Ayetler

Sebe 9. Ayetteki Tercüme Hatası

Diyanet İşleri Meali

SEBE SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

7. Yine inkâr edenler şöyle dediler: “Çürüyüp ufalandıktan sonra sizin yeniden diriltileceğinizi söyleyen bir adamı size gösterelim mi?

8. “Allah’a karşı yalan mı uydurdu, yoksa onda delilik mi var?” Hayır, öyle değil! Ahirete inanmayanlar azap ve derin sapıklık içindedirler.

9. Onlar, önlerindeki ve arkalarındaki (kendilerini dört bir yandan kuşatan) göğe ve yere bakmadılar mı? Eğer dilersek onları yere geçirir veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Bunda, Rabbine yönelen her kul için bir ibret vardır.

Allah dilerse keyfi bir şekilde inanmayanları yere batırıp ya da üzerilerine gökten parçalar düşürecek değildir. Eğer bunu yapmaya karar verirse yapar. Bunun da ölçüleri bellidir. Kur'an'da kıssalarını okuduğumuz Nuh, Ad, Semud gibi geçmiş kavimler buna örnektir. Şartlar oluştuğunda Allah o kavimleri yok etti. Allah gerek gördüğü zaman bugün de bazı ülkeleri, milletleri yok edebilir.

Âyette dileme diye çevrilen şâe = شاء fiilinin kökü, “var etme” anlamında olan şey =شيء’dir. (Müfredât). Buna göre şâe = شاء fiilinin öznesi Allah olursa “gerekeni yarattı” insan olursa “tercihinin gereğini yaptı” anlamına gelir. Ayetlerin doğru tercümesi şöyle;

Süleymaniye Vakfı Meali

SEBE SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

7. Görmezlikten gelenler de şöyle diyeceklerdir: "Vücudunuz iyice dağılıp parça parça olmuşken yeniden dirileceğinizi haber veren adamı size gösterelim mi?

8. Bu adam Allah'a karşı yalan mı uyduruyor, yoksa cinlerin etkisine mi girmiş?" Aslında Ahirete inanmayanlar tam bir ızdırap ve derin bir sapkınlık içindedirler.

9. Bunlar, önlerindeki ve arkalarındaki göğe ve yere bakmadılar mı? Gerek görürsek[*] bu insanları yere batırır veya gökten başlarına parçalar düşürürüz. Bunda, Allah'a yönelen her kul için deliller (ayetler) vardır.

Şâe شاء Fiiliyle İlgili Ayrıntılı Açıklama

شَاءَ şā'e fiiliyle ilgili ayrıntılı açıklamayı İbrahim dördüncü ayeti ele aldığım sayfada okuyabilirsin. İbrahim 4. Ayet Şae Fiili

شَاءَ şā'e fiiline dileme anlamı verince Kur'an'ı Kerim nasıl tutarsız bir kitap oluyor görmek için Enam 145-146. ayetleri ele aldığım sayfaya bakabilirsin. Enam 145-146. Ayetler Şae Fiili

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    9. Onlar, önlerindeki bu yerin ve arkalarındaki (üstlerindeki) şu göğü görmediler mi? Eğer Biz dileyecek olsak, onlan yerin dibine geçiririz, ya da şu gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Hiç kuşkusuz bunda, hakka yönelen her kul için açık bir ibret vardır.

  2. Bayraktar Bayraklı

    9. Onlar, gökten ve yerden önlerinde ve arkalarında bulunana bakmıyorlar mı? Dilesek onları yere batırırız, ya da üzerlerine gökten parçalar indiririz. Şüphesiz bunda Rabbine yönelen her kul için bir ders vardır.

  3. Diyanet İşleri

    9. Onlar, önlerindeki ve arkalarındaki (kendilerini dört bir yandan kuşatan) göğe ve yere bakmadılar mı? Eğer dilersek onları yere geçirir veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Bunda, Rabbine yönelen her kul için bir ibret vardır.

  4. Diyanet Vakfı

    9. Onlar, gökte ve yerde önlerine ve arkalarına bakmıyorlar mı? Dilesek onları yere batırırız, ya da üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Şüphesiz bunda (Rabbine) yönelen her kul için bir ibret vardır.

  5. Edip Yüksel

    9. Göklerde ve yerde, önlerinde ve arkalarında bulunanlara bakmadılar mı? Dilersek onları yere batırır veya gökten bir kütle düşürürüz. Her yönelen kul için elbette bunda bir işaret vardır.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    9. Ya gökten ve yerden önlerindekine ve arkalarındakine bir bakmazlar mı? Dilesek kendilerini yere geçiriveririz. Yahut gökten üzerlerine parçalar düşürüveririz. Şüphesiz bunda Allah’a yönelen (hakka gönül veren) her kul için bir ibret vardır.

  7. Hakkı Yılmaz

    9. Peki onlar, gökten ve yerden önlerinde ve arkalarında olan şeylere bir bakmazlar mı? Biz dilesek kendilerini yere geçiririz. Yahut gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Şüphesiz bunda yönelen/ hakka gönül veren her kul için bir alâmet/gösterge vardır.

  8. Hasan Basri Çantay

    9. Gökden ve yerden önlerinde ne var, arkalarında ne var, bakmadılar mı? Eğer biz dilersek onları yere geçiririz, yahud gökden üstlerine parçalar düşürürüz. Şübhe yok ki bunda Rabbine dönen her kul için elbet bir ibret vardır.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    9. Onlar gökte ve yerde önlerinde ne var, arkalarında ne var bakmadılar mı? Eğer dilersek onları yerin dibine geçiririz. Yahut gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Şüphesiz bunda, Allah’a yönelen her kul için elbette bir ibret vardır.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    9. (Onlar,) gökten ve yerden önlerinde ne var, arkalarında ne var hiç görmediler mi? Dilersek onları yer(in dibin)e batırırız yâhut üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Şübhesiz ki bunda, (Allah`a) yönelen her kul için gerçekten bir delil vardır.

  11. Hüseyin Atay

    9. Onlar gök ve yerden önlerinde ve ardlarında olanı görmezler mi? Dilesek onları yere geçirir veya gökten başlarına parçalar indiririz. Doğrusu bunda, Allah’a yönelen her kul için bir belge vardır.

  12. İhsan Eliaçık

    9. Tepelerindeki göğe ve altlarındaki yere hiç mi bakmıyorlar? İstesek hepsini yerin dibine batırır, göğü da başlarına yıkardık. Birazcık vicdanı olan her kul bundan ibret alır; hiç kuşkusuz.

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    9. Onlar, önlerinde ve arkalarında bulunan (ge zip dolaştıkları her yerde kendilerini çepeçevre kuşat mış olan ve nereye giderlerse gitsinler, kendilerinden dışarı çıkma imkânı bulamadıkları) o gökle yeri gör mediler mi? Biz dilesek o (sana karşı ola)nları (şirk ve inkârları yüzünden) yere batırırız, ya da üzerle rine gökten büyük parçalar düşür(erek onları öldür) ürüz! İşte gerçekten de (gökte ve yerde bulunan) bun(ca varlıklar)da, (Rabbine) yönelen her bir kul için elbette pek büyük bir âyet vardır.

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    9. Onlar, önlerindeki ve arkalarındaki (kendilerini dört bir yandan kuşatan) göğe ve yere bakmadılar mı? Eğer dilersek onları yere geçirir veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Bunda, Rabbine yönelen her kul için bir ibret vardır.

  15. Mehmet Okuyan

    9. Onlar gökten ve yerden, önlerinde ve arkalarında (olup bitenlere) hiç bakmıyorlar mı? Dilesek onları yere batırır veya üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Şüphesiz ki bunda (Rabbine) yönelen her kul için bir ders vardır.

  16. Mustafa İslamoğlu

    9. Onlar gökten ve yerden ne kadarını önlerine serdiğimize, ne kadarını da kendilerinden gizlediğimize bakmazlar mı? Biz istersek onları yerin dibine geçirir, ya da göğü başlarında paralarız. Şüphe yok ki bütün bunlar, O’na yönelen her bir kulu uyaran bir delildir.

  17. Mustafa Öztürk

    9. Onlar göğün ve yerin kendilerini çepe­ çevre kuşattığını, [böylece güven içinde yaşadıklarını) görmüyorlar mı?! Fakat biz dilersek onları yerin dibine batı­rır veya gökten başlarına taş yağdırırız. Şüphesiz bütün bunlarda dersler ve ibretler var; fakat bunu anlayacak olanlar Allah'a yönelen kullardır.

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    9. Bakmazlar mı, gökten ve yerden önlerinde neler ve arkalarında neler olduğuna! Eğer dilesek onları yere geçiririz, yahut üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Şüphe yok ki, bunda (Hakk’a) dönen her kul için elbette açık bir alâmet vardır.

  19. Sadık Türkmen

    9. Onlar gökten ve yerden, önlerinde ve arkalarında bulunanı görmediler mi? Dilersek, onları yere batırırız veya üzerlerine gökyüzünden parçalar düşürürüz! Şüphesiz bunda kulluğa yönelen herkes için ibretler vardır!

  20. Süleyman Ateş

    9. Onlar gökten ve yerden önlerinde ve arkalarında bulunanı, (kendilerini her yandan kuşatan göğü ve yeri) görmüyorlar mı? Dilesek onları yere batırırız ya da üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Şüphesiz bunda (Rabbine) yönelen her kul için bir ibret vardır.

  21. Süleymaniye Vakfı

    9. Bunlar, önlerindeki ve arkalarındaki göğe ve yere bakmadılar mı? Gerek görürsek bu insanları yere batırır veya gökten başlarına parçalar düşürürüz. Bunda, Allah'a yönelen her kul için deliller (ayetler) vardır.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    9. Onlar, kendilerini önlerinden ve arkalarından kuşatan gökyüzünü ve yeryüzünü görmediler mi?, düzenimizin yasaları içinde, (şayet ) uygun görseydik, onları yerin dibine geçirir, yahut başlarına gökten bir parça indirirdik. Allah'a yönelen herbir kul için bunda bir ibret vardır.

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    9. Onlar, önlerinde ve arkalarında, gökten ve yerden neler var, görmediler mi? Dilesek onları yere batırırız ya da üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Hiç kuşkusuz, bütün bunlarda Allah’a yönelen her kul için mutlak bir ibret vardır.