Ayetler

Şura 8. Ayetteki Tercüme Hatası

Diyanet İşleri Meali

ŞURA SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

7. Böylece biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke’de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup cennette, bir grup ise cehennemdedir.

8. Allah dileseydi,onları (aynı dine mensup) bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı yoktur.

Tercih Bizim

Allah hiç kimseyi zorla iman ettirip ya da zorla sapıklığa sevk etmez. Allah bizleri özgür iradeyle yaratmış. Bakara 256. ayetten bunu görebiliyoruz; Dinde zorlama olamaz; doğrular ile yanlış kurgular iyice ayrılmıştır. Kim taşkınlık edenleri (tağutları) tanımaz da Allah'a güvenirse, kopması imkânsız en sağlam kulpa yapışmış olur. Her şeyi dinleyen ve bilen Allah’tır. Allah iman ile küfür tercihini bize bırakmasaydı, tercihi Kendisi yapsaydı bir emir verirdi bütün insanları hidayet üzere birleştirirdi ama o zaman imtihan olmazdı. Tercihi bize bıraktığı için insanlar kafirliği veya imanı seçebiliyor. İmanı seçen, doğru yola giren kişiyi -kul üzerine düşeni yaptığı için- Allah ikramıyla kuşatır. Ayetin doğru tercümesi şöyle;

Süleymaniye Vakfı Meali

ŞURA SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

7. İşte böyle. Bunu sana, Arapça kur’anlar (ayet kümeleri) halinde vahyettik ki Anakent’te (Mekke’de) ve çevresinde olanları uyarasın. Geleceğinden şüphe olmayan toplanma günü konusunda da uyarasın. Bir kesim Cennette, bir kesim de alevli ateşin içinde olacaktır.

8. Allah onları tek bir toplum (ümmet) yapmayı tercih etseydi yapardı.. Ancak (onlar kendi tercihlerini yaptıkları için) Allah, görevini yapanı[*] ikramı ile kuşatır. Yanlış yapanların ne bir dostu ne de yardımcısı olur.

[*] Şâe = شاء fiilinin kökü, “bir şeyi var etme” anlamında olan şey =شيء’dir(Müfredât). Burada insanın yapması gereken, Allah’ın ondan istediği görevdir.

Şâe شاء Fiiliyle İlgili Ayrıntılı Açıklama

شَاءَ şā'e fiiliyle ilgili ayrıntılı açıklamayı İbrahim dördüncü ayeti ele aldığım sayfada okuyabilirsin. İbrahim 4. Ayet Şae Fiili

شَاءَ şā'e fiiline dileme anlamı verince Kur'an'ı Kerim nasıl tutarsız bir kitap oluyor görmek için Enam 145-146. ayetleri ele aldığım sayfaya bakabilirsin. Enam 145-146. Ayetler Şae Fiili

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    8. Yine de eğer Allah, (icbârf olarak) dileseydi, onları (bütün insanları) bir tek millet (hak veya bâtıl bir tek dinin mensupları) yapardı. Ancak Allah (aklını, hür iradesini doğru kullananlardan) kimi dilerse onu rahmetinin içine alır. Zalimlere gelince, onların ne bir velisi (koruyucu dostu), ne de bir yardımcısı yoktur.

  2. Bayraktar Bayraklı

    8. Eğer Allah dileseydi, onları bir tek inanç etrafında toplardı. Fakat O, dileyenleri rahmetinin içine alır. Zâlimler için hiçbir koruyucu ve yardımcı yoktur.

  3. Diyanet İşleri

    8. Allah dileseydi, onları (aynı dine mensup) bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı yoktur.

  4. Diyanet Vakfı

    8. Allah dileseydi onları bir tek millet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine kavuşturur; zalimlerin ise hiçbir dostu ve yardımcısı yoktur.

  5. Edip Yüksel

    8. ALLAH dileseydi onları bir tek toplum kılardı. Ancak O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin bir sahibi ve yardımcısı yoktur.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    8. Eğer Allah dileseydi bütün insanları bir tek ümmet yapardı. Fakat O yalnız dilediğini rahmetinin içine almaktadır. Zalimler için ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı.

  7. Hakkı Yılmaz

    8. Ve eğer Allah dileseydi kesinlikle onları bir tek önderli toplum yapardı. Fakat O, dileyeni rahmetinin içine girdirir. Şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanlar da, kendileri için bir koruyucu, yol gösterici yakın ve bir yardımcı olmayanlardır.

  8. Hasan Basri Çantay

    8. Eğer Allah dileseydi onları elbet birtek ümmet de yapardı. Fakat O, kimi dilerse onu rahmetine sokar. Zaalimler (e gelince:) Onların ne bir haamisi, ne de (başkaca) bir yardımcısı yokdur.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    8. Eğer Allah dileseydi , onları bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini/dileyeni (niyet ve amellerine göre) rahmetine sokar. Zalimlerin ise ne bir dostu ne de bir yardımcısı vardır.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    8. Hâlbuki Allah dilese idi, onları elbette (hepsi îmân etmiş) tek bir ümmet yapardı; fakat(O), dilediğini (hikmetine binâen kendi lütfundan) rahmetine koyar. Zâlimlere gelince, onlar için ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.

  11. Hüseyin Atay

    8. Eğer Allah dilemiş olsaydı, onları tek millet yapar-dı. Ama O, dileyeni nimetine kavuşturur. Haksızlık edenlerin ise ne bir dost, ne de yardımcıları vardır.

  12. İhsan Eliaçık

    8. Allah isteseydi insanların hepsini bir tek ümmet de yapardı. Fakat lâyık gördüğüne sevgi ve merhametini yağ­dırıyor. Zâlimlere gelince onlara ne bir yâr, ne de bir yardımcı vardır.

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    8. Allâh (tüm insanların hidâyeti veya dalâleti tercih yönünde gayret sarfedeceğini ezelde bilmiş olsaydı da, bu suretle Kendisi, onları topluca hidayete kavuşturmayı veya saptırmayı) dileseydi, elbette onları (İslâm’da ittifak eden yahut yanlış yolda birleşen) tek bir ümmet yapardı. Velâkin O, (doğru yolu seçtiğini bildiği için, hidâyetini) dilediği kimseyi rahmetine (kavuşturacak İslâm dinine) girdirir. (Şirk yolunu seçerek en büyük zulmü işlemiş olan) o zâlimler ise; kendileri için ne yakın bir dost bulunur, ne de ger çek bir yardımcı!

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    8. Allah dileseydi onları (aynı dine mensup) bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı yoktur.

  15. Mehmet Okuyan

    8. Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dileyeni (layık gördüğünü) rahmetine koyar. Zalimlerin ise hiçbir dostu ve yardımcısı yoktu

  16. Mustafa İslamoğlu

    8. Ama eğer Allah isteseydi onları tek bir ümmet yapardı: Ne var ki O, tercih edeni/tercih ettiğini rahmetine gark eder; zalimler ise ne candan bir dost ne de bir yardımcı bulabilecekler.

  17. Mustafa Öztürk

    8. Allah dileseydi o kafirlerin/müşriklerin hepsini tevhid inancını benimsemiş bir topluluk haline getirirdi. Fakat Allah dilediği/layık gördüğü kimseleri rahmetine/ hidayete erdirir. Müşrik olmayı tercih edenler ise ne bir dost ne de bir yardımcı bulabilirler.

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    8. Ve eğer Allah dilemiş olsa idi elbette onları bir ümmet kılmış olurdu. Velâkin dilediği kimseyi rahmetine girdirir. Zalimlere gelince onlar için ne bir velî ve ne de bir yardımcı vardır.

  19. Sadık Türkmen

    8. Allah dileseydi elbette onları bir tek millet yapardı. Fakat O, dileyen (çalışarak rahmeti hak eden) kimseyi, rahmetine dahil eder. Zalimlere gelince onlar için ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.

  20. Süleyman Ateş

    8. Allâh dileseydi, onları bir tek millet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zâlimlere gelince: Onların ne velisi ne de yardımcısı vardır.

  21. Süleymaniye Vakfı

    8. Allah onları tek bir toplum (ümmet) yapmayı tercih etseydi yapardı.. Ancak (onlar kendi tercihlerini yaptıkları için) Allah, görevini yapanı ikramı ile kuşatır. Yanlış yapanların ne bir dostu ne de yardımcısı olur.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    8. Eğer zorunlu (cebri)düzen koysaydı hepsini (iman etmiş) tek bir ümmet yapardı.Ama O rahmetine, gayret göstereni kavuşturur. Halbuki (Hesap Günü) zalimler ne kendilerini koruyacak bir kimse, ne de bir yardımcı bulamayacaklardır.

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    8. Eğer Allah dileseydi onları bir tek ümmet elbette yapıverirdi. Fakat O, dilediği kişiyi/dileyeni rahmetine sokar. Zalimlere gelince, onlar için ne bir dost vardır ne de bir yardımcı.