Ayetler

Nisa 116-119 Ayetlerdeki Tercüme Hatası

Diyanet İşleri Meali

NİSA SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

116. Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz, ondan başkasını dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan büsbütün sapıtmıştır

117. Onlar Allah’ı bırakıp ancak birtakım dişi putlardan medet umuyorlar; başkasından değil, isyankâr şeytandan dilekte bulunuyorlar.

118-119. Allah şeytanı lânetlemiştir, o da "Kullarından belli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara kaptıracağım, kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler" demiştir. Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinen kimse elbette apaçık bir ziyana düşmüş olur.

Tevbe Neden Var?

Bir insan günah işlediğinde yapacağı şey tevbe etmektir. Bağışlanmasının tek yolu budur. Allah, günahın bağışlanması için gereken şeyi yapanı yani tevbe edeni bağışlar.

Bu Adamlar Nasıl Bir Günah İşlemiş?

117. ayette Allah'a şirk koştuklarını anlıyoruz ama şirk nedir biliyor muyuz? Bütün şirk ayetlerindeki "Allah'ı bırakıp", "Allah'tan başka", "Allah'la beraber" gibi ifadeler yanlıştır. Yanlış tercüme ettikleri ifade "Min Dûnillâh". Bu ifade Allah'ın dûnundan demek. Bu ne demek? Askeriyedeki ast üst ilişkisi gibi; Anlayalım diye daha açık yazayım. Küçükten büyüğe; Yüzbaşı, Binbaşı, Albay ve General rütbesindeki askerler olsun. Her rütbe kendi üstüyle konuşabilir. Bir yüzbaşının doğrudan bir generale gitmesi söz konusu bile olamaz. Yüzbaşı ancak binbaşına gidip derdini söyleyebilir. Tarikat ve cemaatler -teşbihte hata olmaz- Allah'ı en tepede General rütbesinde, kulları da en aşağıda er rütbesinde görüp araya Yüzbaşı, Binbaşı, Albay gibi ölmüş evliya dedikleri insanları alıyor. Bir kısım insanlar dualarını mesela Abdülkadir Geylani'ye yapıyor "sen bu isteklerimi Allah'a ilet" diyor. Bir kısmı ise yardım istediğinde Allah'tan değil Abdülkadir Geylani'den istiyor. Buna min dûnillah deniyor; Allah en tepede, arada ölmüş bir evliya var en aşağıda da kullar. 117. ayette Mekkeli müşriklerin nasıl şirke girdiği anlatılıyor; Mekkeli müşrikler Allah ile aralarına putlarda yaşadıklarına inandıkları melekleri alırdı. Allah'tan değil de bu meleklerden yardım isterdi. Allah bu ayetlerde Mekkeli müşriklerin meleklerden yardım istemekle aslında şeytanı davet ettiklerini söylüyor. Şeytan kovulduğunda insanları yoldan çıkaracağını söylemişti, Allah da ihlaslı kullara bir şey yapamayacağını ama diğerleri de şeytana uyarsa hepsini cehenneme atacağını söylemişti. Mekkeli müşrikler şeytanın işini kolaylaştırmaktan başka bir şey yapmamış.

Sonuç; eğer insan Allah ile araya birini alıp, ondan yardım isteyip şirke girdiyse bunun bağışlanmasının tek yolu tevbe etmektir. Allah dilediğini değil, işlediği günahın af olması için gayret gösterenleri bağışlıyor. Ayetler bize bunları anlatıyor. Ayetlerin doğru tercümesi söyle;

Süleymaniye Vakfı Meali

NİSA SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

116. Allah, kendisine ortak /şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun altındaki günahları, gerekeni yapan kişi için bağışlar[*]. Kim Allah'a ortak koşarsa yanlış yola girip kaybolup gitmiş olur.

[*]Şâe = شاء fiilinin kökü, “bir şeyi var etme” anlamında olan şey =شيء’dir. (Müfredât). Bir şeyi insanın var etmesi için çalışması gerekir. Şirkten uzak kalan ve büyük günahlardan kaçınan (Nisa 4/31, Necm 53/31-32) veya günah işledikten sonra tevbe edip kendilerini düzeltenler (Furkan 25/68-71) ile sevapları günahlarından fazla olanlar doğrudan cennete gider, cehennemin hışırtısını bile duymazlar. (Enbiya 21/101-102) Günahları sevaplarından fazla olanlar da cehenneme giderler. (Araf 7/9, Meryem 19/71-72, Meryem 19/86-87, Müminun 23/103-104, el-Karia 101/8-11 ) Bunlar, cezalarını çektikten sonra cennetteki yakınlarının yanına yerleştirilirler. (Tûr 52/21)

117. Allah ile aralarına koyarak yardıma çağırdıkları, tanrıçalarından başkası değildir[*]. Aslında yardıma çağırdıkları sadece hayırsız şeytandır.

[*] Zuhruf 43/19, Necm 53/19-28, İsrâ 17/40.

118. Allah, şeytanı lanetledi /dışladı. Şeytan da şöyle dedi: "Ne olursa olsun, kullarından bir kesimini kendime pay edineceğim.

119. Onları kesinlikle saptıracağım, kesinlikle beklentilere sokacağım. Onlara mutlaka emredeceğim, en’âm’ın kulaklarını yaracaklar[1*]. Mutlaka emredeceğim, Allah'ın yarattığını değiştirecekler[2*].” (Ey insanlar!) Sizden kim şeytanı, kendine Allah’tan daha yakın sayarsa apaçık bir hüsrana uğramış olur.

Şâe شاء Fiiliyle İlgili Ayrıntılı Açıklama

شَاءَ şā'e fiiliyle ilgili ayrıntılı açıklamayı İbrahim dördüncü ayeti ele aldığım sayfada okuyabilirsin. İbrahim 4. Ayet Şae Fiili

شَاءَ şā'e fiiline dileme anlamı verince Kur'an'ı Kerim nasıl tutarsız bir kitap oluyor görmek için Enam 145-146. ayetleri ele aldığım sayfaya bakabilirsin. Enam 145-146. Ayetler Şae Fiili

Min Dûnillâh Ne Demek Ve Şirk Hakkında Ayrıntılı Açıklama

Şirk ayetlerinin nasıl katledildiğini, Ahkaf Suresi 4-5-6. ayetlerini ne hale getirdiklerini yazdığım bu sayfadan okuyabilirsin. Ahkaf Suresi 4-5-6. Ayetlerin Katledilmesi

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    116. Allah, Kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan aşağı günahları ise, dilediği kimse için bağışlar. Zaten her kim Allah’a ortak koşacak olursa, artık o gerçekten haktan çok uzak bir sapkınlığa düşmüştür.

    117. O Allah’a ortak koşanlar, Allah’ın yanı sıra ancak, dişi olarak vasıflandırılan bir takım putlar adına dua ediyorlar ve onlar böylece ancak azgın şeytan adına dilekte bulunmuş oluyorlar.

    119. “Hem de, hiç şüphesiz ben, onları saptıracağım; onları boş kuruntulara da kaptıracağım ve onlara emredeceğim de, (Câhilyiye devrinin ibadeti ve putlar için nişan olarak) onlar, davarlarının kulaklarını yaracaklar; yine onlara emredeceğim de, onlar, Allah’ın yarattığı doğal suretleri, vasıfları (bâtıl sebeplerle) değiştirecekler.” Zaten her kim Allah’ın yanı sıra şeytanı dost edinecek olursa, artık o gerçekten apaçık bir hüsrana uğramıştır.

  2. Bayraktar Bayraklı

    116. Allah kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz; şirkten başka günahları, dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah`a şirk koşarsa büsbütün sapıtmıştır.

    117. Müşrikler, Allah`ı bırakıp yalnızca birtakım dişi zannettikleri sahte tanrılardan istiyorlar ve isyankâr şeytandan dilekte bulunuyorlar.

    119. “Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar; onlara emredeceğim de Allah`ın yaratışını değiştirecekler!” Kim Allah`ın yerine şeytanı dost tutarsa, elbette açık bir ziyana uğramıştır.

  3. Diyanet İşleri

    116. Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz, ondan başkasını dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan büsbütün sapıtmıştır

    117. Onlar Allah’ı bırakıp ancak birtakım dişi putlardan medet umuyorlar; başkasından değil, isyankâr şeytandan dilekte bulunuyorlar.

    118-119. Allah şeytanı lânetlemiştir, o da "Kullarından belli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara kaptıracağım, kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler" demiştir. Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinen kimse elbette apaçık bir ziyana düşmüş olur.

  4. Diyanet Vakfı

    116. Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; ondan başka günahları dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır.

    117. Onlar (müşrikler) O’nu bırakıp yalnızca bir takım dişilerden (dişi isimli tanrılardan) istiyorlar, ancak inatçı şeytandan dilekte bulunuyorlar.

    119. «Onları mutlaka saptıracağım, muhakkak onları boş kuruntulara boğacağım, kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar (putlar için nişanlayacaklar), şüphesiz onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler» (dedi). Kim Allah’ı bırakır da şeytanı dost edinirse elbette apaçık bir ziyana düşmüştür.

  5. Edip Yüksel

    116. ALLAH kendisine ortak koşulmasını affetmez; bunun aşağısındaki günahları ise dilediği kişiye affeder. Kim ALLAH’a ortak koşarsa tamamen sapıtmış olur.

    117. O’ndan ayrı olarak tanrıçalara hizmet ederler. Aslında inatçı sapkından başkasına hizmet etmezler.

    119. "Onları saptıracağım, onları kuruntularla oyalayacağım, hayvanların kulaklarını yarmalarını (böylece etlerini haram etmelerini) emredeceğim, ALLAH’ın yaratışını/tasarımını değiştirmelerini emredeceğim." Kim ALLAH yerine sapkını dost ve egemen edinirse apaçık bir kayba uğramıştır.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    116. Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında dilediğini bağışlar. Allah’a ortak koşan, muhakkak ki, derin bir sapıklığa düşmüştür.

    117. Onlar, Allah’ı bırakırlar da, yalnız dişilere taparlar. Böylece ancak inatçı şeytana tapmış olurlar.

    118-119. Allah o şeytana lanet etti. Ve o da: «Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara sokacağım, ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah’ın yaratışını değiştirecekler» dedi. Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o, apaçık bir ziyana uğramış olur.

  7. Hakkı Yılmaz (Kısmen Doğru)

    116. Hiç şüphesiz, Allah, Kendisine ortak kabul edenleri bağışlamaz. Bunun aşağısında kalanları ise, onlardan dilediğini bağışlar. Kim, Allah’a ortak kabul ederse elbette o uzak bir sapıklıkla sapmıştır.

    117. Onlar, Allah’ın astlarından, yalnızca dişilere yakarırlar. Ve onlar ancak inatçı şeytana yakarırlar.

    118-119. Allah İblis’i dışladı. Ve İblis, “Elbette Senin kullarından belirli bir pay alacağım, onları kesinlikle saptıracağım, onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de etinden-sütünden yararlanılan hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah’ın oluşturuşunu/ölçülendirdiğini bozacaklar” dedi. Ve her kim Allah’ın astından şeytanı yol gösterici, koruyucu yakın edinirse, o zaman şüphesiz o, apaçık bir ziyan ile ziyana uğrar.

  8. Hasan Basri Çantay

    116. Şübhesiz ki Allah, kendisine eş tanıtması (nın günâhını) yarlığamaz. Ondan başkasını, dileyeceği kimse için, yarlığar. Kim Allaha eş tanırsa muhakkak ki o, (doğru yoldan) uzak bir sapıklıkla sapmışdır.

    117. Onlar Onu (Allahı) bırakırlar da yalınız dişilere taparlar. (Böylece) o çok inâdcı bir şeytandan başkasına tapmış olmazlar.

    118-119. Allah onu rahmetinden koğdu. O da (şöyle) dedi: «Celâlin hakkı için, kullarından muayyen bir nasıyb edineceğim, onları behemehal sapdıracağım, onları mutlakaa olmayacak kuruntulara boğacağım, onlara kat’iyyen emredeceğim de davarların kulaklarını yaracaklar, onlara muhakkak emredeceğim de Allahm yaratdığını değiştirecekler». Kim Allahı bırakarak şeytanı bir yâr edinirse şübhesiz açıkdan açığa büyük bir ziyana düşmüşdür o.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    116. Şüphesiz ki Allah, (zâtında, sıfatlarında ve hükmünde) kendisine ortak koşulmasını (Allah’ın hükümlerinin aksine, hüküm koyarak ilâhlaşanları) bağışlamaz, bundan başka (günahları) da dilediği kimseler için bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa muhakkak ki o, (haktan) tam uzak bir sapıklığa düşmüştür.

    117. (Mekke müşrikleri Allah’ın varlığını itiraf etseler de) onu bırakıp ancak (Lât, Uzzâ ve Menât gibi) dişi (isimli tanrıça)lara tapıyorlar. (Aslında onlar,) o inatçı şeytandan başkasına tapmış olmuyorlar.

    119-119. (O şeytan) ki; Allah ona lanet etti (rahmetinden kovdu). O da şöyle dedi: “Elbette senin kullarından belirli bir pay (ve intikam) alacağım. Onları elbette saptıracağım, mutlaka boş umut (ve arzu)lara düşüreceğim. Onlara mutlaka emredeceğim (onlar da putlar için ayıracakları kurbanlık) hayvanların kulaklarını yaracaklar. (Yine) Allah’ın yarattığı (tabii şekil ve halleri)ni değiştirmelerini emredeceğim ve onlar da bunu yapacaklar.” (İyi bilin ki) kim de Allah’ı bırakıp şeytanı (ve benzerlerini) dost edinir (onun hoşlandığı şeyleri yapar)sa gerçekten o apaçık bir ziyana uğramıştır.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    116. Şübhesiz ki Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz; bunun dışındaki(günah)ları ise, (kendi lütfundan) dilediği kimse için affeder. Artık kim Allah`a şirk koşarsa, o takdirde doğrusu (haktan) uzak bir dalâlet ile sapmış olur.

    117. (O müşrikler) O`nu (Allah`ı) bırakıp sâdece (Lât ve Uzzâ gibi) birtakım dişi(isimli put)lara tapıyorlar ve ancak inadcı (isyankâr) bir şeytana tapıyorlar.

    119. Ve onları mutlaka dalâlete düşüreceğim, hem onları şübhesiz boş temennîleresevk edeceğim, hem onlara kesinlikle emredeceğim de gerçekten hayvanların kulaklarını yaracaklar ve (yine) onlara mutlaka emredeceğim de Allah`ın yarattığını şübhesiz değiştirecekler` (dedi). Artık kim Allah`ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, o takdirde muhakkak ki apaçık bir zararla hüsrâna uğramış olur.

  11. Hüseyin Atay

    116. Doğrusu, Allah kendisine ortak koşulmasını bağış­ lamaz, ama, bundan başkasını dilediğine bağışlar. Allah'a ortak koşan, andolsun, derin bir sapıklığa sapmış olur.

    117. Onlar, O'nun yerine dişilere yalvarıyorlar ve yalnız dik kafalı şeytana yalvarıyorlar.

    118-119. Allah ona lanet etsin. "Andolsun, kullarından belli bir takımı kendime alacağım, andolsun, onların yollarını şaşırtacağım, andolsun, onlara kuruntu kurdurtacağım ve andolsun, davarların kulaklarını kesmelerini emredeceğim ve onlara Allah'ın yaratışını değiştirmelerini emredeceğim" demişti. Öyle ise, kim Allah'ın yerine şeytanı veli edinirse, kuşkusuz, apaçık bir kayba uğrayacaktır.

  12. İhsan Eliaçık

    116. AÇIKÇASI Allah, ortak koşanları bağışlamaz. Bundan başkası için ise layık gördüğünü bağışlar . Kim Allah'a ortak koşarsa, dönüşü olmayan bir sapıklığa girmiş demektir

    117. Onlar, Allah'ı bırakıp, yalnız tanrıçalara yalvarıp yakarıyorlar.89 Böylece, inatçı şeytandan başkasına yalvarmış olmuyorlar.

    119. Mutlaka onları saptıracağım ve her fırsatta onları kuruntulara kaptırıp, olmayacak hayallerle aldatacağım. Onlara emredeceğim; putlar için develerin kulaklarını kesecekler. Emredeceğim; Allah'ın yarattığını değiştirecekler." Şu halde her kim Allah'ı bırakıp şeytanı dost edinirse, kesinlikle ziyana uğrar.

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    116. Şüphesiz ki Allâh Kendisine ortak koşulmasını(n cezasını ebedî azap olarak kesin hükme bağladığı için şirki) bağışlamaz. İşte O, bunun dışındakini ise (ne kadar büyük günah olsa da, tevbe şartı koşmaksızın) dilediği kimse için bağışlar. Her kim Allâh’a (herhangi bir şeyi) ortak koşarsa, mu hakkak ki o, (haktan) çok uzak bir sapıklıkla (yanlışa) sapmıştır.

    117. O (şirk koşa)nlar O’nu bırakıp yalnızca dişi (ismi taşıyan cansız nesne)lere tapmaktadırlar ve (böyle yaparak) ancak hayırlardan yoksun kal mış/şerri belirgin/kötülüğe soyunmuş /isyankâr/ bir şeytana kulluk yapmaktadırlar. (Zira puta tapmayı onlara şeytan emretmiştir.)

    119. Andolsun ki; mutlaka onları (doğru yoldan) saptır (maya çalış)acağım! Kasem olsun ki; kesinlikle onları umutlandır(mak üzere uzun yaşayacakları ve dirilip azapla karşılaşmayacakları gibi asılsız kuruntulara boğ)acağım! Yemin olsun ki; muhakkak onlara emredeceğim de hemen davarların kulaklarını çokça yaracaklar (ve bunu, Allâh’ın helâl kıldığı hayvanları kendilerine haram etme ve putlara adama belirtisi yapacaklar)! Yine andolsun ki; elbette onlara emredeceğim de hemen Allâh’ın yaratışını (tümüyle veya kısmen) değiştirecekler (ve köleleri burma, dövme yaptırma ve sakal kesme gibi suretlerle Allâh’ın yarattığı şekle müdahale edecekler)!” Kim Allâh’ı bırakıp da şeytanı bir dost edinirse muhakkak ki o pek açık bir zararla hüsrâna uğramıştır. (Zira Allâh’ın rızasını bırakıp şeytanın rızasını tercih ederek, cennetteki yerini cehennemdeki yeriyle değiştirmiştir.)

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    116. Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür.

    117. Onlar, Allah'ı bırakıp ancak dişilere tapıyorlar. Halbuki (aslında) azgın bir şeytana tapmaktadırlar.

    118-119. Allah o şeytana lânet etti ve o da, "Andolsun ki senin kullarından elbette belirli bir pay alacağım" dedi. "Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse şüphesiz o, apaçık bir hüsrana düşmüştür.

  15. Mehmet Akif Ersoy

    116. İyi bilin ki Allah kendisine şerik koşulmasını afvetmez. Bundan başkasını ise dilediğine afveder. Artık kim Allah'a şirk koşarsa onun haktan çok uzak bir dalâle saptığında şüphe yok.

    117-119. Şunların Allah'ı bırakıp taptıkları bir sürü dişi isimlerinden başkası değil. Bunlara tapmakla ancak o isyanına saplanıp kalan şeytana tapmış oluyorlar ki bir kere kendisini Allah rahmeti sahasından ebediyen kovdu. Sonra Allah'a karşı "Ben Senin kullarının içinden işte yemin ediyorum, muayyen bir pay alacağım. İşte yemin ediyorum, kendilerini olmayacak şeylerle avutacağım. İşte yemin ediyorum kendilerine emredeceğim; develerin kulaklarını yaracaklar. Kendilerine emredeceğim, Allah'ın fıtratını değiştirecekler!" dedi. Artık kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse elbette açık bir hüsrana düşmüş olur.

  16. Mehmet Okuyan (Kısmen Doğru)

    116. Şüphesiz ki Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bundan başkasını, (diğer günahları) dilediği (layık olan) kimse için bağışlar. Allah’a ortak koşan kimse, elbette uzak bir sapkınlığa düşmüş (demek)tir.

    117-118. (Müşrikler) O’nun (Allah’ın) peşi sıra birtakım dişilerden (dişi isimli putlardan) başkasına yalvarmıyorlar. Onlar, Allah’ın kendisine lanet ettiği inatçı şeytandan başkasına yalvarmıyorlar ki o şöyle demişti: “Şüphesiz ki kullarından belirli bir pay edineceğim.

    119. Onları mutlaka saptıracağım, elbette onları boş kuruntulara boğacağım; elbette onlara emredeceğim (fısıldayacağım) ve hayvanların kulaklarını yaracaklar; elbette onlara emredeceğim ve Allah’ın yarattığını değiştirecekler.” Kim Allah’ın dışında (O’nu bırakır da) şeytanı dost edinirse, elbette apaçık bir şekilde kaybetmiştir.

  17. Mustafa İslamoğlu

    116. Kuşkusuz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; fakat dileyen kimselerin bunun dışındaki günahlarını bağışlamayı diler; ve her kim Allah`a ortak koşmakta (ısrar ederse), işte o apaçık bir sapkınlığa gömülüp gitmiştir.

    117. Onlar Allah`ı bırakıp yalnızca cansız dişil nesnelere sığınıyorlar; bu şekilde onlar, inatçı şeytana sığınmış oluyorlar;

    119. Onları saptıracağım ve kuruntularla oyalayacağım: zira ben onlara emredeceğim, onlar da develerin kulaklarını kesecekler; yine onlara emredeceğim, onlar Allah`ın yaratışını değiştirecekler!" Fakat Allah`ı bırakıp Şeytan`ı kendilerine rehber edinenler, apaçık bir ziyana uğramış olurlar.

  18. Mustafa Öztürk

    116. Hiç şüpheniz olmasın ki Allah kendisine eş ve ortak koşulmasını asla bağış­lamaz. Fakat bunun dışında dilediği kimselerin günahlarını bağışlar. Kim Allah'a eş ve ortak koşarsa, büsbütün dalalet batağına saplanmış olur.

    117. Nitekim işte o müşrikler Allah'ı bırakıp [Lal, Menat ve Uzza gibi] putlara tanrılık yakıştırıyorlar. Aslında onlar böyle yapmakla Allah'a isyan eden Şeytan'a/İblis'e tapınıyorlar

    118-119. Oysa Allah Şeytan'ı/İblis'i lanetlemşti, bunun üzerine o da şöyle demişti: "Ahdim olsun, senin kullarından bir kısmını kendi yandaşım yapacağım. Dahası, onlan yoldan çıkaracağım; onlan hep kuruntuların peşinde koşturacağım. Ben onlara telkinde bulunacağım, onlar da [putperestliğe özgü bir adak şekli olarak] deve, sığır gibi hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine ben onlara telkinde bulunacağım, onlar da [putlar adına çocukların başında biraz saç bırakmak, hayvanları iğdiş etmek adetlerinde olduğu gibi] Allah'ın yarattığı varlıklardaki saf yapıyı bozacak, asıl amacından saptıracaklar. Allah'ı bırakıp Şeytan'ı/İblis'i ." dost edinenler büsbütün hüsrana uğrarlar.

  19. Ömer Nasuh Bilmen

    116. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ kendisine şerik koşulmasını mağfiret etmez ve bunun dûnundakini de dilediği kimseye mağfiret buyurur. Ve her kim Allah Teâlâ’ya şerik koşarsa muhakkak ki pek uzak bir dalâlete sapmıştır.

    117. O müşrikler Cenâb-ı Hakk’adeğil, ancak dişilere taparlar ve ancak ziyâde isyankar bir şeytana tapıverirler.

    119. «Ve elbette onları saptıracağım ve elbette onları kuruntuya düşüreceğim ve muhakkak onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar ve herhalde onlara emredeceğim de Allah Teâlâ’nın yarattığını tağyir edeceklerdir.» Ve her kim Allah Teâlâ’dan başka şeytanı velî ittihaz ederse şüphe yok ki, pek açık bir ziyan ile ziyana düşmüş olur.

  20. Sadık Türkmen

    116. Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için (hak ettikleri ölçüde) bağışlar. Allah’a ortak koşan; kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür.

    117. Onlar Allah’ı bırakıp ancakput(dikili taş)lara tapıyorlar. Halbuki (aslında) azgın bir şeytana tapmaktadırlar.

    119. "onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de (zihinlerine vesvese, çeşitli fikirler fısıldayacağım da) Allah’ın yarattığını/yaratışını değiştirecekler." Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost/veli edinirse, şüphesiz o apaçık bir hüsrana düşmüştür.

  21. Süleyman Ateş

    116. Allâh, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz, bundan başka herşeyi dilediğine bağışlar. Allah’a ortak koşan da uzak bir sapıklığa düşmüştür.

    117. O(Allah’a ortak koşa)nlar, O’nu bırakıp birtakım dişilerden başkasına çağırmıyorlar ve onlar, (hayırsız) âsi şeytândan başkasına yalvarmıyorlar.

    119. "Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim: hayvanların kulaklarını yaracaklar; onlara emredeceğim: Allâh’ın yaratışını değiştirecekler!" kim Allâh’ın yerine şeytânı dost tutarsa, muhakkak ki açık bir ziyana uğramıştır.

  22. Süleymaniye Vakfı

    116. Allah, kendisine ortak /şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun altındaki günahları, gerekeni yapan kişi için bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa yanlış yola girip kaybolup gitmiş olur.

    117. Allah ile aralarına koyarak yardıma çağırdıkları, tanrıçalarından başkası değildir. Aslında yardıma çağırdıkları sadece hayırsız şeytandır.

    119. Onları kesinlikle saptıracağım, kesinlikle beklentilere sokacağım. Onlara mutlaka emredeceğim, en’âm’ın kulaklarını yaracaklar. Mutlaka emredeceğim, Allah'ın yarattığını değiştirecekler.” (Ey insanlar!) Sizden kim şeytanı, kendine Allah’tan daha yakın sayarsa apaçık bir hüsrana uğramış olur.

  23. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    116. Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bunun dışında uygun gördüğünü bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır.

    117. Onlar (müşrikler) Allahın yanında (kendilerine göre aziz saydıkları) bir takım dişilerden (dişi isimli meleklerden yardım ve himmet medet) istiyorlar, aslında inatçı şeytandan dilekte bulunuyorlar.

    119. «Onları mutlaka saptıracağım, muhakkak onları boş kuruntulara boğacağım, kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar (putlar için nişanlayacaklar), şüphesiz onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler». Allah'ın yanısıra şeytanı kendilerine rehber edinenler, kesinlikle ziyana uğrarlar

  24. Yaşar Nuri Öztürk

    116. Allah, kendisine ortak koşulmasını affetmez ama bunun dışında kalanı/bundan az olanı dilediği kişi için affeder. Allah’a şirk koşan, dönüşü olmayan bir sapıklığa dalıp gitmiştir.

    117. Allah’ın berisindekilere davet/dua edenler sadece dişilere/dişileşmiş halde davet/dua ederler. Ve onlar inatçı bir şeytandan başkasına çağırıp yakarmıyorlar.

    119. "Yemin olsun, onları saptıracağım, onları kuruntulara/hurafelere/anlamını bilmeden okumaya mutlaka iteceğim. Onlara mutlaka emir vereceğim de davarların kulaklarını yaracaklar; onlara muhakkak emredeceğim de Allah’ın yaratışını/yarattıklarını değiştirecekler." Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı yandaş edinirse açık bir hüsrana kesinlikle yuvarlanmış olacaktır.