Ayetler

Nur 33. Ayetteki Tercüme Hatası

Diyanet İşleri Meali

NUR SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

33. Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden “mükâtebe” yapmak isteyenlere gelince, eğer onlarda bir hayır görürseniz onlarla mükâtebe yapın. Allah’ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilinmelidir ki hiç şüphesiz onların zorlanmasından sonra Allah (onları) çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

Mükâtebe Ne Demek?

Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisinde mükâtebe şöyle tanımlanmış;

Sözlükte “yazmak” anlamındaki ketb (kitâbet) kökünden türeyen mükâtebe “yazışmak” anlamına gelir. Fıkıh terimi olarak köle veya câriyenin bir bedel karşılığında hürriyetini elde edebilmesi için efendisiyle anlaşmasını ifade eder. Tercih edilen görüşe göre daha çok yazılı bir metin halinde düzenlenmesi âdet haline geldiğinden bu sözleşmeye mükâtebe adı verilmiştir

Ayetin bu kısmında özgürlüğünü kazanmak isteyen köle ve cariyelere yapılacak anlaşmayla bunun sağlanması gerektiği anlatılıyor.

Zorla Kıyılan Nikah Geçerli Değildir

Bu ayette yapılan en büyük yanlış bu ifade; Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Ayette "cariye" kelimes de "fuhuş" kelimesi de geçmiyor. Genç kızlar demek olan “feteyât فـتيات” a mecaz olarak cariye, yani kadın köle, isyan demek olan “el-biğâ البغاء ” kelimesine de mecaz olarak zina anlamı verilmiştir. Bunun sebebi ayetin iniş rivayetini ayete uydurmaya çalışmaktan geliyor. Fahrettin Razi’de geçen rivayet şöyle;

Münafık Abdullah b. Übeyy'in, Mu'aze, Müseyke, Ümeyme, Amre, Ervâ ve Kuteyle adlarında altı cariyesi vardı. Bunları, zina etmeye mecbur ediyordu ve bunlara vergi koyuyor (belli bir miktar para getirmelerini istiyordu). Derken bunlardan ikisi, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e başvurup, şikâyette bulundular. İşte bunun üzerine bu ayet nazil oldu.

Burada söz konusu cariyeler ve fuhuş değildir. Evlenmek isteyen kızlardır. "Kızlar" ifadesine esir kızlar da girer. Allah anne babalara veya o dönem esir kızların sahiplerine mealen "kızlarınızı evlendirmek için zorlamayın" diyor. Bu ayetten görüyoruz ki zorla evlendirilen kızların nikahları geçerli değildir. Ayetteki "zorlanmasından sonra Allah (onları) çok bağışlayıcıdır" ifadesi ateistlerin çok eleştirdiği bir cümledir. "Hem zorlanan onlar hem de affedilen onlar" bu nasıl iş diyorlar. Buradaki af olma meselesi, zorla yapılan nikah geçerli olmadığı için bu insanların ilişkiye girmesi zina oluyor ama Allah zorla evlendirilen kızlara zina günahını yazmayacak. Ayetteki "Allah (onları) çok bağışlayıcıdır" ifadesi budur.

Allah Zinadan Uzak Durun Demişken

Diyelim ki bu ayette bahsi geçen geleneğin dediği gibi cariye olsun, cariyeleri iffetli kalmak istiyorlarsa fuhşa zorlamayacakmışız. Peki cariye gönüllü bir şekilde fuhuş yapmak istiyorsa ne olacak? Ayeti böyle tercüme edince "iffetli kalmak istemeyen cariyelerinizi fuhşa zorlayabilirsiniz" anlamı çıkmıyor mu? Allah İsra 32. ayette şöyle diyor; Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur. Zinaya yaklaşmayın diyen Allah iffetli kalmak istemeyen cariyelerin fuhşa zorlanmasına onay verir mi? Ayetin doğru tercümesi ve açıklaması şöyle;

Süleymaniye Vakfı Meali

NUR SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

33. (Hür olsun, esir olsun) Evlenecek birini bulamayanlar, Allah aradıklarını bulduruncaya kadar namuslarını korusunlar. Hâkimiyetiniz altındaki esirlerden biri (evlenmek için) onayınızı ister de onun hayrına olacağını bilirseniz kendilerine onay verin ve Allah’ın size verdiği malla onlara yardımcı olun. Evlenmek isteyen[*1] genç kızlarınıza [*2] baskı yapıp onları isyana zorlamayın. Bunu, dünya hayatının menfaatini elde etmek için yapmayın. Kim onları baskı altına alır da bu baskıdan sonra (ailelerine karşı çıkarlar veya istemedikleri bir evlilik yaparlarsa) Allah onları bağışlar, ikram eder.

[*1] Âyetteki tehassun = (تَحَصُّنً) ifadesi koruna altına giren demektir (Müfredat). Bir erkek eşini korumakla görevli olduğundan evli kadına muhsana (Nisa 4/24) denir. Bu âyet evlenme ile ilgili olduğundan buradaki tahassun, kızın evlenip kocasının koruması altına girme isteği anlamına gelir.

[*2] Buradaki “kızlarınız” ifadesine yanımızdaki esir kızlar da girerler. Bunu şu âyetten öğreniyoruz: “Mümin, iffetli ve hür kadınları nikâhlayacak kadar varlıklı olmayanlar, hakimiyetiniz altında olan mümin esir kızlarınızı nikahlayabilirler. İmanınızı en iyi bilen Allah’tır. Hepiniz birbirinizdensiniz. Onları (esir kadınları), iffetli olmaları, zinadan uzak durmuş ve gizli dostlar edinmemiş olmaları şartıyla ailelerinin izni ile nikahlayın ve mehirlerini kendilerine, marufa (Kur’an ölçülerine) uygun olarak verin.” (Nisa 4/24)

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    33. Evlenmeye imkân bulamayanlar ise, Allah, Kendi lütfüye onları zengin kılıncaya (evlenme imkânını ihsan edinceye) kadar iffetlerini korusunlar. Bir de, sahip olduğunuz kölelerden mükâtebe (hürriyetini satın almak) isteyenlerde, eğer hayır (bunu gerçekleştirmek imkânını) görüyorsanız, hemen onlarla mükâtebe akdini yapın ve Allah’ın size vermiş olduğu maldan siz de onlara verin (onlara dörtte bir, üçte bir indirim de yapın. Yahut Müslüman’lar, bunun tamamını zekâtlarıyla karşılasınlar.) Bir de, genç cariyeleriniz, namuslu kalmak istedikleri halde, dünya hayatının geçici kazancını elde etmek için onları fuhşa zorlamayın. Her kim de, onları o işe zorlayacak olursa, bilinsin ki, zorlanmalarından sonra Allah, o cariyeler için gerçekten Gafûr’dur (çok bağışlayıcıdır), Rahim’dir (çok esirgeyicidir).

  2. Bayraktar Bayraklı

    33. Evlenmeye imkanı olmayanlar ise, Allah kendilerini lütfu ile zenginleştirene kadar iffetli davransınlar. Kölelerinizden, hür olmak için bedel vermek isteyenlerin, onlarda bir iyilik görürseniz, bedel vermelerini kabul ediniz. Onlara, Allah`ın size verdiği maldan veriniz. Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, özellikle iffetli olmak isteyen genç kızlarınızı fuhşa zorlamayınız. Kim onları buna zorlarsa, Allah, hiç şüphesiz zorlayanı değil, zorlanan kadınları bağışlar; merhamet eder.

  3. Diyanet İşleri

    33. Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden “mükâtebe” yapmak isteyenlere gelince, eğer onlarda bir hayır görürseniz onlarla mükâtebe yapın. Allah’ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilinmelidir ki hiç şüphesiz onların zorlanmasından sonra Allah (onları) çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir. *

  4. Diyanet Vakfı

    33. Evlenme imkânını bulamayanlar ise, Allah, lütfu ile kendilerini varlıklı kılıncaya kadar iffetlerini korusunlar. Ellerinizin altında bulunanlardan (köleler ve câriyelerden) mükâtebe yapmak isteyenlerle, eğer kendilerinde bir hayır (kabiliyet ve güvenilirlik) görüyorsanız, hemen mükâtebe yapın. Allah’ın size vermiş olduğu malından siz de onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde edeceksiniz diye, namuslu kalmak isteyen câriyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları zor altında bırakırsa, bilinmelidir ki zorlanmalarından sonra Allah (onlar için) çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

  5. Edip Yüksel

    33. Evlenme imkanına sahip olmayanlar da, ALLAH kendilerini lütfuyla zenginleştirene kadar iffetli davransınlar. Yeminleriniz /anlaşmalarınız yoluyla hak sahibi olduklarınızdan yazılı belge isteyenler olursa –niyetleri dürüstse– karşılıklı yazışınız. Ve ALLAH’ın size verdiği parasından onlara veriniz. İffetli olmak isteyen kızlarınızı, bu dünyanın geçici menfaatini arzulayarak fuhuşa zorlamayın. Kim onları zorlarsa, o zaman ALLAH onların zorlandığını hesaba katar; O Bağışlayandır, Rahimdir.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    33. Evlenme imkanını bulamayanlar ise, Allah, lütfu ile kendilerini varlıklı kılıncaya kadar iffetlerini korusunlar. Ellerinizin altında bulunanlardan (köleler ve cariyelerden) mükatebe yapmak isteyenlerle, eğer kendilerinde (hürriyete kavuşmalarında kendileri için) bir iyilik görüyorsanız, hemen mükatebe yapın. Allah’ın size vermiş olduğu malından siz de onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde edeceksiniz diye, namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları zor altında bırakırsa, bilinmelidir ki, zorlanmalarından sonra Allah (onlar için) çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

  7. Hakkı Yılmaz

    33. Ve evlenmeye imkân bulamayanlar; Allah, Kendi fazlından kendilerini varlıklı kılıncaya kadar iffetlerini korusunlar. Yasalar çerçevesinde himayenize verilmiş olanlardan özgürlük yazışması/ sözleşmesi yapmak isteyenlerle, eğer kendilerinde bir iyilik görüyorsanız, hemen yazışma/sözleşme yapın. Allah’ın size vermiş olduğu Allah’ın malından siz de onlara verin. Ve basit dünya hayatının geçici menfaatlerini elde edeceksiniz diye, bağımsızlaşmak, evlenmek isteyen gençlerinizi taşkınlığa/ baş kaldırmaya zorlamayın, onları kesinlikle özgürlüklerine kavuşturun. Kim onları buna zorlarsa, bilinmelidir ki hiç şüphesiz Allah, onların zorlanmalarından sonra çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

  8. Hasan Basri Çantay

    33. Nikâha (evlenmiye çâre) bulamayanlar Allah kendilerini fazl (-u kerem) inden zengin kılıncaya kadar, (zinâya karşı) iffetlerini korusun. Ellerinizin mâlik olduğu (köle ve cariyelerden) mükâtebe isteyenleri, eğer onlarda bir hayır biliyorsanız, kitabete kesin, onlara Allahın size verdiği maldan verin. Dünyâ hayâtının, geçici metâını kazanacaksınız diye cariyelerinizi, eğer kendileri de iffetli olmak isterlerse, siz fuhşa mecbur etmeyin. Kim onları (buna) mecbur ederse şüphesiz ki Allah onlara (o cariyelere) kendilerinin ikrahlarından sonra da çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    33. Evlenme (imkânı) bulamayanlar da Allah kendilerini lütfundan zengin ed(ip imkân ver)inceye kadar iffetli/namuslu kalsınlar (haramdan sakınsınlar). Ellerinizin altındaki (köle ve cariye)lerden mükâtebe (hür olmak için kazanıp bedel ödeme) isteyenlerle eğer onlar için bir hayır görüyor/bunu yapabileceklerini düşünüyorsanız hemen yazı(lı olarak sözle)şin. Allah’ın size verdiği maldan onlara da verin (yardımcı olun). Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, (hele de) namuslu kalmak isterlerse, cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları zorlarsa, şüphesiz ki Allah, zorlanmaları sebebiyle (onları) çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    33. Evlenme(ye imkân) bulamayanlar, Allah kendilerini lütfundan zenginleştirinceye kadar iffetlerini korusun(lar)!Sâhib olduğunuz kölelerinizden (ve câriyelerinizden) mükâtebe (hür kalmak için yazılı sözleşme) yapmak isteyenlerle, eğer kendilerinde bir hayır bilmiş iseniz onlarla artık mükâtebe yapın! Allah`ın size verdiği maldan, (siz de) onlara verin! Dünya hayâtının geçici menfaatini elde etmek için, iffetli kalmak isteyen câriyelerinizi fuhşa zorlamayın! Kim onları (fuhşa) zorlarsa, artık şübhesiz ki Allah, onların zorlanmalarından sonra, (o câriyelere karşı) çok mağfiret edendir, çok merhamet edendir.

  11. Hüseyin Atay

    33. Evlenemeyenler ise Allah kendilerini bolluğu ile zenginleştirene kadar iffetli davransınlar. Antlaşmak olduklarınızdan kim bir ödendi yazısı isterse, onlarda bir iyilik görürseniz yazıyı verin. Onlara Allah’ın size verdiği maldan verin. Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, iffetli olmak isteyen genç kızlarınızı fuhşa zorlamayın. Kim onları zorlarsa, doğrusu, zorlanmalarından sonra, Allah bağışlar, acır.

  12. İhsan Eliaçık

    33. Evlenme imkanı bulamayanlar, Allah kendilerine cömertliğinden bu imkanı verinceye kadar iffetli davransınlar. Elinize düşmüş esirlerden, özgürlüklerine kavuşmak için sözleşme yapmak isteyen olursa, kendilerinde iyi niyet görüyorsanız yazılı sözleşme yapın. Allah'ın size verdiği zenginlikten onlara verin. Dünya hayatının geçici zenginliğini kazanacaksınız diye, sakın namusuyla yaşamak istediği halde elinize düşmüş esir kadınları fuhuş yapmaya zorlamayın. Her kim onları fuhuş yapmaya zorlarsa Allah, kendilerine zorla yaptırılan bu işten dolayı onları bağışlayacak, sevgi ve merhametine alacaktır.

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    33. Evlenme (imkânı) bulamayan o (fakir) kişiler, Allâh kendilerini fazlından zengin (edip, mehir verme ve ev geçindirme imkânına sahip) edinceye kadar (zina ya düşmemek için) iffetli olmaya çalışsın! (Köle ve câriye olarak) sağ ellerinizin sahip olduğu o kimseler ki, (belli bir bedel ödeme karşılığında hürriyetlerine kavuşabilmeleri için sizinle) yazışma talep etmektedirler; eğer onlarda (söz verdikleri bedeli kazanma kabiliyeti, ahde vefa, güvenilirlik ve dindarlık gibi) bir hayır bildiyseniz, onlarla yazışın! Allâh’ın size vermiş olduğu malından onlara (zekâtınızı) verin! (Câriyelerinizin zina yapmasına hiçbir zaman göz yummayın, hele de) kendileri (zinadan) tam bir korunma istemekteyseler, (fuhuştan para ka zanmak suretiyle) o en alçak (dünya) hayatın(ın) malını arayasınız diye câriyelerinizi zinaya zorlamayın! Her kim onları zorlarsa, şüphesiz Allâh, zorlanmalarının ardından (onların günahlarını çokça bağışlayan bir) Ğafûr’dur; (kendilerine son derece acıyan bir) Rahîm’dir.

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    33. Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden "mükâtebe" yapmak isteyenlere gelince, eğer onlarda bir hayır görürseniz onlarla mükâtebe yapın. Allah'ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilinmelidir ki hiç şüphesiz onların zorlanmasından sonra Allah (onları) çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

  15. Mehmet Okuyan

    33. Nikâh (imkânı) bulamayanlar, Allah lütfundan kendilerini zenginleştirene kadar namuslu olsunlar! Kendilerinde bir hayır görüyorsanız ellerinizin sahip olduklarından (kölelerden ve cariyelerden) özgürlük sözleşmesi yapmak isteyenlerle hemen özgürlük sözleşmesi yapın! Allah’ın size vermiş olduğu maldan (servetten) siz de onlara verin! Dünya hayatının geçici menfaatini elde edeceksiniz diye namuslu olmak isteyen genç cariyelerinizi fuhşa zorlamayın! Kim onları zorlarsa, (bilinmelidir ki) zorlanmalarından sonra Allah (o zorlananlar için) çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

  16. Mustafa İslamoğlu

    33. Ama evlenmeye bir türlü imkân bulamayanlar, Allah lutfundan kendilerine (bir fırsat) tanıyıncaya dek iffetlerini korusunlar! Öteden beri mülkiyetinizde bulunan esirlerden âzatlık sözleşmesi yapmak isteyenlere gelince: eğer onlarda bir liyakat görüyorsanız, onlarla sözleşme yapınız; üstelik onlara Allah’ın size (emanet) olarak verdiği maldan bir miktar da veriniz. Evlenmek isterlerse, kızlarınızı, dünya hayatının fani hazlarına tamah ederek aşırı davranışlara zorlamayın. Onları (istemediği bir evliliğe) zorlayan herkes iyi bilsin ki, Allah bu zorlanmadan sonra onları bağışlayacak, merhamet edecektir.

  17. Mustafa Öztürk

    33. Evlenmek isteyip de buna maddi güçleri yetmeyenler, Allah lütfedip kendilerine imkan verinceye kadar iffetlerini korusunlar. Köle ve cariyelerinizden azatlık sözleşmesi yapmak, maddi bedelini ödeyerek özgürlüğe kavuşmak isteyenler olursa ve siz de onların sözleşme şartlarını yerine getirebilecekleri hususunda olumlu bir kanaate varırsanız, teklif ettikleri sözleşmeyi yapın. Allah'ın size lütfettiği maldan mülkten onlara vermek suretiyle ödemelerinde kolaylık sağlayın. Diğer taraftan, cariyelerinizi -hele de iffetlerini koruyarak yaşamak istiyorlarsa- üç beş kuruşluk dünya menfaati elde etmek için fuhşa zorlamayın. Her kim cariyelerini fuhşa zorlarsa [bilinmelidir ki] Allah baskı ve zorlamaya maruz kaldıklarından dolayı onlara af ve merhametiyle muamele edecektir.

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    33. Evlenmeğe (çare) bulamayanlara Allah kendilerini fazlından zengin kılıncaya değin iffetlerini korusunlar ve ellerinizin malik olduğu kimselerden kitabete rabtedilmelerini isteyenler olunca da eğer onlarda bir hayır bilmiş iseniz onları kitabete kaydediverin ve Allah’ın size verdiği mallardan onlara veriniz. Ve genç cariyelerinizi iffetlerini muhafaza etmek isterlerse dünya hayatının fâni metâını dileyerek fuhuşa sevketmeyiniz. Ve her kim onları icbar ederse şüphe yok ki, Allah onların icbar edildiklerinden sonra da gafûrdur, rahîmdir.

  19. Sadık Türkmen

    33. Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar, iffetlerini korusunlar. Size sığınmış olan sığınmacılardan, yazılı antlaşma yapmak isteyenlere gelince; eğer onlarda bir iyileşme görürseniz, onlarla yazılı antlaşma yapın. Allah’ın size verdiği maldan onlara verin. Evlenmek yolu ile iffetlerini korumak isteyenlere izin verin. Ülkenizde çalıştırdığınız, yabancıların evlenmesine engel olarak onları fuhşa zorlamayın. Kim onların fuhşuna neden olursa; bilinmelidir ki, hiç şüphesiz bu durumlarından dolayı, Allah onlara; çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

  20. Süleyman Ateş

    33. Evlenme (imkânı) bulamayanlar, Allâh kendilerini lutfundan zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Ellerinizin altında bulunan (köle ve câriye)lerden, mükâtebe (akdi) yapmak isteyenlerle -eğer kendilerinde hayır görürseniz- mükâtebe yapın ve Allâh’ın size verdiği malından onlara da verin. Dünyâ hayâtının geçici menfaatini elde etmek için, namuslu kalmak isteyen câriyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları (fuhşa) zorlarsa, şüphesiz Allâh (fuhşa) zorlanmalarından sonra (o kadınlara karşı) bağışlayıcı, esirgeyicidir.

  21. Süleymaniye Vakfı

    33. (Hür olsun, esir olsun) Evlenecek birini bulamayanlar, Allah aradıklarını bulduruncaya kadar namuslarını korusunlar. Hâkimiyetiniz altındaki esirlerden biri (evlenmek için) onayınızı ister de onun hayrına olacağını bilirseniz kendilerine onay verin ve Allah’ın size verdiği malla onlara yardımcı olun. Evlenmek isteyen genç kızlarınıza baskı yapıp onları isyana zorlamayın. Bunu, dünya hayatının menfaatini elde etmek için yapmayın. Kim onları baskı altına alır da bu baskıdan sonra (ailelerine karşı çıkarlar veya istemedikleri bir evlilik yaparlarsa) Allah onları bağışlar, ikram eder.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    33. Evlenme imkânını bulamayanlar ise; Allah, lütfu ile kendilerini varlıklı kılıncaya kadar iffetlerini korusunlar. Ellerinizin altında bulunanlardan(Yasal olarak sahip bulunduğunuz kimselerden) mükâtebe (yazışmak) isteyenlerle, eğer kendilerinde bir hayır (kabiliyet ve güvenilirlik) görüyorsanız, hemen mükâtebe yapın. Allah'ın size vermiş olduğu malından siz de onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde edeceksiniz diye,“Eğer (istemediği biriyle evlenmeyip evlerde) namuslu kalmak isterlerse kızlarınızı, şu hayatın malını arzu ederek (zorla evlendirmeye kalkıp) isyana zorlamayın” Kim onları zor altında bırakırsa, bilinmelidir ki zorlanmalarından sonra Allah (onlar için) çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    33. Nikâh imkânı bulamayanlar, Allah kendilerini lütfundan zenginleştirinceye kadar iffetlerini korusunlar. Size bağımlı olanlardan, hürriyetini satın almak isteyenlerin, kendilerinde iyi hal görürseniz, onlarla yazılı anlaşma yapın. Allah’a size verdiği malından siz de onlara verin. Hizmetinizdeki genç kızları, iffetli kalmak isteyip dururlarken, iğreti dünya hayatının basit menfaatini elde etmek için fuhşa zorlamayın. Kim onları baskı altında tutarsa Allah, fuhşa zorlanmalarından sonra onları affedici, esirgeyicidir.