Ayetler

Şura 44 ve 46. Ayetlerdeki Tercüme Hatası

Diyanet İşleri Meali

ŞURA SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

44. Allah, kimi saptırırsa artık bundan sonra onun hiçbir dostu yoktur. Azabı gördüklerinde zâlimlerin, “Dünyaya dönmek için bir yol var mı?” dediklerini görürsün.

45. Ateşe sunulurken onların zilletten başlarını öne eğmiş, göz ucuyla gizli gizli baktıklarını görürsün. İnananlar da, “İşte asıl ziyana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini ziyana sokanlardır” diyecekler. İyi bilin ki zâlimler, sürekli bir azap içindedirler.

46. Onların Allah’tan başka kendilerine yardım edecek dostları da yoktur. Allah, kimi saptırırsa artık onun için hiçbir çıkar yol yoktur.

Tercih Bizim

Allah hiç kimseyi zorla iman ettirip ya da zorla sapıklığa sevk etmez. Allah bizleri özgür iradeyle yaratmış. Bakara 256. ayetten bunu görebiliyoruz; Dinde zorlama olamaz; doğrular ile yanlış kurgular iyice ayrılmıştır. Kim taşkınlık edenleri (tağutları) tanımaz da Allah'a güvenirse, kopması imkânsız en sağlam kulpa yapışmış olur. Her şeyi dinleyen ve bilen Allah’tır. Allah iman ile küfür tercihini bize bırakmasaydı, tercihi Kendisi yapsaydı bütün insanları hidayet üzere birleştirirdi ama tercihi bize bıraktığı için insanlar kafirliği veya imanı seçebiliyor. Allah kafirliği seçen insanların sapıklıklarını onaylar. Artık onlar Allah katında sapık sayılan insanlardır.

Âyette dileme diye çevrilen şâe = شاء fiilinin kökü, “var etme” anlamında olan şey =شيء’dir. (Müfredât). Buna göre şâe = شاء fiilinin öznesi Allah olursa “gerekeni yarattı” insan olursa “tercihinin gereğini yaptı” anlamına gelir. Ayetin doğru tercümesi şöyle;

Süleymaniye Vakfı Meali

ŞURA SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

44. Allah kimin sapıklığını onaylarsa artık onu Allah’a karşı kimse koruyamaz. Azabı gördüklerinde yanlışlar içindeki o kimselerin: “Buradan çıkışın bir yolu var mı?” dediklerini göreceksin.

45. Onların, ateşin karşısına, itibarsızlıktan dolayı boyunlarını bükmüş halde çıkarıldıklarını göreceksin. Göz ucuyla bakınacaklar, inanıp güvenenler ise şöyle diyeceklerdir: “Demek ki asıl kaybedenler, (mezardan) kalkış günü kendini ve ailesini kaybedenlermiş.” Bilin ki yanlışlar içindeki o kimseler, kalıcı bir azap içinde olacaklardır.

46. Allah ile aralarına girip kendilerine yardım edecek bir dostları da olmayacaktır. Allah’ın sapık saydığı kişiye bütün yollar kapanır.

Şâe شاء Fiiliyle İlgili Ayrıntılı Açıklama

شَاءَ şā'e fiiliyle ilgili ayrıntılı açıklamayı İbrahim dördüncü ayeti ele aldığım sayfada okuyabilirsin. İbrahim 4. Ayet Şae Fiili

شَاءَ şā'e fiiline dileme anlamı verince Kur'an'ı Kerim nasıl tutarsız bir kitap oluyor görmek için Enam 145-146. ayetleri ele aldığım sayfaya bakabilirsin. Enam 145-146. Ayetler Şae Fiili

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    44. Allah, her kimi de (aklını ve hür iradesini doğru kullanmadığı için) sapkınlıkta bırakacak olursa, ondan sonra artık onun hiçbir velisi (koruyucu dostu) yoktur. O zalimler, azabı gördüklerinde de: “(Dünyaya) dönmeye bir yol var mı?” diyeceklerini göreceksin.

    46. Allah’tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir koruyucu dostları da yoktur. Zaten Allah, (aklını ve hür iradesini doğru kullanmadığı için) kimi sapkınlıkta bırakacak olursa, artık onun için hiçbir kurtuluş yolu yoktur.

  2. Bayraktar Bayraklı

    44. İşte, Allah kimi saptırırsa, artık onun hiçbir koruyucusu yoktur. Azabı gördüklerinde zâlimlerin, “Geri dönüşün hiçbir yolu yok mu?” dediklerini görürsün.

    46. Onların Allah`tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları olmayacaktır. Allah kimi saptırırsa, artık onun kurtuluşa çıkan bir yolu yoktur.

  3. Diyanet İşleri

    44. Allah, kimi saptırırsa artık bundan sonra onun hiçbir dostu yoktur. Azabı gördüklerinde zâlimlerin, “Dünyaya dönmek için bir yol var mı?” dediklerini görürsün.

    46. Onların Allah’tan başka kendilerine yardım edecek dostları da yoktur. Allah, kimi saptırırsa artık onun için hiçbir çıkar yol yoktur.

  4. Diyanet Vakfı

    44. Allah kimi saptırırsa, bundan sonra artık onun hiçbir dostu yoktur. Azabı gördüklerinde zalimlerin: Dönecek bir yol var mı? dediklerini görürsün.

    46. Onların Allah’tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur. Allah kimi saptırırsa artık onun kurtuluşa çıkan bir yolu yoktur.

  5. Edip Yüksel

    44. ALLAH kimi saptırmışsa, artık O’ndan sonra onun bir koruyucusu yoktur. Azabı gördükleri zaman zalimlerin, "Bizim için bir şans daha yok mu?" dediklerini görürsün.

    46. Onların, ALLAH’tan başka kendilerine yardım edecek bir dostları yoktur. ALLAH’ın saptırdığı kimse için bir yol bulunmaz.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    44. Allah kimi saptırırsa artık bundan sonra onun için hiçbir dost yoktur. Sen, azabı gördüklerinde zalimlerin: «Acaba dönecek bir yol var mıdır?» dediklerini görürsün.

    46. Onların Allah’tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onun için çıkar bir yol yoktur.

  7. Hakkı Yılmaz

    44. Ve Allah her kimi saptırırsa artık bundan sonra onun için hiçbir yardımcı, yol gösterici, koruyucu yakın yoktur. Ve sen, azabı gördüklerinde şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanların: “Geri dönüş yerine bir yol var mıdır?” dediklerini görürsün.

    46. Onlar için Allah’ın astlarından kendilerine yardım edecek hiçbir yardımcı, yol gösterici, koruyucu yakın yoktur. Allah kimi de saptırırsa, artık onun için herhangi bir yol yoktur.

  8. Hasan Basri Çantay

    44. Allah kimi şaşırtırsa bundan sonra onun hiçbir haamîsi yokdur. O zaalimleri göreceksin ki onlar azâbı gördükleri zaman «(Dünyâye) geri dönmiye bir yol var mı?» diyeceklerdir.

    46. Onların Allahdan başka kendilerine yardım edecek, hiçbir dostları yokdur. Allah kimi sapıklıkda bırakırsa ona hiçbir yol yokdur.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    44. Allah kimi (bulunduğu) sapıklıkta bırakırsa, artık bundan sonra onun için hiçbir dost (ve yardımcı) yoktur. O zalimlerin, azabı gördükleri zaman: “Geri dönmeye bir yol var mı?” dediklerini görürsün.

    46. Onların Allah’tan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur. Allah kimi (bulunduğu) sapıklıkta bırakırsa, artık ona hiçbir (kurtuluş) yol(u) yoktur.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    44. Ve Allah (küfürlerindeki inadları sebebiyle) kimi dalâlete atarsa, artık bundan sonra onun için hiçbir dost yoktur. Azâbı gördüklerinde ise, o zâlimleri: `(Dünyaya) geri dönecek bir yol var mı?` derlerken görürsün.

    46. Hem onların Allah`dan başka kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur. Çünki Allah, kimi (isyânındaki inadından dolayı) dalâlete atarsa, artık onun (kurtulması) için bir yol yoktur.

  11. Hüseyin Atay

    44. Allah kimi şaşırtırsa, artık onun bundan sonra bir dostu olmaz. Azabı gördüklerinde haksızlık edenlerin, “Dönecek bir yol var mıdır?” dediklerini görürsün.

    46. Onların, Allah’tan başka kendilerine yardım edecek dostiarı da yoktur. Allah’ın sapıtmasına yol verdiği kimsenin çıkar yolu olmaz.

  12. İhsan Eliaçık

    44. DEMEK Kİ Allah kimi şaşırtırsa artık bundan sonra onun yâr ve yardımcısı yoktur. O zâlimleri, azabı gördükleri zaman; "Geri dönmeye bir yol var mı?" derken göreceksin.

    46. Onları Allah'ın önünden kurtaracak yâr ve yardımcıları yoktur. Allah kimi de sapkınlığa düşürürse artık onun için de çıkar bir yol yoktur.

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    44. Allâh her kimi(n kötü yolu tercih ettiğini bildiği için onu) dalâlete düşürürse, artık onun için O’n(un saptırmasın)dan sonra hiçbir yardımcı yok tur (ki, onu yola alabilsin)! Azâbı gördüklerinde sen o zâlimleri görecek sin ki: “(Acaba dünyaya) biraz olsun geri dönüş için hiçbir yol var mıdır (ki iman edip salih amel işleyelim)?” diyeceklerdir!

    46. Onlar için Allâh’tan başka dostlar da yok tur ki (azaplarını kaldırarak) kendilerine yardım edebilsinler! Zaten Allâh kimi saptırırsa, artık onun için (kurtuluşa götürecek) hiçbir yol yoktur.

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    44. Allah kimi saptırırsa, artık bundan sonra onun hiçbir dostu yoktur. Azabı gördüklerinde zâlimlerin, "Dünyaya dönmek için bir yol var mı?" dediklerini görürsün.

    46. Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek dostları da yoktur. Allah kimi saptırırsa artık onun için hiçbir çıkar yol yoktur.

  15. Mehmet Okuyan

    44. Allah kimi saptırırsa (sapkınlığını onaylarsa), bundan sonra artık onun hiçbir dostu yoktur. Azabı gördüklerinde zalimlerin “Dönecek bir yol var mı?” dediklerini görürsün.

    46. Onların, Allah’ın peşi sıra kendilerine yardım edecek hiçbir dostları yoktur. Allah kimi saptırırsa (sapkınlığını onaylarsa) artık onun için herhangi bir yol yoktur.

  16. Mustafa İslamoğlu

    44. ALLAH kimin sapmasına (izin) verirse, artık onun için candan bir dost bulunmaz; ve sen bu zalimlerin azabı gördüklerinde, “Geri dönüşün bir yolu yok mu?” dediklerini bir görmelisin.

    46. ve Allah’a karşı onlara yardım eden herhangi bir evliya olmayacak: zira Allah kimin sapmasına izin verirse, onun için hiçbir çıkış yolu kalmaz.

  17. Mustafa Öztürk

    44. Allah kimi dalalette bırakırsa, artık ona sahip çıkıp yol gösterecek kimse bulunmaz. [Ey Peygamber!) Gün gelecek, sen bu zalimlerin/müşriklerin ahirette azabı gördükleri zaman, "Acaba dünyaya dönüp Allah'ı razı edecek işler yapmanın hiçbir yolu yok mu?" diye feryat ettiklerine şahit olacaksın.

    46. İşte o zaman, Allah'a karşı kendilerine sahip çıkıp yardım edecek kimseleri de olmayacaktır. Allah kimi dalalette bırakırsa artık onun için hiçbir kurtuluş yolu yoktur.

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    44. Ve Allah kimi sapıklıkta bırakırsa artık onun için ondan sonra bir velî yoktur. Ve zalimleri göreceksin ki, azabı gördükleri zaman diyeceklerdir ki: «Acaba geri dönmeye bir yol var mıdır?»

    46. Ve onlar için Allah’ın ötesinde kendilerine yardım edecekler olan dostlardan bir kimse yoktur ve her kimi ki, Allah sapıtırsa artık onun için bir yol da yoktur.

  19. Sadık Türkmen

    44. Işte (böyle): Allah; kimi (düzelmek istemediği için) sapıklığında bırakırsa, artık bundan sonra onun hiçbir dostu yoktur. Azabı gördükleri zaman o zalimleri bir görsen! "Geri dönüş için bir yol var mı?" derler.

    46. Onların Allah’ın dışında, kendilerine yardım edecek koruyucu dostları yoktur. Allah, kimi (yanlış hayat tarzını seçenleri) sapıklığında bırakırsa, artık onun için bir yol (kurtuluş) yoktur.

  20. Süleyman Ateş

    44. Allâh kimi sapıklıkta bırakırsa artık onun, Allah’tan sonra bir velisi yoktur. Zâlimlerin, azâbı gördükleri zaman: "Geri dönecek bir yol var mı?" dediklerini görürsün.

    46. Onların, Allah’tan başka kendilerine yardım edecek velileri yoktur. Allâh kimi sapıklıkta bırakırsa artık onun için bir (kurtuluş) yol(u) yoktur.

  21. Süleymaniye Vakfı

    44. Allah kimin sapıklığını onaylarsa artık onu Allah’a karşı kimse koruyamaz. Azabı gördüklerinde yanlışlar içindeki o kimselerin: “Buradan çıkışın bir yolu var mı?” dediklerini göreceksin.

    46. Allah ile aralarına girip kendilerine yardım edecek bir dostları da olmayacaktır. Allah’ın sapık saydığı kişiye bütün yollar kapanır.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    44. Allah kimi (işlediklerinden dolayı) sapık sayarsa, artık onu (cehennem azabından kurtaracak) bir veli (koruyucu) bulunmaz. Zâlimler, azâbı gör dükleri zaman: "Geri dönecek bir yol var mı?" dediklerini görürsün.

    46. Onların Allah’ın yanısıra kendilerine yardım edecek hiçbir veli (koruyucuları) yoktur. Çünki Allah, kimi (isyânındaki inadından dolayı) dalâlete sayarsa, artık (kendisi tövbe etmeden) onun için çıkar bir yol yoktur

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    44. Allah’ın saptırdığına, O’ndan başka dost yoktur. Zalimlerin, azapla yüzyüze geldiklerinde, "Geri dönüşe bir yol yok mu?" diye söylendiklerini göreceksin.

    46. Onların Allah’tan başka kendilerine yardım edecek velileri yoktur. Allah’ın saptırdığı kimse için artık hiçbir yol yoktur.