Ayetler

Rad 13. Ayetteki Tercüme Hatası

Diyanet İşleri Meali

RAD SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

13. Gök gürlemesi O’na hamd ederek tespih eder. Melekler de O’nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında mücadele ediyorlar. Hâlbuki O, azabı çok şiddetli olandır.

Surenin adı olan Rad gök gürültüsü demek. Bu surede yıldırımlardan bahsedilmesi beklenen bir şey olsa gerek. Şâe = شاء fiilinin öznesi Allah olursa “gerekeni yarattı” insan olursa “tercihinin gereğini yaptı” anlamına geliyor. Burada Allah'ın gerekeni yapması kimi yıldırım çarpacak bunu belirlemesidir.

Süleymaniye Vakfı Meali

RAD SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

13. Gök gürültüsü, her şeyi mükemmel yapmasından; melekler de korkudan ona boyun eğerler. Yıldırımları o gönderir ve onlarla tercih ettiğine çarpar. O insanlar, Allah konusunda tartışıp duruyorlar. Halbuki Allah’ın vereceği sıkıntı çetin olur.

Şâe شاء Fiiliyle İlgili Ayrıntılı Açıklama

شَاءَ şā'e fiiliyle ilgili ayrıntılı açıklamayı İbrahim dördüncü ayeti ele aldığım sayfada okuyabilirsin. İbrahim 4. Ayet Şae Fiili

شَاءَ şā'e fiiline dileme anlamı verince Kur'an'ı Kerim nasıl tutarsız bir kitap oluyor görmek için Enam 145-146. ayetleri ele aldığım sayfaya bakabilirsin. Enam 145-146. Ayetler Şae Fiili

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    13. Gök gürültüsü de, Allah’a hamdederek Onu teşbih eder (Onun sınırsız, ortaksız kudretini bildirir. Ya da gök gürültüsünü duyanlar, Allah’a hamdederek Onu teşbih ederler); melekler de, Onun (Allah’ın, gök gürültüsünün) heybetinden dolayı Onu teşbih ederler. Onlar, Allah (Onun ortaksız olması, kıyamette bedeni diriliş) hakkında (peygamberle) çekişip dururlarken O, yıldırımlar gönderir de, onları dilediğine isabet ettirir. Planı çetin olan da Odur.

  2. Bayraktar Bayraklı

    13. Gök gürlemesi, Allah`ı överek tesbih eder ve melekler de korkularından onu yüceltirler. Onlar pek güçlü olan Allah hakkında tartışırken O, yıldırımları gönderir de dilediğini onlarla çarpar. O, tuzağı çetin olandır.

  3. Diyanet İşleri

    13. Gök gürlemesi O’na hamd ederek tespih eder. Melekler de O’nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında mücadele ediyorlar. Hâlbuki O, azabı çok şiddetli olandır.

  4. Diyanet Vakfı

    13. Gök gürültüsü Allah’ı hamd ile tesbih eder. Melekler de O’nun heybetinden dolayı tesbih ederler. Onlar, Allah hakkında mücâdele edip dururken O, yıldırımlar gönderip onlarla dilediğini çarpar. Ve O, azabı pek şiddetli olandır.

  5. Edip Yüksel

    13. Gök gürlemesi O’nu överek, melekler de O’nu saygıyla yüceltirler. O, yıldırımları gönderir ve dilediğini onlarla çarpar. Onlar hâlâ ALLAH hakkında tartışıyorlar. O, dayanılmaz güce sahiptir.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    13. Gök gürültüsü O’na hamd ile, melekler de O’nun korkusundan dolayı O’nu tesbih ederler. O yıldırımlar gönderir, onunla dilediğini çarpar. Onlar Allah hakkında mücadele edip duruyorlar. Oysa Allah’ın çarpması pek çetindir.

  7. Hakkı Yılmaz

    13. Gök gürültüsü, O’nun övgüsüyle birlikte, doğal güçler de O’nun korkusundan dolayı O’nu noksan sıfatlardan arındırırlar. Ve O, yıldırımlar gönderir de onunla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında mücâdele edip duruyorlar. Oysa Allah, çarpması pek çetin olandır.

  8. Hasan Basri Çantay

    13. Gök gürültüsü Onu (ya’ni Allâhı) hamd ile, melekler de Ondan korkusuna tesbîh eder (ler). O, yıldırımlar gönderib onunla kimi dilerse çarpar, öldürür. Halbuki onlar Allah hakkında mücâdele edib duruyorlardır. O, kudret ve azabından çetindir.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    13. Gök gürlemesi O’nu hamd ile tesbih eder, melekler de O’ndan korkmaları dolayısıyla tesbih ederler. O (inanmaya)nlar, Allah hakkında tartışıp dururlarken, O yıldırımları gönderir de onları dilediğine çarptırır. O karşılık darbesi pek çetin olandır.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    13. Ve ra`d (gök gürültüsü) O`na hamd ile (tesbîh ederken), melekler de O`nun korkusundan (yine O`nu) tesbîh eder(ler)! Hem (O,) yıldırımları gönderir de onlarla dilediğini çarpar; böyleyken onlar (hâlâ) Allah hakkında mücâdele ediyorlar! Hâlbuki O,(düşmanlarına karşı) azâbı pek şiddetli olandır.

  11. Hüseyin Atay

    13. Gök gürlemesi O’nu överek yüceltir ve korkularından melekler de. Onlar Allah konusunda tartışırken, O yıldırımları gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Çünkü O, tartışması pek çetin olandır.

  12. İhsan Eliaçık

    13. Gök gürültüsü överek, melekler de ürpererek O'nu yüceltirler. O yıldı­rımlar gönderir, onunla dilediğini çarpar. Allah tuzak kuranların planlarını başlarına geçirmede çok çetin olduğu halde Allah'a karşı mücadele edip duruyorlar.

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    13. O’nun korkusu yüzünden O’nun hamdiyle birlikte o gök gürültüsü(nü işitenler) ve melekler (yüce Rablerinin Zât’ını her türlü noksan sıfatlardan tenzih ve) tesbih eder(ler)!/ O’nun hamdiyle birlikte Ra’d (isimli melek) ve (diğer) melekler (hamd ile) tesbih eder(ler)!/ Onlar Allâh(ın Zât’ı) hakkında mücadele ederlerken O, yıldırımları gönderir de, onları dilediğine isâbet ettirir. Zaten O, tuzak kuranlara karşılık vermeye son derece güçlü olan bir Zât’tır!

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    13. Gök gürlemesi O'na hamdederek tespih eder. Melekler de O'nun korkusundan tespih ederler. O yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında mücadele ediyorlar. Halbuki O, azabı çok şiddetli olandır.

  15. Mehmet Okuyan

    13. Gök gürültüsü (Allah’ı) hamd (övgü) ile, melekler ise O’ndan korktukları için tesbih ederler (yüceltirler). Onlar Allah hakkında tartışıp dururken, O yıldırımlar gönderip onlarla dilediğini çarpar. O, azabı (tuzağı) çok şiddetli olandır.

  16. Mustafa İslamoğlu

    13. Gök gürültüsü sınırsız bir örgü ile onun Yüce kudretini dillendirmek de melekler ise bunu derin bir tazim ve saygıdan dolayı yapmaktadır; dahası o yıldırımları gönderip dilediğine ona Hedef kılmaktadır; onlar ise istediğini ustalık ve ince bir planla gerçekleştirmekte mahir olduğunu bildikleri halde, hala Allah hakkında tartışmaktadırlar.

  17. Mustafa Öztürk

    13. Gök gürültüsü övgüyle, melekler de saygıyla O'nu yüceltirler. O yıldırımları dilediği yere yöneltir, dilediğinin üzerine düşürür. Böyleyken o kafirler hala Allah'ın kudreti hakkında tartışıp duruyor, ileri geri konuşuyorlar. Halbuki O'nun kudreti sonsuz, azabı da korkunçtur

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    13. Ve gök gürlemesi O’na hamd ile, melekler de O’nun korkusundan tesbihte bulunurlar. Ve yıldırımları gönderir, onları dilediğine hemen isabet ettirir. Böyle iken o kâfirler Allah hakkında mücadelede bulunurlar. Halbuki, O’nun kuvveti pek şiddetlidir.

  19. Sadık Türkmen

    13. Gök gürlemesi O’na hamd ederek tesbih eder. Melekler de O’nun korkusundan tesbih ederler. O yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında mücadele ediyorlar. Halbuki O, azabı çok şiddetli olandır.

  20. Süleyman Ateş

    13. Gök gürültüsü, övgüsüyle, melekler de korkusundan O’nu tesbih ederler. Yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Allâh’ın tuzağı (cezâsı) pek çetin olduğu halde, onlar hâlâ O’nun hakkında tartışmaktadırlar.

  21. Süleymaniye Vakfı

    13. Gök gürültüsü, her şeyi mükemmel yapmasından; melekler de korkudan ona boyun eğerler. Yıldırımları o gönderir ve onlarla tercih ettiğine çarpar. O insanlar, Allah konusunda tartışıp duruyorlar. Halbuki Allah’ın vereceği sıkıntı çetin olur.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    13. Gök gürültüsü sınırsız bir övgü ile Onun yüce kudretini dillendirmekte, Melekler de duydukları saygıdan dolayı O'nun sınırsız kudretini övgüyle anarlar. Yıldırımları O gönderir ve onlar ölçüsüne denk düşenlere çarpar. Bunlar Allah konusunda tartışıp duruyorlar. Hâlbuki O, azabı çok şiddetli olandır.

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    13. Gök gürültüsü O’nu hamd ile tespih eder; melekler de O’ndan ürpererek... Yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Allah, tuzak kuranların hilelerini başlarına geçirmede çok güçlü olduğu halde, onlar O’na karşı mücadele edip duruyorlar.