Ayetler

Nisa 17. Ayetteki Tercüme Hatası

Diyanet Vakfı Meali

NİSA SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

15 Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı aranızdan dört şahit getirin. Eğer şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye yahut Allah onlara bir yol açıncaya kadar evlerde hapsedin

16. İçinizden fuhuş yapan her iki tarafa ceza verin; eğer tevbe eder, uslanırlarsa artık onlara ceza verip eziyet etmekten vazgeçin; çünkü Allah tevbeleri çok kabul eden ve çok esirgeyendir.

17. Allah’ın kabul edeceği tevbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden tevbe edenlerin tevbesidir; işte Allah bunların tevbesini kabul eder; Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir

18. Yoksa kötülükleri yapıp yapıp da içlerinden birine ölüm gelip çatınca «Ben şimdi tevbe ettim» diyenler ile kâfir olarak ölenler için (kabul edilecek) tevbe yoktur. Onlar için acı bir azap hazırlamışızdır

Zina Edenler Günah Olduğunu Bilmeden Mi Zina Etti?

Nisa 17 ayeti 15 ve 16. ayetlerle beraber düşünmek gerekiyor. 15 ve 16. ayette zina eden insanların cezaları anlatılıyor. Allah peşine hangi tevbeyi kabul edeceğini söylüyor. Şimdi eğer klasik meallerde ki ancak bilmeden günah işleyip sonra tevbe edenlerin tevbesi kabul ediliyorsa o zaman 15 ve 16. ayetlerde zina eden insanlar, zinanın günah olduğunu bilmiyor olması gerekir. Böyle bir şey mümkün değildir. Ayette "cahillikle bir kötülük yapan" ifadesi var. Bir defa bilmediğin bir şeyden sorumlu olamazsın. İstisnalar olabilir. Toplumun küçük bir kesiminde zinanın suç sayıldığını henüz öğrenmemiş insanlar olabilir ama ayet onlara değil Müslümanlara hitap ediyor. Her Müslüman zinanın günah, suç olduğunu bilir. Allah bilmeden günah işleyenlerin tevbesini kabul ediyorsa, 15 ve 16. ayetteki bilerek zina yapmış insanların ve bilerek çeşitli günahlar işleyenlerin tevbeleri ne olacak, kabul edilecek mi? Lafı çok uzatmayayım, ayetin doğru tercümesi söyle;

Süleymaniye Vakfı Meali

NİSA SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

17. Allah’ın kabul sözü verdiği tövbe /günahtan dönüş, kendini tutamayarak[1*] kötülük işleyen sonra vakit geçirmeden dönüş yapanların tövbesidir. Allah, işte bu kişilerin tövbelerini kabul eder. Allah bilir, doğru kararlar verir.

[1*] Ayette geçen جَهَالَةٍ = cehâlet’in Türkçe karşılığı cahillik veya cahillik etmektir. Cahillik, bilmemek, cahillik etmek de kendini tutamayarak yanlış bir iş yapmaktır. Züleyha ve diğer kadınların kendisini elde etmeye çalışmaları karşısında Yusuf aleyhisselam şöyle demişti: “Rabbim! Bu kadınların istediklerine uymaktansa hapsi tercih ederim. Onların oyununu benden savmazsan onlara karşı çocukça davranır ve cahillik edenlerden olurum.” (Yusuf 12/33). Allah Teâlâ kimseye gücünün üstünde bir sorumluluk yüklemediği için (Bakara 2/286) bu ayette geçen cehalet kelimesine “kendini tutamama” dışında bir anlam verilemez.

Allah'ın kabul sözü verdiği tevbe kendini tutamayarak günah işleyip peşine hemen tevbe edenlerin tevbesidir. Nisa 15 ve 16. ayetlerde zina yapan Müslümanlar da zaten kendisini tutamadığı için zina yaptılar. Konuyla ilgili daha fazla bilgiyi bu siteden okuyabilirsin. Tevbe ve İstiğfar Nedir?

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    17. Allah’ın kabul edeceğini vaat ettiği tövbe, ancak, bir cehâlet sonucu kötülük işleyip de, sonra vakit yakın iken (ölümden bir süre önce, sağlığı yerinde iken) tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah, ancak bu gibilerin tövbesini kabul eder. Zaten Allah, ezelden beri Alim’dir (her şeyi pekiyi bilendir), Hakim’dir (her şeyi hikmete uygun yapandır).

  2. Bayraktar Bayraklı

    17. Allah'ın kabul edeceği tövbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden tövbe edenlerin tövbesidir; işte Allah bunların tövbesini kabul eder; Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

  3. Diyanet İşleri

    17. Allah’ın kabul edeceği tövbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden pişmanlık getirenlerin tövbesidir; işte Allah bunların tövbesini kabul eder; Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

  4. Diyanet Vakfı

    17. Allah’ın kabul edeceği tevbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden tevbe edenlerin tevbesidir; işte Allah bunların tevbesini kabul eder; Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir

  5. Edip Yüksel

    17. Cahillik yüzünden bir kötülük işleyen ve hemen ardından tövbe edenlerin tövbesinin kabulu ALLAH'a aittir. ALLAH tövbelerini kabul eder. ALLAH Bilendir, Bilgedir

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    17. Ancak Allah'ın kabul etmesini vaad buyurduğu tevbe, o kimseler içindir ki, bilmeyerek günah işleyip hemen tevbe edenlerin tevbesidir. İşte Allah bunların tevbelerini kabul eder. Allah alîmdir hakîmdir. (Her şeyi bilendir, hikmet sahibidir).

  7. Hakkı Yılmaz

    17. Allah’ın üzerine aldığı tevbe, ancak cehalet nedeniyle kötülük yapanların, sonra hemencecik tevbe edenlerinkidir. İşte bunlar, Allah’ın tevbelerini kabul ettikleridir. Allah, en iyi bilendir, en iyi hüküm koyandır.

  8. Hasan Basri Çantay

    17. Allah indinde (makbul olan) tevbe, kötülüğü ancak cahillik sebebiyle yapacakların, sonra da çarçabuk (vaz geçip) tevbe edecek olanların (tevbesi) dir. İşte Allahın, tevbelerini kabul edeceği kimseler bunlardır. Allah (herkesin içini dışını) hakkıyle bilendir, tam bir hüküm ve hikmet saahibidir.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    17. Allah katında (makbul) tevbe ancak cahillikle bir kötülük (bir günah) işleyip de sonra hemen (pişman olup) tevbe edenlerin tevbesidir. İşte Allah, bunların tevbesini kabul eder. Allah her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    17. Allah katında (makbûl olan) tevbe, ancak o kimselerin (tevbesi)dir ki, bilmeyerek günah işlerler, sonra da çok geçmeden tevbe ederler. İşte onlar var ya, Allah, onların tevbelerini kabûl eder. Çünki Allah, Alîm (hakkıyla bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.

  11. Hüseyin Atay

    17. Allah, ancak kötülüğü bilmeyerek yapıp hemen tövbe edenlerin tövbesini kabul etmeyi üzerine almış­ tır. Allah, işte, onların tövbesini kabul eder. Allah bilendir, bilgedir.

  12. İhsan Eliaçık

    17. ncak, Allah'ın kabul edece­ği sözünü verdiği tövbe, bilmeden bir kabahat işleyip üzerinden fazla zaman geçirmeden pişman olanların tövbesidir. İşte Allah onların tövbelerini kabul eder. Allah her şeyi bilir, çok bilgedir.

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    17. llâh’ın (kabûlünü) üstlendiği tevbe, ancak o kişiler için (geçerli)dir ki; kötü bir şeyi bilgisizce işlerler de, sonra (ölüm öncesine kadar) yakın (sa yılacak olan geniş) zamandan birinde tevbe ederler. İşte onlar ki, Allâh onların tevbelerini kabul etmektedir. Allâh dâima (kullarının pişmanlıklarını çok iyi bilen bir) Alîm ve (tövbekârlara azap etmeyen bir) Hakîm olmuştur.

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    17. Allah katında (makbul) tövbe, ancak bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  15. Mehmet Akif Ersoy

    17. Allah yalnız onların tevhesini kabul buyurur ki cahillik sâikasıyla günah işler de sonra bir zaman geçince tevbe ederler. İşte bunların tevbelerini Allah kabul buyurur. Allah alimdir, hakimdir.

  16. Mehmet Okuyan

    17. Allah’ın kabul edeceği tevbe, sadece bilmeden kötülük edip sonra hemen tevbe edenlerin tevbesidir. İşte Allah bunların tevbesini kabul eder. Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

  17. Mustafa İslamoğlu

    17. Doğrusu, Allah katında kabul gören tevbe, yalnızca bir cahillik ederek kötülük işleyen ve sonra vakit geçirmeden Allah`a yönelenlere mahsustur. İşte Allah da onları affa yöneltecektir; zira Allah her şeyi bilendir, her hükmünde tam isabet edendir.

  18. Mustafa Öztürk

    17. Allah'ın kabul buyurmayı vaat ettiği tövbe, nefsine hakim olamayarak günah işleyen fakat ardından pişmanlık duyup o günahtan vazgeçen kimselerin tövbesidir. Allah'ın tövbelerini kabul buyurduğu kimseler işte böyle kimselerdir. Allah samimiyetle tövbe edenleri bilir; O'nun her hükmü ve filli mutlak isabetlidir

  19. Ömer Nasuh Bilmen

    17. Tevbe indallah ancak o kimseler içindir ki, bir cehaletle bir kötülüğü işlerler de az sonra tövbekar olurlar. İşte onlar için Allah Teâlâ tevbeyi kabul buyurur. Ve Allah Teâlâ alîmdir, hakîmdir.

  20. Sadık Türkmen

    17. Allah katında tövbe; ancak bilmeyerek günah işleyip, sonra tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah bilen ve doğru hüküm/karar verendir.

  21. Süleyman Ateş

    17. Allah’a göre, şu kimselerin tevbesi makbuldür ki, câhillikle bir kötülük yapıp hemen ardından dönerler. İşte Allâh onların tevbesini kabul eder. Allâh bilendir, hüküm ve hikmet sâhibidir.

  22. Süleymaniye Vakfı

    17. Allah’ın kabul sözü verdiği tövbe /günahtan dönüş, kendini tutamayarak kötülük işleyen sonra vakit geçirmeden dönüş yapanların tövbesidir. Allah, işte bu kişilerin tövbelerini kabul eder. Allah bilir, doğru kararlar verir.

  23. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    17. Allah'ın kabul edeceği tevbe, şuursuzca (cahilane kendini tutamayarak) kötülük edip de sonra tez elden tövbe edenlerin tövbesidir; işte Allah bunların tövbesini kabul eder; Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

  24. Yaşar Nuri Öztürk

    17. Allah’ın, kabulünü üstlendiği tövbe, bilgisizlikle kötülük işleyip de çok geçmeden tövbe edenler içindir. Allah, işte böylelerinin tövbesini kabul eder. Allah Alîm’dir, Hakîm’dir.