Ayetler

Sebe 22. Ayetteki Tercüme Hatası

Diyanet İşleri Meali

SEBE SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

22. (Ey Muhammed!) De ki: “Allah’ı bırakıp da ilâh olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değillerdir. Onların yerde ve gökte hiçbir ortaklıkları yoktur. Allah’ın onlardan bir yardımcısı da yoktur.

Bu gibi ayetlerde Allah bize şirki anlatıyor ama biz Müslümanlar maalesef şirkin ne olduğunu bilmediğimiz için bu ayetleri anlayamıyoruz. Allah bu ayetleri Mekke müşrikleri için indirdi zannediyoruz. Ayetin bizim şirki anlayabileceğimiz şekilde doğru tercümesi şöyle;

Süleymaniye Vakfı Meali

SEBE SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

22. De ki, (aranıza koyup) Allah’a yakın sandıklarınıza; göklerde ve yerde zerre kadar hakimiyeti olmayanlara yalvaracaksanız yalvarın. Onların bu iki yerde ne bir ortaklıkları ne de Allah’ın onlardan bir destekçisi vardır.

Müslümanlar Allah'a daha yakın diyerek bazı ölmüş insanlara yalvarıp, dua ediyor. Zaten dua yalvarmak demektir. Bazı cemaatlerde başı sıkışan Abdülkadir Geylani'den yardım istiyor. Allah ile arasına birini alanlar uzak Allah inancına sahiptir. Allah'ın kendilerine iltifat etmeyeceğini düşünürler. Bu yüzden Allah ile arasına birini almak isterler. Bugün bunu savunan en meşhur hoca Cübbeli Ahmet. İstersen videosuna bakabilirsin.

Şirk denen şey budur. Bu şirk değilse şirk diye bir şey yoktur. Sebe suresinin 22 ayeti bu durumu anlatıyor. Evliya sandıklarınızı çağırırsanız, size cevap vermez, yardım edemez diyor. De ki, (aranıza koyup) Allah’a yakın sandıklarınıza; göklerde ve yerde zerre kadar hakimiyeti olmayanlara yalvaracaksanız yalvarın. Onların bu iki yerde ne bir ortaklıkları ne de Allah’ın onlardan bir destekçisi vardır. Bu ayetleri "Allah'tan başka taptıklarınız" diye çevirince Müslümanlar ayeti doğru anlayamıyor. Genelde "O'nu bırakıp" "Allah'tan başka" "Allah'ın dışında" diye çevrilen (مِنْ دُونِ اللَّهِ ) Min Dûnillâh ifadesi. Min Dûnillâh, Allah ile kulun arasına yaşayan veya ölmüş bir insanın, meleklerin, ruhların vs alınması demek. Eğer Allah'tan değil de bu kişilerden, meleklerden, ruhlardan yardım istersen bu şirk oluyor. Kur'an'da şirkin tanımı bu; Doğrudan Allah'tan istemiyor da rütbesi yüksek olduğuna inandığı bir evliyayı yardıma çağırarak istiyor. Askeriyedeki ast üst ilişkisine benzetebiliriz. Allah'ın astından, yani Allah'ın altında ama kendisinden üstün olduğuna inandığı birini/birine çağrıda bulunmak, yardım istemek Allah'ın tevbe etmeden ölünmesi durumunda affetmeyeceğini söylediği tek günah. Bu ayetleri "O'nu bırakıp" "Allah'tan başka" "Allah'ın dışında" diye tercüme edince müslümanlar ayetin muhatabı olmadığını düşünüyor. Halbuki en başta Müslümanlar muhatap bu ayetlere.

Min Dûnillâh Ne Demek Ve Şirk Hakkında Ayrıntılı Açıklama

Şirk ayetlerinin nasıl katledildiğini, Ahkaf Suresi 4-5-6. ayetlerini ne hale getirdiklerini yazdığım bu sayfadan okuyabilirsin. Ahkaf Suresi 4-5-6. Ayetlerin Katledilmesi

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    22. Ey Muhammedi De ki: “Allah’tan başka da tanrı sandığınız varlıkları çağırın! Onlar, ne şu göklerde, ne de bu yerde zerre miktarına bile mâlik olamazlar; her ikisinde de onların hiçbir ortaklığı yoktur, Allah’ın da onlardan hiçbir yardımcısı yoktur.”

  2. Bayraktar Bayraklı

    22. “Allah`tan başka tanrı olduklarını iddia ettiğiniz şeylere yalvarıp durunuz. Onlar göklerde ve yerde zerre ağırlığında bir şeye sahip değillerdir. Onların göklerde ve yerde hiçbir ortaklıkları yoktur. Allah`ın onlardan bir yardımcısı da yoktur.”

  3. Diyanet İşleri

    22. (Ey Muhammed!) De ki: “Allah’ı bırakıp da ilâh olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değillerdir. Onların yerde ve gökte hiçbir ortaklıkları yoktur. Allah’ın onlardan bir yardımcısı da yoktur.

  4. Diyanet Vakfı

    22. (Müşriklere) de ki: Allah’tan başka tanrı saydığınız şeyleri çağırın! Onlar ne göklerde ne de yerde zerre ağırlığınca bir şeye sahiptirler. Onların buralarda hiçbir ortaklığı yoktur, Allah’ın onlardan bir yardımcısı da yoktur.

  5. Edip Yüksel

    22. De ki: "ALLAH’ın dışında ileri sürdüklerinizi çağırın. Onlar göklerde ve yerde bir atom ağırlığına bile sahip değillerdir. Onların her ikisinde de bir ortaklıkları yoktur. O da onlardan hiçbirisini yardımcı edinmemiştir."

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    22. De ki: «Allah’ı bırakıp da tanrı saydığınız putlarınıza istediğiniz kadar yalvarın. Onların ne göklerde, ne yerde zerre kadar güçleri yetmez. Onların, bunlarda bir ortaklığı da yok. Allah’ın da onlardan bir yardımcısı yoktur.»

  7. Hakkı Yılmaz

    22. De ki: “Allah’ın astlarından yanlış inandığınız kimselere yakarın. Onlar, göklerde ve yeryüzünde zerre ağırlığına malik olmazlar. Onlar için bu ikisinde [gökler ve yeryüzünde] herhangi bir ortaklık yoktur. O’nun için onlardan bir yardımcı da yoktur.”

  8. Hasan Basri Çantay

    22. (Habîbim onlara) de ki: «Allâhı bırakıb da (Onun ortağı olduklarını) kupkuru iddia etdiklerinize (istediğiniz kadar) yalvarın, onların ne göklerde, ne yerde (hayır ve serden) bir zerre mıkdârına bile gücleri yetmez. Onların, buralarda hiçbir ortaklığı olmadığı gibi Onun (Allahın) da bunlardan bir yardımcısı yokdur.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    22. (Resûlüm!) De ki: “Allah’tan başka (İslâm dışı) inandıklarınızı (ve Allah yerine kendisine bağlılık gösterdiklerinizi) çağırın! Onlar, ne göklerde ve ne de yerde zerre kadar bir şeye sahip olabilirler. Bunlarda onların (Allah’a) bir ortaklığı yoktur. O’nun da onlardan bir yardımcısı yoktur.”

  10. Hayrat Vakfı Meali

    22. (Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: `Allah`dan başka (ilâh) zannettiğiniz şeylere yalvarın (bakalım, istediklerinizi size verebilecekler mi?); (onlar) ne göklerde ne de yerde(hayır ve şerden) zerre ağırlığınca (bir şeye) sâhib değildirler; çünki onların bunlarda hiçbir ortaklığı yoktur; ve O`nun (O Rabbin) için, onlardan hiçbir yardımcı yoktur.`

  11. Hüseyin Atay

    22. De ki: “Allah'ı bırakıp da iddia ettiğiniz, göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip olmayan, her ikisinde de bir ortaklığı bulunmayan ve Ondan da bir yardımcıları olmayanları çağırın.

  12. İhsan Eliaçık

    22. SÖY LE ONLARA: "Allah'tan başka ilâh saydığınız tanrılarınıza istediğiniz kadar yalvarın. Onların ne gökte, ne de yerde zerre miktarı güçleri yoktur. Bu ikisinde bir ortaklıkları yoktur. Allah da onlardan birisini kendisine yardımcı seçmiş değildir.

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    22. (Rasûlüm! Sebe’ kavminin başına gelenleri iyi bilen o müşriklere) de ki: “Allâh’ı bırakıp, o boş yere (ilâhlıklarını) iddia ettiğiniz (Îsâ, Uzeyr, melekler ve cinler gibi) kimseleri çağırın (da, içine düştüğünüz dardan sizi kurtarsınlar)! Onlar ne göklerde, ne de yerde zerre ağırlığınca bir şeye (bile) sahip olamazlar. Zaten onlar için o ikisi(nin yaratılışında da, mülki yetinde de, yönetimi)nde de hiçbir ortaklık bulunma maktadır. O’nun (gibi güçlü bir yaratıcı) için onlar (gibi âciz yaratıklar)dan hiçbir yardımcı da olamaz!

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    22. (Ey Muhammed!) De ki: "Allah'ı bırakıp da ilah olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değillerdir. Onların yerde ve gökte hiçbir ortaklıkları yoktur.

  15. Mehmet Okuyan

    22. (Müşriklere) de ki: “Allah’ın peşi sıra (ilah) sandıklarınıza yalvarın! Onlar göklerde ve yerde zerre ağırlığınca (hiçbir şeye) sahip değillerdir. Onların bu ikisinde (göklerde ve yerde) hiçbir ortaklığı yoktur; O’nun (Allah’ın) onlardan herhangi bir destekçisi de yoktur.”

  16. Mustafa İslamoğlu

    22. DE Kİ: “Allah dışında, (kendilerinde tanrısal güç) vehmettiklerinizi çağırın. Ne göklerde ne de yerde onların zerre kadar bir gücü yoktur; üstelik onlar bu ikisinin (yönetiminde) bir ortaklığa da sahip değiller; dahası O onlar arasından kendisine bir yardımcı da atamamıştır.”

  17. Mustafa Öztürk

    22. [Ey Peygamber!) Müşriklere de ki: "Allah'ı bırakıp da tann diye tapındığınız şeylere yalvarıp durun bakalım! [Bilin ki) onlar göklerde veya yerde zerre kadar bir güç ve nüfuz sahibi olmadıkları gibi, göklerin ve yerin yaratılışında da en ufak bir pay sahibi değildirler. Kaldı ki Allah onların yardımına muhtaç da değildir

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    22. De ki: «Allah’tan gayrı o zû’m ettiklerinize yalvarınız. Göklerde ve yerde bir zerre miktarına mâlik olamazlar ve onlar için bunlarda bir ortaklık yoktur ve O’nun için de onlardan bir yardımcı yoktur.»

  19. Sadık Türkmen

    22. De ki: "Allah dışında bir şey sandığınız o şeyleri çağırın! Onlar zerre ağırlığınca bir şeye sahip değildirler, ne göklerde ve ne de yerde!.. Onların, orada hiçbir ortaklıkları yoktur. Ve O’nun, onlardan hiçbir yardımcısı da yoktur."

  20. Süleyman Ateş

    22. De ki: "Allah’tan başka (tanrı) sandığınız şeyleri çağırın, onlar ne göklerde ve ne de yerde zerre ağırlığınca bir şeye sâhip değillerdir. Bu ikisi(nin yaratılmasında ve mülkü)nde bir ortaklıkları yoktur. Ve Allâh’ın onlardan bir yardımcısı da yoktur."

  21. Süleymaniye Vakfı

    22. De ki, (aranıza koyup) Allah’a yakın sandıklarınıza; göklerde ve yerde zerre kadar hakimiyeti olmayanlara yalvaracaksanız yalvarın. Onların bu iki yerde ne bir ortaklıkları ne de Allah’ın onlardan bir destekçisi vardır.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    22. De ki: "Allah'ın yanısıra da göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip olmadığı, her ikisinde de bir ortaklığı bulunmadığı ve hiçbiri Allah'a yardımcı olmadığı halde ilah olduklarını ileri sürdüklerinizi yardıma çağırsanıza!"

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    22. De ki: "Allah dışındaki o bir şey sandıklarınızı çağırın/onlara yalvarın! Ama onlar, göklerde de yerde de zerre kadar bir şeye sahip olamazlar. O göklerde ve yerde onların ortaklığı da yoktur. Ve O’nun onlardan bir destekçisi de yoktur."