Ayetler

Yasin 66 ve 67. Ayetlerdeki Tercüme Hatası

Diyanet İşleri Meali

YASİN SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

66. Eğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu hâlde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?!

67. Yine eğer dileseydik, oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi.

Kur'an'da Nuh Ad, Semud gibi geçmiş kavimlerin kıssalarından gördüğümüz, Allah onlara inanmaları için mucizeler dahi göstermiş. Mücize gördüğü halde hala inanmayan kavimleri yok etmiş. Bizim peygamberimize (a.s) kadar Allah böyle bir yol izlemiş. Muhammed (a.s)'la birlikte inanmamakta direnen kafirlerin yok edilme dönemi bitmiş. Bundan sonra olacak şey Kıyamet'tir. Yasin 65 ve 66. ayetlerde Allah, eğer geçmiş kavimler gibi kafirlerin cezasını verseydi neler olurdu bunu söylüyor.

Süleymaniye Vakfı Meali

YASİN SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

66. Hak ettikleri cezayı verseydik[*] gözlerini tamamen kör ederdik. Yola gelmeye çalışırlardı ama nereyi göreceklerdi ki?

[*] لَلَوْ نَشَاء ‘nün anlamı “Şeyi şey etseydik ama etmedik” şeklindedir. Şey’in anlamı yapılan işe göre değişir. Önceki âyetler, bu şahısların kafir olduğunu anlattığı için cümlenin nesnesi olan birinci şey “onların kafirliği” dir. Burada da kafir olmalarından yani Allah’ın ayetlerini görmezlikte direnmelerinden dolayı hak ettikleri cezadır.

67. Hak ettikleri cezayı verseydik onları başka kalıba sokardık. Sonra ne yola devam edebilirler ne de geri dönebilirlerdi.

Şâe شاء Fiiliyle İlgili Ayrıntılı Açıklama

شَاءَ şā'e fiiliyle ilgili ayrıntılı açıklamayı İbrahim dördüncü ayeti ele aldığım sayfada okuyabilirsin. İbrahim 4. Ayet Şae Fiili

شَاءَ şā'e fiiline dileme anlamı verince Kur'an'ı Kerim nasıl tutarsız bir kitap oluyor görmek için Enam 145-146. ayetleri ele aldığım sayfaya bakabilirsin. Enam 145-146. Ayetler Şae Fiili

Seçtiğim Meallerde Nasıl Tercüme Edilmiş?

Eğer çok okunan mealler arasında doğru tercüme varsa yeşil doğrulama işaretiyle belirtim.

  1. Ali Akın

    66. Ve eğer Biz dileseydik muhakkak gözlerini silme kör yapardık da, onlar her zamanki yollarına koşuşurlardı; ancak nasıl göreceklerdi?

    67. Yine, eğer Biz dileseydik, muhakkak bulundukları yerde onların şekillerini ve güçlerini değiştirirdik de, ileri gitmeye de, geri gelmeye de güçleri kalmazdı.

  2. Bayraktar Bayraklı

    66. Dileseydik, onların gözlerini tamamen kör ederdik. O zaman yola koyulmak isterler, ama nasıl görecekler!

    67. Dileseydik, oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de, ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi; ne geri gelmeye!

  3. Diyanet İşleri

    66. Eğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu hâlde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?!

    67. Yine eğer dileseydik, oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi.

  4. Diyanet Vakfı

    66. Dilesek onların gözlerini büsbütün kör ederdik. O zaman doğru yolu bulmaya koşuşurlar, ama nasıl göreceklerdi?

    67. Eğer dilesek oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi ne de geri gelmeye!

  5. Edip Yüksel

    66. Dilesek gözlerini büsbütün silerdik. Yolu bulmaya çalıştıklarında göremezlerdi.

    67. Dilesek onları oldukları yerde dondurur ne ileri gidebilir ne de geri dönebilirlerdi.

  6. Elmalılı Hamdi Yazır

    66. Hem dileseydik gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi. Fakat nereden görecekler?

    67. Yine dileseydik oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de geri dönebilirlerdi.

  7. Hakkı Yılmaz

    66. Eğer Biz dileseydik, gözlerini üzerinden silme kör yapardık/ soylarını kuruturduk da yola dökülürlerdi. Artık nereden görecekler ki?

    67. Ve eğer dileseydik, oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ileri gitmeye ve geri dönüp gelmeye güç yetiremezlerdi.

  8. Hasan Basri Çantay

    66. Eğer dileseydik onları gözlerinin üzerinden silme kör yapardık da yolda koşuşub (didişib) kalırlardı. Artık nasıl göreceklerdi?

    67. Yine dileseydik onları oldukları yerde suratlarını değişdirib bambaşka çirkin bir mâhiyyete getirirdik de ne ileri gitmiye, ne geri dönüb gelmiye güçleri yetmezdi.

  9. Hasan Tahsin Feyizli - Feyzü'l Furkan

    66. Eğer dilesek, (inkârcıların) gözlerini silip yok ederdik de yolda koşuşup dökülürlerdi; artık (yolu) nasıl[11] göreceklerdi? (Fakat inkârcılara mühlet verilmektedir.)

    67. Yine dilesek, onların yüzlerini (isyankâr) oldukları yerde çirkin bir şekle çevirip (öylece) dondururduk da artık ne ileri geçip gidebilir ne de geri dönüp gelebilirlerdi.

  10. Hayrat Vakfı Meali

    66. Hâlbuki dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de yolda koşuşup kalırlardı; o hâlde nasıl görecekler(di)?

    67. Ve dileseydik, (en dirâyetli) oldukları(nı zannettikleri) yerde onların şekillerini(çirkin bir sûrete) elbette değiştirirdik de (bundan kurtulmak için), ne ileri gitmeye güçleri yeter, ne de geri dönebilirlerdi.

  11. Hüseyin Atay

    66. Dilesek gözlerini silerek belirsiz kılardık da yola koşuşurlardı. Ancak, nasıl görebilirler?

    67. Dilesek onların bulundukları yerde biçimlerini daha kötüye değiştirirdik de, ne ileri gidebilirler, ne de geri dönebilirlerdi.

  12. İhsan Eliaçık

    66. Hem isteseydik göz pınarlarını kuruturduk da bir yol bulamazlardı. Fakat o zaman nasıl vicdan sahibi olacaklardı?

    67. Yine istesek kendilerini, oldukları yerde tabiatlarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de dönebilirlerdi.

  13. Kur'ân-ı Mecid Tefsirli Meal-i Alisi (İsmailağa Cemaati)

    66. Dileseydik (kâfirlikleri sebebiyle şimdiden hem görme güçlerini, hem de gören uzuvlarını tümüyle gidermek için) elbette onların gözleri üzerine tam bir silme (yaparak, göz çukurlarını alınları gibi düm düz) yapardık da böylece onlar (eskiden beri alışıp bildikleri) o yola koşuşurlardı, fakat nereden görebileceklerdi? (Ama Biz sonsuz rahmet ve hikmetimiz gereği dün yada onlara yollarını görme imkânı tanıdık ki, âhirette Bize karşı bir bahâneye sahip olamasınlar.)

    67. Dileseydik elbette (günah işlemekte) oldukları yerde onların sûretlerini (maymuna, domuza yahut taşa) döndürürdük! Artık (istedikleri hedeflere ulaş mak için) ne hiç bir gidişe güç yetirebilirlerdi, ne de (artları sıra ge ri) dönebilirlerdi. (Onlar bu cezaları çoktan hak etmişlerdi. Lâkin rahmetimiz ve hikmetimiz, şimdilik onlara mühlet ver me yi uygun gördü.)

  14. Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir

    66. Eğer dileseydik onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu halde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?

    67. Yine eğer dileseydik oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi.

  15. Mehmet Okuyan

    66. Dileseydik gözlerini silip (kör eder)dik de yolu bulmaya koşuşurlardı; (bu durumda) nasıl görebilirler ki!

    67. Dileseydik oldukları yerde şekillerini değiştirirdik de ileri gitmeye güç yetiremezlerdi ve geri de dönemezler(di)!

  16. Mustafa İslamoğlu

    66. EĞER (Âdemoğlu’nu iradesiz yaratmak) isteseydik, onların görüp kavrama yeteneklerini iyice köreltirdik de (hayvanlar gibi) yoldan (çıkmak için) yarışırlardı: o takdirde (doğruyu) nereden, nasıl görebileceklerdi?

    67. Eğer (böyle olmalarını) tercih etsek, mutlaka onları kendi konumlarına göre başka bir hale dönüştürürdük: o takdirde ne savuşturabilirler ne de geri dönebilirlerdi. *

  17. Mustafa Öztürk

    66. Biz dileseydik onların idraklerini inkarcılık yerine imanı tercih edecek bir halife dönüştürürdük. O zaman doğru yola erişmek için birbirleriyle yarışırlardı. Bunca ilahi ikaz ve uyarıyı anlamamakta ısrar eden o kafirler bunu böyle yapabileceğimizi nasıl kavrasınlar ki?!4

    67.

  18. Ömer Nasuh Bilmen

    66. Ve eğer dilese idik gözlerini büsbütün mahvederdik de yola koşar dururlardı. Artık nereden görebilecekler?

    67. Ve eğer dilese idik onları en kuvvetli bulundukları yerde mahvederdik. Artık ne geçip gitmeğe ve ne de geri dönmeğe muktedir olamazlardı.

  19. Sadık Türkmen

    66. Dilesek, gözlerini silip kör ederdik de sonra, doğru yolu bulmaya koşuşurlardı. Ama artık nasıl göreceklerdi?

    67. Eğer; (seçim yapma özgürlüğünden yoksun bırakmayı) dilemiş olsaydık, onları farklı tabiatta/kılıkta yaratırdık da ne ileri gitmeye, ne de geri dönmeye güç yetiremezlerdi?

  20. Süleyman Ateş

    66. Dilesek gözlerini silerdik de yola dökülürlerdi, ama nasıl görecekler?

    67. Dilesek kılıklarını değiştirip onları oldukları yerde dondururduk, ne ileri gidebilir, ne geri dönebilirlerdi.

  21. Süleymaniye Vakfı

    66. Hak ettikleri cezayı verseydik gözlerini tamamen kör ederdik. Yola gelmeye çalışırlardı ama nereyi göreceklerdi ki?

    67. Hak ettikleri cezayı verseydik onları başka kalıba sokardık. Sonra ne yola devam edebilirler ne de geri dönebilirlerdi.

  22. Viyana Kur'an Okulu Kur'an-ı Kerim Meali

    66. Sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, uygun bulsaydık, elbette gözlerini silme kör ederdik. Bu durumda doğru yola gelmeye yarış ederlerdi. (Ama gösterdiğimiz sayısız delilleri göremeyen basiret yoksunları) nasıl göreceklerdi ki ?

    67. Şayet (yine) uygun bulsaydık oldukları yerde dondururduk da, ne ileri gidebilirler ve ne de geri dönebilirlerdi

  23. Yaşar Nuri Öztürk

    66. Dilesek, gözlerini siler, onları elbette kör ederiz. O zaman yola koyulmak isterler ama nasıl görecekler?

    67. Dilesek, onları oldukları yerde hayvana çeviririz. O zaman ne ileri gitmeye güçleri yeter ne de geri dönebilirler.