İhsan Eliaçık

    6. Yalnızca eşleri, yani yemin/ sözleşme ile sahip oldukları ile birlikte olanlardır. Çünkü bu ayıplanacak bir şey değildir.

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    6. Ancak eşlerine ya da (câriyelerden) sağ ellerinin sahip bulunduğu şeylere karşı (korumaları) müstesnâ! Çünkü gerçekten de onlar (bunlarla yap tıkları meşrû ilişkilerinden dolayı) tenkit edilmiş değillerdir.

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    5-6. Onlar ki, ırzlarını korurlar. Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar

  15. Mehmet Okuyan

    6. Ancak eşleri yani (evlilik yoluyla) meşru olarak sahip oldukları kişiler hariç; şüphesiz ki onlar (eşleriyle ilişkilerinde) kınanmazlar.

  16. Mustafa İslamoğlu

    6. fakat kendi eşleri, yani meşru olarak sahip oldukları müstesna; zaten onlar (meşru eşleriyle paylaştıkları cinsellikten dolayı) kınanamazlar.

  17. Mustafa Öztürk

    5-6. Onlar iffetlerini titizlikle korurlar. Onlar yalnız eşleri ve cariyeleriyle ilişkiye girerler. Bundan dolayı da kınarımazlar.

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    6. Ancak zevceleri veya sağ ellerinin mâlik olduğu cariyeleri müstesna. Çünkü onlar, (bu halde) kınanılmış değildirler.

  19. Sadık Türkmen

    6. Ancak eşleri ya da (özel evlilik sözleşmesi yaptıkları), cariyeler/yabancı kadınlar hariç! Çünkü onlar, bunlardan dolayı kınanmazlar.

  20. Süleyman Ateş

    6. Ancak eşleri, yahut ellerinin sâhip olduğu (câriyeler) hariç. (Bunlarla ilişkilerinden dolayı da) onlar kınanmazlar.

  21. Süleymaniye Vakfı

    6. Sadece hür eşlerine veya hâkimiyetleri altında olan esir eşlerine karşı ayıplanmazlar.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    6. Onlar, eşleri yani sahip oldukları dışında, mahrem yerlerini herkesten korurlar.(Bunlarla olan ilişkilerinden dolayı) ayıplanmaları sözkonu su değildir.

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    6. Eşleri yahut akitleri aracılığıyla sahip bulundukları müstesnadır. Bu durumda kınanmış değillerdir onlar.