Ayetler

Rum 48. Ayetteki Tercüme Hatası

Diyanet İşleri Meali

RUM SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

48. Allah, rüzgârları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Onu kullarından dilediklerine uğrattığı zaman bir de bakarsın sevinirler.

49. Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.

Allah her şeyin yaratıcısı olduğuna göre Allah'ın bir şey yaratması onu dilemesine bağlı değildir. Allah bir şeyin olması için emir verir ve o şey oluşmaya başlar. Bu ayette yağmurun oluşmasını ve ihtiyaç sahiplerine yağmur yüklü bulutların göndermesini görüyoruz.

Âyette dileme diye çevrilen şâe = شاء fiilinin kökü, “var etme” anlamında olan şey =شيء’dir. (Müfredât). Buna göre şâe = شاء fiilinin öznesi Allah olursa “gerekeni yarattı” insan olursa “tercihinin gereğini yaptı” anlamına gelir. Ayetin doğru tercümesi şöyle;

Süleymaniye Vakfı Meali

RUM SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

48. Rüzgarları gönderen Allah’tır. Bulutu kaldırıp Allah’ın gerek gördüğü şekilde yayarlar. Allah bulutu küme küme yapınca arasından çıkan yağmuru görürsün. Sonra yağmuru, gerek gördüğü kullarına ulaştırdığında hemen sevinirler.

49. Oysa az önce; yağmur yağdırılmadan önce umutlarını kesmişlerdi.

Şâe شاء Fiiliyle İlgili Ayrıntılı Açıklama

شَاءَ şā'e fiiliyle ilgili ayrıntılı açıklamayı İbrahim dördüncü ayeti ele aldığım sayfada okuyabilirsin. İbrahim 4. Ayet Şae Fiili

شَاءَ şā'e fiiline dileme anlamı verince Kur'an'ı Kerim nasıl tutarsız bir kitap oluyor görmek için Enam 145-146. ayetleri ele aldığım sayfaya bakabilirsin. Enam 145-146. Ayetler Şae Fiili

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    48. Allah, Odur ki, rüzgârları gönderir; derken, onlar bulutu kaldırır; işte Allah, bu bulutu gökyüzünde dilediği gibi yayar ve parçalara böler; nihâyet arasından yağmurun çıktığını görürsün. Sonunda Allah, o yağmuru kullarından dilediğine isabet ettirince, bir de bakarsın onlar sevinç içinde kalıverirler.

  2. Bayraktar Bayraklı

    48. Allah, rüzgârları gönderip bulutları harekete geçirir. Onları gökyüzünde dilediği gibi yayıp kütleler haline getirir. Sen yağmuru bulutlardan yağarken görürsün. Bu yağmuru kullarından dilediklerine yağdırınca, hemen sevinirler.

  3. Diyanet İşleri

    48. Allah, rüzgârları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Onu kullarından dilediklerine uğrattığı zaman bir de bakarsın sevinirler.

  4. Diyanet Vakfı

    48. Allah O’dur ki, rüzgârları gönderir, bunlar da bulutu kaldırır. Derken, Allah onu gökte dilediği gibi yayar ve parça parça eder; nihayet arasından yağmurun çıktığını görürsün. Allah dilediği kullarına yağmuru nasip edince, onlar seviniverirler.

  5. Edip Yüksel

    48. ALLAH rüzgarları göndererek bulutları sürer, onları dilediği gibi gökte yayıp üstüste yığar ve sen de onların arasından yağmurun çıktığını görürsün. Kullarından dilediğinin üzerine onu yağdırınca hemen sevinirler.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    48. Allah O’dur ki, rüzgarları gönderir de bir bulut savururlar. Derken onu gökyüzünde nasıl dilerse öyle serer, parça parça da eder. Derken yağmuru görürsün, aralarından çıkar. Derken onu kullarından kimlere diliyorsa döküverdi mi derhal yüzleri güler.

  7. Hakkı Yılmaz

    48. Allah, rüzgârları gönderendir. Sonra rüzgârlar, bir bulutu savururlar. Sonra Allah, onu gökyüzünde nasıl dilerse öyle yayar ve onu parça parça yapar. Sonra da sen, onun derinliklerinde yağmur çıkar görürsün. İşte Allah, onu kullarından dilediği kimselere isabet ettirdiği vakit, onlar müjdelenirler, mutlu olurlar.

  8. Hasan Basri Çantay

    48. Allah Odur ki rüzgârları gönderir de onlar bir bulut kaldırırlar), derken (Allah) bunu gökde nasıl dilerse öylece serer. Onu parça parça da eder. Nihayet görürsün ki aralarından yağmur çıkıb durmakdadır. Artık onu kullarından kimi dilerse onlara nasıyb eder de onlar da hemen sevinirler.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    48. Rüzgarları gönderen Allah’tır. Onlar, (yağmur yüklü) bir bulutu kaldırıp yürütür. Derken (Allah) gökte onu dilediği gibi yayar, parça parça eder. Sonuçta onun arasından yağmur tanelerinin çıktığını görürsün. Artık onu dilediği kullarına ulaştırınca, derhal onları bir sevinç alır.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    48. Allah, bulut(lar)ı hemen harekete geçiren, rüzgârları gönderen; sonra onu (o bulutları) gökte dilediği gibi yayan ve onu parça parça edendir. Derken aralarından yağmurun çıktığını görürsün! Nihâyet onu kullarından dilediğine isâbet ettirince, onlar hemen sevinirler.

  11. Hüseyin Atay

    48. Rüzgârları gönderip bulutları yürüten, onları gökte dilediği gibi yayan ve onları parça parça ayıran Allah’tır. Artık sen de aralarından yağmurun boşandığını görürsün. Allah onu kullarından dilediğine uğratınca hemen sevinirler.

  12. İhsan Eliaçık

    48. Bulutları yükseklere kaldırsın diye rüzgârları estiren O'dur. Öyle ki bulutları göklerde dolaştırıp dizi dizi yayar. Derken içlerinden yağmurların boşaldığını görürsün. Nihayet istediği kullarının üzerine yağdırarak onları sevince boğar

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    48. Allâh’tır ancak O Zât ki; rüzgârları gönde rir de, onlar hemen bir bulutu harekete geçirirler. Derken dilediği şekilde onu gök (cihetin)de (bazen tek parça hâlinde birleşik olarak) yayar ve (bazen) onu parçalar hâline getirir. (Ey görebilen!) İşte sen yağmuru, onun (sıkıştı rılması neticesinde oluşan deliklerin) ara larından çıkarken görmektesin! Nihâyet kullarından dile diklerin(in memleketin)e onu isâbet ettirince, bir denbire onlar (bolluk, bereket gelecek diye sevinçleri yüzlerine vuracak derecede) müjdelenirler!

  14. Mehmet Okuyan

    48. Allah rüzgârları gönderendir. Bu (rüzgâr)lar bulutu kaldırır. (Allah) onu gökte dilediği gibi yayar ve parçalara ayırır. (Bulutların) arasından yağmurun çıktığını görürsün. (Allah) kullarından dilediğine onu (yağmuru) isabet ettirince onlar hemen sevinirler.

  15. Mustafa İslamoğlu

    48. Allah O’dur ki, rüzgârları elçi (gibi) göndererek bulutları tetikler; artık onları semada istediği şekilde yayacak, dahası parça parça edecektir. Derken sen (ey insan), bulutların bağrından yağmurun boşaldığını görürsün: bir de onu kullarından tercih ettiği kimselerin üzerine yağdırmayagörsün; işte o an değme onların sevincine! *

  16. Mustafa Öztürk

    48-49. Allah rüzgarları gönderir ve o rüzgarlar bulutlan harekete geçirir. Sonra Allah bulutları gökyüzüne dilediği gibi yayar ve parça parça dağıtır. Derken, bulutların arasından yağmur damlalarının döküldüğüne tanık olursun. Allah yağ­muru dilediği kullarının topraklarına yağdırdığı zaman onların yüzleri nasıl da gülüverir. Halbuki onlar yağmur gelmeden önce tam bir çaresizlik ve ümitsizlik içindeydiler.

  17. Ömer Nasuh Bilmen

    48. Allah, o (Hâlık-ı kerîm) dir ki, rüzgârları gönderir de bir bulut kaldırır, sonra onu gökte dilediği gibi yayar ve onu parça parça da eder. Artık görürsün ki, aralarından yağmur çıkıyor, nihâyet onu kullarından dilediğine kavuşturunca onlar hemen seviniverirler.

  18. Sadık Türkmen

    48. Allah o’dur ki; rüzgârları gönderir de bulutu kaldırır, sonra onu gökyüzünde dilediği şekilde yayar ve yoğunlaştırır/parça parça eder. Derken, arasından çıkan yağmuru görürsün. Nihayet onu kullarından dilediği kimseye uğratınca, hemen sevinçle yüzleri gülüverir!

  19. Süleyman Ateş

    48. Allâh, rüzgârları gönderir, bulutu kaldırır; sonra onu gökte dilediği gibi yayar ve parça parça eder; arasından yağmurun çıktığını görürsün. Derken, onu kullarından dilediğine uğratınca hemen sevinirler.

  20. Süleymaniye Vakfı

    48. Rüzgarları gönderen Allah’tır. Bulutu kaldırıp Allah’ın gerek gördüğü şekilde yayarlar. Allah bulutu küme küme yapınca arasından çıkan yağmuru görürsün. Sonra yağmuru, gerek gördüğü kullarına ulaştırdığında hemen sevinirler.

  21. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    48. Allah rüzgârları estirendir. Rüzgârlar bulutları sürükler. Bulutları gökte düzeninin yasaları içinde, uygun şekilde yayar, parçalı bulutlu hale getirir. Nihayet, arasından yağmurun çıktığını görürsün. (Allah) düzeninin yasalarına uygun olarak, kullarından bazılarına yağmuru nasip edince, hemen onların yüzleri güler, sevinirler.

  22. Yaşar Nuri Öztürk

    48. O Allah’tır ki, rüzgârları gönderir de onlar, bulutu savurur. Sonra Allah o bulutu gökte dilediği gibi yayıp döşer, onu parça parça eder. Nihayet sen onun arasından yağmurun çıktığını görürsün. Sonra onu kullarından dilediğine ulaştırdığında onlar, müjde almış gibi sevinirler.