Ayetler

Mümtehine 4. Ayetlerdeki Tercüme Hatası

Altta Diyanet'in mealiyle Süleymaniye Vakfının meali peş peşe yazdım, bazı kelimeleri renkli belirttim. Her iki mealde de aynı renkler aynı kelimeleri gösterir. Diyanet ve pek çok mealde renkli belirttiğim kelimeler yanlış tercüme ediliyor. Süleymaniye Vakfı'nın meali doğrudur. Renkli kelimeleri kıyas yapabilesin diye iki meali peş peşe ekledim. Yanlış tercümelerden dolayı şirki tanıyamıyoruz, kimse bu ayetleri üstüne alınmıyor. Alt tarafa bu kelimelerin ne anlama geldiğini yazacağım.

Diyanet İşleri Meali

MÜMTAEİNE SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

4. İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] *

Süleymaniye Vakfı Meali

MÜMTEHİNE SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

4. İbrahim ve beraberinde olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Bir gün halklarına şöyle demişlerdi: “Bizim sizinle ve Allahile aranıza koyup kul olduklarınızla bir ilişiğimiz yoktur. Biz sizi tanımıyoruz. Tek ilah olan Allah’a inanıp güvenene kadar aramızda düşmanlık ve nefret doğmuştur. Sadece İbrahim’in babasına söylediği: “Allah’tan sana gelecek bir şeyi engellemeye gücüm yetmez ama senin bağışlanman için kesinlikle dua edeceğim" sözü size örnek olmaz. (İbrahim ve beraberindekiler şöyle dua ettiler:) "Rabbimiz! Biz sana dayandık ve sana yöneldik. Dönüp varılacak yer, senin huzurundur.”

Bu Ayetler Müslümanlar İçin Örnek

Ayetlerde renkle belirttiğim genelde "O'nu bırakıp" "Allah'tan başka" "Allah'ın dışında" diye çevrilen (مِنْ دُونِ اللَّهِ ) Min Dûnillâh ifadesi. Min Dûnillâh, Allah ile kulun arasına yaşayan veya ölmüş bir insanın, meleklerin, ruhların vs alınması demek. Eğer Allah'tan değil de bu kişilerden, meleklerden, ruhlardan yardım istersen bu şirk oluyor. Kur'an'da şirkin tanımı bu; Doğrudan Allah'tan istemiyor da rütbesi yüksek olduğuna inandığı bir evliyayı yardıma çağırarak istiyor. Askeriyedeki ast üst ilişkisine benzetebiliriz. Allah'ın astından, yani Allah'ın altında ama kendisinden üstün olduğuna inandığı birini/birine çağrıda bulunmak, yardım istemek Allah'ın tevbe etmeden ölünmesi durumunda affetmeyeceğini söylediği tek günah. Bu ayetleri "O'nu bırakıp" "Allah'tan başka" "Allah'ın dışında" diye tercüme edince müslümanlar ayetin muhatabı olmadığını düşünüyor. Halbuki en başta Müslümanlar muhatap bu ayetlere.

Ayette doğru anlaşılmayan ikinci kelime renkle belirttiğim "tapmak" kelimesi. Böyle tercüme edince Müslümanlar "ben Allah'tan başka tanrıya tapmıyorum" diyor. Bu kelimeyi "kul olma" diye çevirmek ayetin mesajı açısından daha doğru.

Abdülkadir Geylani ve Şirk İçeren Sözleri

Alttaki dize Abdülkadir Gelani'ye ait olduğu söylenen Füyuzat-ı Rabbaniye itabından. Geylani bu ve benzer bir çok dizesinde müritlerine kendisinden yardım istemelerini söylüyor. Buna Allah ile araya birini almak ve ondan yardım istemek deniyor; Bu, Allah'ın tevbe edilmediği sürece affetmeyecei tek günah olan şirktir. Araf 195. ayette Allah Ayakları mı var ki yürüsünler; elleri mi var ki tutsunlar; gözleri mi var ki görsünler; kulakları mı var ki dinlesinler diyor. Abdülkadir Geylani'nin eli ayağı, gözü kulağı mı kaldı yapılan çağrıları duysun?

Yeryüzündeki diğer taraflarının hepsi hükmüm altındadır.

Ve yer küre elimde bir güvercin yumurtası gibidir.

Güneşin doğduğu ufuk Batıda aşağı kademededir.

Adımım ise onu dikkatle aşıp geçti.

Ey müridim! Benim devamım sana kolaylık sağlar,

Şerefli bir hayat, yüksek ve saygı değer bir makam,

Ey Müridim! Beni doğuda çağıracak olursan,

Veya batıda, ya da denizlerde seyrederken…

Yardımına koşarım, atmosferin üstünde bile olsan…

Her hasma karşı ben kaza kılıcıyım…Haşır günü müridime şefaatçiyim ben,

Rabbim katında, sözüm ise reddolunmaz.

Ben, hem şeyh, hem salih, hem de veliyim,

Hem KUTUB’um ve insanların önderiyim.

Ben Kaadir olan mevlanın kuluyum, vaktim pek hoş,

Dedem Mustafa’dır, imamlık ise bana yeter.

Ceddime her vakit salat u selam olsun,

Hanedanına da olsun uzun müddet


Kaynak : Abdülkadir Geylani, Füyuzat-ı Rabbaniye, 64-65-66. sayfa)

İbrahim Peygamber (a.s) Cübbeli Ahmet'e Böyle Konuşurdu

Mümtehine 4. ayette İbrahim peygamberin şirk koşan halkına söyledikleri aynen Cübbeli Ahmet ve onun gibiler için de geçerlidir. İbrahim peygamber bugün yaşasaydı Cübbeli Ahmet'e “Bizim sizinle ve Allah ile aranıza koyup kul olduklarınızla bir ilişiğimiz yoktur. Biz sizi tanımıyoruz. Tek ilah olan Allah’a inanıp güvenene kadar aramızda düşmanlık ve nefret doğmuştur diyecekti çünkü yuarıdaki dizeleri ciddiye alıp, Abdülkadir Geylani'den yardım isteyen hoca Cübbeli Ahmet'tir. Ahmet hoca hapse girdiğinde Abdülkadir Geylani'den yardım istemiş ve bunu da çıkınca açıklamıştır. Ben açıklamasının resmini göstereyim, istersen videosunu arayabilirsin.

Min Dûnillâh Ne Demek Ve Şirk Hakkında Ayrıntılı Açıklama

Şirk ayetlerinin nasıl katledildiğini, Ahkaf Suresi 4-5-6. ayetlerini ne hale getirdiklerini yazdığım bu sayfadan okuyabilirsin. Ahkaf Suresi 4-5-6. Ayetlerin Katledilmesi

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    4. İbrahim ve onunla beraber olan mü’minlerde, sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır. Hani bir zaman onlar, kendi halkına şöyle demişlerdi: “Doğrusu, bizim sizinle ve Allah’tan başka da taptıklarınızla hiçbir ilişiğimiz yoktur. Biz sizi sizin dininizi, sizin tanrılarınızı) tanımıyoruz. Siz bir tek (ortaksız) olarak Allah’a iman edinceye değin sizinle bizim aramızda başlamış olan düşmanlık ve öfke ebediyen sürecektir.” Yalnız İbrahim’in, babasına: “Ant olsun ki, ben senin için hiç şüphesiz bağışlanma dileğinde bulunacağım. Ben, (azap veya mükâfat olarak) Allah’tan sana gelecek her hangi bir şeyi önlemeye, ağlamaya muktedir de değilim” demesi, undan (güzel örnekten) müstesnadır. (İbrahim, babasına verdiği söze binaen, yahut bu hususta yasak gelmeden önce gerçekleştiği için, yahut kişinin, müşrik olan babasının iman etmesi ve bağışlanması için dua etmesi, câiz ise de, vâcip olmadığı için güzel örneklerden sayılmaz; çünkü güzel örneklerden kastedilen, vâcip olan şeylerdir.) İbrahim ile mü’münler demişlerdi ki (yahut ey mü’minler deyin ki): “Ey Rabb’imiz! Biz, yalnız Sana tevekkül ettik (güvenip dayandık) ve yalnız Sana yöneldik. Zaten son dönüş ancak Sanadır!”

  2. Bayraktar Bayraklı

    4. “Biz, sizden ve Allah`tan başka taptıklarınızdan uzak kimseleriz. Sizi kabul etmiyoruz. Siz tek Allah`a inanıncaya kadar, aramızda asla ortadan kalkmayacak düşmanlık ve kin baş göstermiştir.” Ancak İbrâhim`in babasına, “Senin için bağışlanma dileyeceğim. Allah`a karşı senin için hiçbir şey yapamam” demesi istisnadır. Onlar, “Ey Rabbimiz! Sana güvendik, yalnız sana yöneldik ve sonunda dönüş sanadır” diyerek dua etmişlerdi.

  3. Diyanet İşleri

    4. İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”

  4. Diyanet Vakfı

    4. İbrahim’de ve onunla beraber olanlarda, sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine demişlerdi ki: «Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve öfke belirmiştir.» Şu kadar var ki, İbrahim babasına: «Andolsun senin için mağfiret dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez» demişti. (O müminler şöyle dediler:) Rabbimiz! Ancak sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.

  5. Edip Yüksel

    4. Sizin için İbrahim ve onunla beraber olanlarda güzel bir örnek vardır. Onunla beraber olanlar, halklarına, "Biz, sizden ve sizin ALLAH’ın dışında hizmet ettiklerinizden uzağız. Sizi tanımıyoruz. Yalnız ALLAH’ı onaylayıncaya kadar bizimle sizin aranızda ebedi olarak düşmanlık ve nefret belirmiştir. Ne var ki, İbrahim’in babasına "Senin bağışlanman için dua edeceğim, fakat ALLAH’tan gelecek hiçbir şeye karşı seni koruyamam." Biçimindeki sözü (bir hata olarak) bunun dışındaydı. "Efendimiz, sana güvendik, sana yöneldik ve sonunda sana döneceğiz."

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    4. İbrahim’de ve onunla beraber bulunanlarda sizin için güzel bir misal vardır, onlar kavimlerine demişlerdi ki: «Biz sizden ve sizin Allah’tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir.» Yalnız İbrahim’in babasına: «Senin için mağfiret dileyeceğim, fakat senin için Allah’tan (gelecek) hiçbir şeyi (önlemeye) gücüm yetmez.» demesi hariç. Rabbimiz! Yalnız sana dayandık, sana yöneldik. Dönüşümüz de ancak sanadır.

  7. Hakkı Yılmaz (Kısmen Doğru)

    4. İbrâhîm’de ve o’nunla beraber bulunanlarda –İbrâhîm’in babası için, “Senin için kesinlikle bağışlanma dileyeceğim. Ve Allah’tan olan hiçbir şeye gücüm yetmez” demesi hariç– kesinlikle sizin için güzel bir örnek vardır. Hani İbrâhîm ve İbrâhîm ile beraber olanlar, toplumlarına, “Biz, sizden ve sizin Allah’ın astlarından taptıklarınızdan uzağız. Biz, sizi silip attık. Ve siz, bir tek olarak Allah’a inanıncaya kadar sizinle bizim aramızda sonsuza dek bir düşmanlık ve buğz belirmiştir. Rabbimiz! Yalnız Sana dayandık, Sana yöneldik. Ve dönüş ancak Sanadır.

  8. Hasan Basri Çantay

    4. İbrâhîmde ve onun maiyyetindekilerde sizin için hakıykaten güzel bir örnek vardı. Hani onlar kavmlerine «Biz, sizden ve Allâhı bırakıp da tapmakda olduğunuz nesnelerden kat’iyyen uzağız. Sizi inkâretdik. Siz Allaha bir olarak îman edinceye kadar bizimle aranızda ebedî düşmanlık ve buğuz belirmişdir» demişlerdi. Yalınız İbrâhîmin, babasına «Herhalde senin yarlığanmanı isteyeceğim. (Fakat) senin için Allahdan (gelecek) herhangi birşey (i celb ve def’ etmey) e gücüm yetmez» demesi müstesna. (Siz şöyle deyin:) «Ey Rabbimiz, ancak Sana güvenib dayandık ve yalınız Sana yöneldik. Son dönüş de ancak Sanadır».

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    4. İbrahim’de ve onunla beraber olanlarda sizin için hakikaten güzel bir örnek vardır. Hani onlar, kavimlerine: “Şüphesiz biz, sizden ve Allah’tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz ve siz bir tek Allah’a (şirksiz) inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda ebedî olarak düşmanlık ve kin belirmiştir.” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in (henüz menedilmemişken) babasına: “Senin için mutlaka mağfiret dileyeceğim. (Fakat) Allah’tan (gelecek) hiçbir şeye gücüm yetmez.” demesi hariçtir. (Size örnek değildir. Yine onlar:) “Ey Rabbimiz! Yalnız sana güvenip dayandık, yalnız sana yöneldik, dönüş de ancak sanadır.” demişlerdi.[

  10. Hayrat Vakfı Meali

    4. İbrâhîm`de ve onunla berâber bulunanlarda sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır. Hani kavimlerine şöyle demişlerdi: `Doğrusu biz, siz den ve Allah`dan başka tapmakta olduklarınızdan uzak kimseleriz! Sizi (bâtıl dîninizi) in kâr ettik; artık (siz) tek olarak Allah`a îmân edin ceye kadar, si zinle bizim aramızda ebedî olarak düşmanlık ve kin başlamıştır.` Ancak İbrâhîm `in (îmân etmemiş) ba ba sına olan (şu) sözü müstesnâ: `(Allah`dan) senin için mutlakā mağfiret dileyeceğim; fakat senin için Allah`dan (gelecek) hiçbir şeye (bir hidâyet ve mağfirete) mâlik değilim!` (Ve onlar şöyle duâ ettiler:) `Rabbimiz! Ancak sana tevekkül ettik ve sana yönel dik; dönüş de ancak sanadır!`

  11. Hüseyin Atay

    4. İbrahim ve onunla beraber olanlarda sizin için uyulacak güzel bir örnek vardır. Hani, onlar uluslarına “Doğrusu, biz sizden ve Allah'ın yerine taptıklarınızdan uzağız; sizi reddediyoruz. Yalnızca tek Allaha inanmanıza kadar sizinle bizim aramızda sürekli düşmanlık ve öfke ortaya çıkmıştır” demişlerdir. Yalnız İbrahim'in, abasına “Andolsun, senin için bağışlanma dileyeceğim, ancak Allah'tan gelecek herhangi bir şeyi senin için savmaya gücüm yetmez” sözü bunun dışındadır. Ey Rabbimiz! Sana güvendik, Sana yöneldik, dönüş Sana'dır.

  12. İhsan Eliaçık

    4. Sizin için güzel bir örnek İbrahim ile beraberindekilerde oldu. Onlar vaktiyle halkına; "Biz, sizlerden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Allah'ın birliğine iman edinceye kadar sizi tanı­mıyoruz. Sizinle aramızda hiç dinmeyecek düşmanlık oluştu!" demişlerdi. Tek istisna İbrahim'in babasına; "Senin için elbette bağışlanma dileyeceğim. Fakat senin için Allah'tan gelecek hiçbir şeyi önlemeye gücüm yetmez." demesiydi. Onlar; "Ey Rabbimiz, biz ancak Sana güvendik, sana gönül verdik, bütün yollar sana çıkar. 5- Ey Rabbimiz, bizi kâfirlerin elinde oyuncak yapma ve bizleri bağışla. Çünkü sensin üstün ve bilge olan!" diye dua ettiler.

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    4. Gerçekten sizin için, İbrâhîm’de ve onunla birlikte olan larda pek güzel bir örnek bulunmuş tur! Hani onlar kavimlerine demişlerdi ki: “Gerçek ten biz sizden de, Allâh’ı bırakıp tapmakta olduklarınızdan da tamamen uzak kimseleriz! Biz sizi(n dininizi) in kâr ettik. Siz Allâh’a, O tek olduğu halde inanıncaya kadar ebediyyen bizimle sizin aranızda düşmanlık ve şiddetli öfke (meydana gelmiştir ve bu, kalplerimizde yerleşmekle kal mayıp, davranışlarımız da da) belirmiştir.” Ancak İbrâhîm’in, babasına: “Ben senin için Allâh’tan (gelecek azaplardan) hiçbir şey(i def etme y)e sahip değilsem de, andolsun ki; yine de senin için mutlaka bağışlanma talebinde bulunacağım!” sözü müstesnâ! (Zira bu, müşrikler için istiğfar yasağından önce vuku bulduğundan dolayı örnek alınacak bir şey değildir. Ey müminler! İbrâhîm (Aley hisselâm)`ın ve beraberindeki müminlerin şu sözlerini de örnek alın ki:) “Ey Rabbimiz! (Tüm işlerimizi Sana ısmarla yarak) ancak Sana tevekkül ettik ve ancak Sana yöneldik! Varış da ancak Sana’dır!

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    4. İbrahim'de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, "Biz sizden ve Allah'ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir" demişlerdi. Yalnız İbrahim'in, babasına, "Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. FakatAllah'tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez" sözü başka. Onlar şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır."

  15. Mehmet Okuyan (Kısmen Doğru)

    4. İbrahim’de ve onunla birlikte olanlarda sizin için elbette güzel bir örnek vardır. Onlar toplumlarına demişlerdi ki: “Biz sizden ve Allah’ın peşi sıra taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz tek bir Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve öfke belirmiştir.” İbrahim’in, babasına “Şüphesiz ki senin için bağışlanma dileyeceğim. (Fakat) senin için Allah’tan (gelecek) herhangi bir şeyi (önlemeye) gücüm yetmez.” sözü hariç. (O müminler şöyle dua etmişlerdi:) “Rabbimiz! Yalnızca sana güvendik, yalnızca sana yöneldik. Dönüş de yalnızca sanadır.

  16. Mustafa İslamoğlu

    4. Doğrusu İbrahim’de ve ona uyanlarda sizin için güzel bir örneklik vardır. Hani onlar kendi kavimlerine şöyle demişlerdi: “Bakın, biz sizden ve Allah’ın yanı sıra taptığınız her şeyden uzağız; biz sizi(n hayat tarzınızı) reddediyoruz; sizinle bizim aramızda, siz bir tek Allah’a ibadet edinceye kadar ebedîyen sürecek bir düşmanlık ve nefret vardır.” Tek istisna, İbrahim’in babasına “Senin için kesinlikle Allah’tan mağfiret dileyeceğim; ama senin lehine Allah’tan bir şey elde etme yetkisine sahip değilim” diye söz vermesiydi. (Size düşen şöyle yalvarmaktır): “Rabbimiz! Yalnız Sana güvendik, yalnız Sana yöneldik: zira tüm yollar Sana çıkar!

  17. Mustafa Öztürk

    4-5. [Sevgi ve nefretin sırf Allah için olduğu ve dolayısıyla inanç temelinde kafir akrabalarla ilişkiyi kesme hususunda) İbrahim ve ona uyanlar [peygamberler) sizin için gerçekten çok güzel bir örnektir. Gerçi İbrahim babasına [belki tövbe edip imana gelir ümidiyle] , "Senin için Allah'tan af dileyeceğim. Bununla birlikte [şirkten vazgeçmediğin takdirde) Allah'ın sana vereceği cezayı engelleyemem." diye dua etmiştir fakat bu bir istisnadır. İbrahim ve ona uyanlar kendi kavimlerine, "Bizim hem sizinle hem de Allah'ı bırakıp tanrı diye tapındığınız şeylerle hiçbir ilgimiz yoktur. Biz sizi reddediyoruz. Siz ibadete layık yegane ilah/tanrı olarak Allah'a iman edinceye kadar aramızdaki düşmanlık, nefret ve öfke devam edecektir." demişler ve şöyle dua etmişlerdi: "Rabbimiz! Biz yalnız sana güveniyor, yalnız sana yöneliyoruz. Sonunda varılacak yer senin huzurundur. Rabbimiz! Bizi kafülerin eline düşürme. Rabbimiz! Bize af ve mağfiret eyle. Çünkü sen üstün kudret sahibisin; her şeyi yerli yerince yapıp edensin.

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    4. Muhakkak ki sizin için İbrahim’de ve O’nunla beraber olanlarda bir güzel örnek vardır. O vakit ki, kavimlerine dediler ki: «Şüphe yok, biz sizden ve Allah’tan gayrı tapmakta olduğunuz şeylerden müteberri kimseleriz. Sizi inkâr ettik ve yalnız bir Allah’a imân edeceğinize değin bizim aramızla sizin aranızda ebedîyyen adavet ve buğz başlamıştır.» Ancak İbrahim’in babasına, «Elbette senin için istiğfarda bulunacağım. Mamafih senin için Allah’tan hiçbir şeye malik olamam,» demesi müstesna... «Ey Rabbimiz! Ancak Sana tevekkül ettik ve Sana yöneldik ve son gidiş de ancak Sana’dır.»

  19. Sadık Türkmen

    4. Ibrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için, güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine: "Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret oluşturdunuz" demişlerdi. Yalnız İbrahim’in babasına: "Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez" sözü başka! Onlar şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Ancak Sana dayandık, içtenlikle yalnız Sana yöneldik. Dönüş de ancak Sanadır/Senin huzurunadır."

  20. Süleyman Ateş

    4. İbrâhim’de ve onunla beraber bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır; onlar kavimlerine "Biz sizden ve sizin Allah’tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi(n taptıklarınızı) tanımıyoruz. Siz, bir tek Allah’a inanıncaya kadar sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir" demişlerdi. Yalnız İbrâhim’in babasına: "Senin için mağfiret dileyeceğim, fakat Allah’tan gelecek bir şeyi senden savamam" demesi hariç. "Rabbimiz, sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş(ümüz) sanadır!"

  21. Süleymaniye Vakfı

    4. İbrahim ve beraberinde olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Bir gün halklarına şöyle demişlerdi: “Bizim sizinle ve Allah ile aranıza koyup kul olduklarınızla bir ilişiğimiz yoktur. Biz sizi tanımıyoruz. Tek ilah olan Allah’a inanıp güvenene kadar aramızda düşmanlık ve nefret doğmuştur. Sadece İbrahim’in babasına söylediği: “Allah’tan sana gelecek bir şeyi engellemeye gücüm yetmez ama senin bağışlanman için kesinlikle dua edeceğim" sözü size örnek olmaz. (İbrahim ve beraberindekiler şöyle dua ettiler:) "Rabbimiz! Biz sana dayandık ve sana yöneldik. Dönüp varılacak yer, senin huzurundur.”

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    4. Gerçekten İbrahim'de ve ona uyanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Onlar kendi kavimlerine şöyle seslenmişlerdi: “Kesinlikle biz sizden de Allah'ın yanısıra kulluk ettiklerinizden de uzağız. Sizin inandığınız her şeyi reddediyoruz. Sizinle bizim aramızda, tek Allah'a inanacağınız zamana kadar sürecek bir düşmanlık ve nefret vardır!” Yalnız İbrahim'in, ( henüz men edilmemişken) babasına: “Senin için mutlaka bağışlanma dileyeceğim. Fakat Allah'tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez!” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana güvenip dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    4. İbrahim’le, beraberinde olanlarda sizin için çok güzel bir örnek vardır. Hani, onlar toplumlarına şöyle demişlerdi: "Biz sizden de Allah dışındaki kulluk ettiklerinizden de uzağız. Sizi tanımıyoruz. Sizinle bizim aramızda, siz Allah’a, yalnız Allah’a inanıncaya kadar, sürekli düşmanlık ve nefret olacaktır." Ancak İbrahim babasına şöyle demişti: "Senin için hep af dileyeceğim ama Allah’tan sana gelecek şeyi geri çevirme gücüm yoktur. Ey Rabbimiz! Yalnız sana güveniyoruz, yalnız sana yöneliyoruz! Dönüş yalnız sanadır!"